2020 yılı 13 Ekim - bizi topraklarımızın özgürlüğüne götüren Vatan savaşının on yedinci günü.
Oxu.Az'ın hatırlatmasına göre, şanlı Azerbaycan Ordusu kadim topraklarımızı işgalden kurtarmak için azimle ilerlemeye devam ediyor.
Ancak savaş meydanında ciddi yenilgiye uğrayan düşman yine de çatışmayı cephe bölgesinden dışarıya taşıyarak sivil halkı ve sivil altyapıyı hedef alıyor. Sabah saatlerinden itibaren, Ermenistan silahlı kuvvetleri Terter ilçesini yeniden ateşe tutuyor. Ayrıca, insani ateşkes rejimini kaba şekilde ihlal eden Ermenistan silahlı kuvvetleri Goranboy, Terter, Ağdam ve Ağcabedi rayonlarının bölgelerini ateşe maruz bırakıyor. Böylelikle 17 gün içinde 1.479 ev, 66 çok katlı konut binası ve 241 sivil nesne kullanılamaz hale geliyor.
Azerbaycan Ordusu düşmanın cevabını yine de savaş meydanında veriyor. Silahlı kuvvetlerimiz tarafından gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda cephenin çeşitli yönlerinde düşmanın oldukça fazla sayıda insan gücü, ayrıca üç adet BM-21 Grad çok namlulu roketatar sistemi, bir adet Tor-M2KM uçaksavar füze kompleksi, bir adet ZSU-23-4 Şilka obüsü, iki adet PDM-2, üç adet 2A36 Qiasint-B topu, bir adet KS-19 uçaksavar topu, bir adet D-20 obüsü, üç adet İHA, birkaç askeri aracları imha ediliyor ve devre dışı bırakılıyor.
Ayrıca, savaş operasyonları sırasında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin 5. dağcı alayının savunma bölgesinde mevzilenen personeli imha ediliyor, 1. motorlu atıcı alayın bir bölüğe kadar insan gücü pusuya düşürülüyor, hareket halindeki araç konvoyu devre dışı bırakılıyor. Asgeran yönünde hareket eden 4. motorlu atıcı alayın otomobil tekniği kolonu ve Garakilse ilçesi yönünden işgal edilmiş topraklarımıza doğru hareket eden gönüllülerden oluşan grup ateş darbesiyle imha ediliyor.
Azerbaycan Ordusu cephede, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ise düşmana diplomatik alanda karşılık veriyor. Devlet Başkanı, Türkiye'nin Habertürk televizyon kanalına verdiği röportajda, Batı medyasının yabancı uyrukluların savaşa katıldığı yönündeki yalanlarını yüzlerine vuruyor:

"Ermenistan'a baksınlar, orada ne kadar çok yabancı terörist var. Orada PKK kampları var. Aynı zamanda Karabağ'da da PKK kampları var. Bu bölgeyi işgalcilerden temizledikten sonra o kampları yok edeceğiz. Bugün bize karşı bu çatışmalara kaç yabancı katılıyor. Orada öldürülen teröristlerin Kanada pasaportu, Lübnan pasaportu var. Ermeni kökenli olsunlar ya da olmasınlar, o ayrı mesele. Başka ülkenin vatandaşları gelip bize savaş açıyor. Bunlar paralı asker.
Ayrıca Türkiye'nin Azerbaycan'a askeri yardım sağladığını söylüyorlar. Biliyor musunuz, Türkiye bizim kardeşimiz. Kardeşlik ilişkilerimiz büyük sınavlardan geçti. Türkiye'den askeri teçhizat alıyoruz, ama aynı zamanda başka ülkelerden de alıyoruz. Rusya, İsrail, Belarus, İran, Ukrayna ve Türkiye de dahil olmak üzere Doğu Avrupa ülkelerinden alıyoruz. Türkiye artık gelişmiş askeri endüstriyel komplekse sahip. Neden almayalım? Şimdi bakın, Ermenistan ne yapıyor? Biz parayla alıyoruz. Bende tam liste var, daha sonra yayınlanacak. Ancak dikkatinizi birkaç konuya çekmek istiyorum. Bu iki hafta boyunca, 200 ermeni tankı imha edildi, 33 tank ele geçirildi. Yani 233 ermeni tankı bizde. Sonra iki S-300 sistemi imha edildi. Herkes her birinin fiyatını biliyor. Sonra hava savunma sistemleri - OSA-35 imha edildi. TOR, KUB, KRUG, kargo araçları, tanksavar silahları. Eğer hepsini hesablasan, sadece imha edilen ve ele geçirilen teçhizatın değeri 1-2 milyar dolar. Soru ortaya çıkıyor: Fakir Ermenistan, bu parayı nereden buldun? Sen bunu parayla mı satın aldın? Hayır. Sana verdiler. Kimin verdiğini herkes biliyor. Veriyorlar ve devam ediyor."
Kısacası, savaşın 17. gününde Azerbaycan Ordusu'nun üstünlük sağlaması, bayrağımızın kısa zamanda tüm topraklarımızda dalgalanacağının habercisiydi.