10 Ekim 2020, bizi topraklarımızın özgürlüğüne götüren Vatan Savaşı'nın on dördüncü günü.
Oxu.Az'ın hatırlatmasına göre, ateşkes ilan edilmesine rağmen, Ermenistan silahlı kuvvetleri elde edilen anlaşmayı kaba şekilde ihlal ediyor. Azerbaycan'ın Ağdam ve Terter ilçeleri topçu ateşine tutuluyor. Birkaç saat sonra ise Ermenistan silahlı kuvvetleri cephenin Hadrut ve Cebrayıl istikametlerinde saldırı girişiminde bulunuyor. Geceden itibaren sabah saatlerine kadar Azerbaycan Ordusu'nun sürdürdüğü taarruz harekatı neticesinde düşmanın çok sayıda insani gücü, 13 adet tankı, dört adet BM-21 Grad çok namlulu roketatar sistemi, altı adet D-20 ve D-30 topu, üç adet 2S3 Akasiya obüsü, iki adet M55 Zastava uçaksavar silahı, iki radar istasyonu ve radyo elektronik harp araçları kesin ateşle imha ediliyor ve devre dışı bırakılıyor. Bununla birlikte, Ermenistan ordusunun bütün hava savunma sistemini yöneten, Hocalı'da bulunan en pahalı 19J6 (ST-68U) radar istasyonu imha ediliyor.
Ermenistan tarafı alçak karakterine sadık kalarak, bu sefer de çatışmaları cephe bölgesinin dışına taşıyarak sivil halkı ve sivil altyapıyı hedef alıyor. Öyle ki, akşam saatlerinde Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından Ağdam ilçesinin Çemenli ve Zengişalı köyleri yoğun şekilde ağır topçu ateşine tutuluyor. Top mermisinin patlaması sonucunda 1974 doğumlu, Çemenli köy sakini Gündüz Taryel oğlu Hüseynov hayatını kaybediyor. İnsani ateşkes rejimini kaba bir şekilde ihlal eden Ermenistan silahlı kuvvetleri gece saatlerinden itibaren Terter şehrini topçu ateşine tutuyor. Bu bir kez daha bütün dünyaya Ermenistan yönetiminin ateşkes çağrılarının riyakarlıktan başka bir şey olmadığını gösteriyor.
Sivil halka ve yerleşim yerlerine zarar vermeden savaşı sürdüren Azerbaycan Ordusu, yalnızca topraklarını işgalden kurtarmayı değil, aynı zamanda vatanlarından edilen soydaşlarımızı da en kısa sürede evlerine döndürmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in aynı gün Rusya'nın RBC televizyonuna verdiği röportajda söylediği gibi:

"Biz zorunlu göçmenler için inşaat programına göre, sadece bu yıl yedi bin daireyi hizmete açacağız. Düşünebiliyor musunuz? Daire başına ortalama beş kişi düşeceğini varsayarsak, yılda 35 bin kişiyi yerleştireceğiz. Yani burası bizim koşullarımızda ortalamanın üzerinde küçük, hatta büyük bir şehir. Şimdiye kadar 300 binden fazla mağdur kişiyi yerleştirdik. Zorunlu göçmenler için koşulları oluşturmak amacıyla her yıl bütçeden büyük miktarda kaynak ayırıyoruz. Her yerinden edilmiş kişi devletten aylık ödenek alıyor. Yani bu işi orada yapacağız. Cebrayil'i yeniden inşa edeceğiz. Tüm köyleri yeniden inşa edeceğiz. Orada yaşayacak insanlar inşaat işlerinde çalışacak. Evlerini restore etmek için maaş alacaklar. Orada hayat geri dönecek, çocukların kahkahaları geri gelecek. İnsanlar rahat nefes alacak, onurlarının geri geldiğini hissedecekler. Azerbaycanlıların yıllardır bu durumda nasıl yaşadıklarını bir düşünün. Temas hattına dürbünle baktığınızda, "Şehirleri gördüğümde neler hissettiğimi bir düşünün. Ermeni tarafı düşünsün. Bunun ne anlama geldiğini şimdi anlamayacaklar. Ama önce düşünmeli, Azerbaycanlıların duygularını rencide etmemeliydiler. Biz iyi kalpli, barışsever bir halkız. Ama onurumuzun çiğnenmesine, aşağılanmasına izin vermeyeceğiz. Paşinyan, bugün Şuşa'da, Cıdır Düzü'nde sarhoş şekilde dans ederken yaşananlar hakkında kendi adına hükmü imzalamıştı."
Elbette, bu savaşın on dördüncü gününde de üstünlüğün Azerbaycan Ordusu"nun tarafında olması, zaferimizin yeni görkemli göstergesi gibi hatırlanıyor.
Merahim Nesib