Amerika Birleşik Devletleri, tedarik zincirinin güçlendirilmesi ve Çin'e olan bağımlılığın azaltılması amacıyla ortaklarına stratejik öneme sahip mineraller için daha yüksek meblağ ödemenin gerekliliğini iletmiştir.
Bu konuda ABD'nin ticaret temsilcisi Jamieson Greer'e atıfla Financial Times (FT) yayın organı haber verdi.
Greer, ABD'nin müttefiklerinin, başta Avrupa devletleri olmak üzere, ortak ticaret ortakları tarafından temin edilen mineraller için özel bir "ulusal güvenlik primi" ödemeyi kabul etmeleri gerektiğini belirtmiştir. Gazetenin yazdığına göre, resmi Washington, Batılı devletlerin madencilik ve işleme sektörlerine yönlendirdiği yatırımları sigortalamak amacıyla hammaddenin belirli asgari fiyatlarla alınıp satılmasını sağlamak istemektedir. Aynı zamanda, dışarıdaki üreticiler için ek engellerin veya sert tarifelerin uygulanması da göz ardı edilmemektedir.
"Bizim ödediğimiz bedel aslında ulusal güvenlik teminatıdır. Tedarik zincirinin güvenilirliğini korumak için her birimiz bu tür bir ulusal güvenlik ödemesi yapmak zorunda kalacağız" diye Jamieson Greer açıklamasında vurgulamıştır.
ABD yetkilileri ve ticaret ortakları arasında süren müzakerelere yakın kaynakların bilgisine göre, doğal kaynakların bu şekilde korunması bazı alanlarda maliyetleri artırabilir. Özellikle temiz enerji, otomotiv ve savunma sanayii sektörlerinde maliyetlerin artacağına ilişkin ciddi endişeler mevcuttur.
Belirtmek gerekir ki, 2025 yılında Çin hükümeti ABD'nin uyguladığı tarifelere tepki olarak nadir toprak metallerinin ihracatına denetim rejimi uygulamaya koymuştur. Halihazırda dünya genelinde nadir toprak metalleri üretiminin yüzde 80'den fazlası Çin'in payına düşmektedir.