NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Dairesi) Apollo görevlerinden elde edilen verileri ve Lunar Reconnaissance Orbiter (LRO) uydusunun en son görüntülerini birleştirerek Ay'daki sarsıntıların tahmin edilmesi yönünde önemli bir adım attı.
Bu araştırmalar insanları Ay'ın güney kutbuna gönderecek Artemis III görevinden önce güvenliği artırmayı amaçlıyor.
Bu konuda Oxu.Az Haber Global'a dayanarak haber veriyor.
Bilgiye göre, Apollo mirası yeniden canlandırıldı. 1969-1977 yıllarında Ay'da bırakılan sismometreler binlerce sarsıntıyı kaydetmiş. NASA bu eski kayıtları yeniden analiz ederek mevcut gözlemlerle karşılaştırıyor.
2009 yılından beri Ay etrafında dönen LRO uydusu kırılma hatları boyunca kayan kayaları ve kayma izlerini çekmeyi başarmış. Bu belirtiler Ay'daki kırılma hatlarının hala aktif olduğunu gösteriyor.
Apollo 17'nin iniş yaptığı Toros-Littrow vadisinde yapılan araştırmalar sırasında tespit edildi ki, büyük kaya kaymaları ortalama her 5,6 milyon yılda bir meydana gelen ve yaklaşık 3.0 büyüklüğünde olan depremlerle (sarsıntılarla) ilişkilidir.
Dünya'daki depremler kadar güçlü olmasa da (ortalama 5.0 büyüklüğünde), Ay'daki sarsıntılar saatlerce sürebiliyor. Bu da gelecekte inşa edilecek üsler, iniş araçları ve astronotların güvenliği için ciddi risk oluşturuyor.
NASA Ay'ın uzak tarafında ve güney kutbunda yeni sismometreler kurmayı planlıyor ki, böylece gelecekte insanların katılımıyla gerçekleştirilecek görevler sırasında risklerin önceden tahmin edilmesi mümkün olacak.