Avrupa Birliği (AB) on yıldan fazla süren hazırlıkların ardından bugün yeni giriş-çıkış sisteminin (EES) uygulanmasına başlıyor.
Oxu.Az'ın haberine göre, bu konuda DW.com yayını bilgi paylaştı.
Bilgiye göre, parmak izi ve yüz tanıma yoluyla gerçekleştirilecek kontrollerin uzun kuyruklar oluşturmasından endişe ediliyor.
Yeni sistemle artık ziyaretçilerin pasaportlarına mühür vurulmayacak, bunun yerine parmak izi ve yüz fotoğrafının taranması uygulanacak.
Havalimanları, limanlar ve tren istasyonlarına yerleştirilen özel tarayıcılar aracılığıyla AB'ye kısa süreli gelen ziyaretçilerin giriş-çıkış bilgileri otomatik olarak kaydedilecek. Bu yöntem yetkililere vize süresi geçen veya ülkeye girişine izin verilmeyen kişileri hemen belirlemeye olanak verecek. Kısa süreli ziyaret 180 gün içinde en fazla 90 gün Schengen bölgesinde kalmayı öngörüyor.
Bu bilgi İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre gibi Schengen üyelerinden de talep edilecek ve çoğu durumda üç yıl süreyle saklanacak.
AB'de bu süreçin ilk kayıttan sonra daha kısa zamanda tamamlanacağını düşünüyorlar. Sistem 2026 yılı 10 Nisan'a kadar altı aylık geçiş dönemi boyunca aşamalı olarak uygulanacak.
Fransa ve Almanya gibi büyük ülkeler havalimanlarında uzun kuyruklar oluşmaması için ilk aşamada yalnızca sınırlı sayıda kontrol gerçekleştirecekler. Estonya ve Lüksemburg gibi küçük ülkeler ise sistemi ilk günden itibaren tam şekilde uygulayacaklar.
Hırvatistan'da biyometrik veri toplama başlangıçta günde dört saat sürecek ve Aralık ayından itibaren 12 saate çıkarılacak. Slovenya, sistemi bazı Schengen giriş noktalarında kademeli olarak uygulamaya koyacak.
Yeni kurallar, İngiltere, Avustralya, ABD ve Güney Amerika'nın büyük kısmı dahil olmak üzere vizesiz seyahat hakkı olan ülkelerin vatandaşlarını da etkileyecek.
Türkiye, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya gibi AB üye ülkelerindeki vatandaşlar, gecikmelerden kaçınmak için değişikliklerden önceden haberdar olmaları konusunda uyarılıyor.