16 Ekim 2020, bizi topraklarımızın özgürlüğüne götüren Vatan Savaşı'nın yirminci günü.
Oxu.Az'ın hatırlatmasına göre, Ermenistan silahlı kuvvetleri bu kez de savaşı cephe bölgesinin dışına taşıyarak sivil halkı, sivil altyapıyı hedef alıyor, sabah saatlerinden itibaren Azerbaycan'ın Goranboy, Terter, Ağdam ve Ağcabedi bölgelerinin topraklarını yoğun ateş altına alıyor. Azerbaycan Savunma Bakanlığı ayrıca bir gün önce Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edilen Gubadlı bölgesi topraklarından Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Ordubad bölgesine füze saldırısı düzenlendiğini, ancak neyse ki sivillere ve sivil tesislere zarar gelmediğini bildiriyor.
Ermenistan'ın aksine mücadeleyi yalnızca savaş meydanında sürdüren Azerbaycan Ordusu tarafından gerçekleştirilen faaliyetler neticesinde cephenin farklı yönlerinde düşmanın çok sayıda canlı kuvveti, iki adet T-72 tankı, bir adet BM-21 Grad ÇNRA, beş adet D-30 obüs topu, iki adet ZSU-23-4 Şilka uçaksavar sistemi ve savaş mühimmatı ile yüklü sekiz adet motorlu araç imha ediliyor veya kullanılmaz hale getiriliyor.
Tüm bu gelişmeler yaşanırken Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, sosyal medya hesabında halka yeni müjdeyi veriyor. Devlet Başkanımız şanlı Azerbaycan Ordusu'nun Hocavend ilçesinin Hırmancık, Ağbulak, Ahullu köylerini işgalden kurtardığını bildiriyor.

Savaş, Ermenistan'ın enformasyon cephesinde de yenilgisiyle devam ediyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu kez Türkiye'nin A Haber televizyon kanalına verdiği röportajda ermeni faşizminin yeni tezahürlerinden bahsediyor:

"Onlar genellikle savaş meydanında mağlubiyete uğradıklarında sivil halka ateş açıyorlar. Bunu biz Birinci Karabağ Savaşı'nda da gördük. Tam olarak Hocalı Soykırımı'nı gerçekleştirenler bizim bu menfur komşularımız. Bu sefer de artık savaş meydanında Azerbaycan Ordusu karşısında aciz durumda ve işgal edilmiş topraklarda bize karşı direniş gösteremediklerini görünce, yine sivilleri hedef aldılar ve namert saldırı sonucunda insanlarımız hayatını kaybetti, hem Gence'de hem de dün Terter'deki mezarlıkta. Bu insanların defin merasimine katıldıkları bir yerdir, her insan için kutsal bir yer sayılır. Ancak bizim menfur komşularımız için kutsal kavramı görünüşe göre yoktur. Bu, insanlığa karşı suçtur, bir kez daha Ermenistan'ın vahşi karakterini gösteriyor. Ama aynı zamanda bu korkakça saldırıların bizi yolumuzdan döndüremeyeceğini, Azerbaycan halkının iradesini kıramayacağını da gösteriyor. Biz kendi toprak bütünlüğümüzü yeniden tesis etmeye devam edeceğiz."
Kısacası, savaşın yirminci gününde de üstünlüğün Azerbaycan Ordusu'nun tarafında olması, topraklarımızın işgalden kurtarılması, bayrağımızın yakında her yerde dalgalanacağının habercisiydi.
Merahim Nesib