Hazar Denizi - gezegenin en büyük kapalı su havzası - ekolojik felaket sınırına ulaşacak şekilde küçülüyor. Önceden zengin ekosistemlere ve büyük liman şehirlerine ev sahipliği yapan kıyı bölgelerinde suyun keskin bir şekilde çekildiği gözlemleniyor. Bilim insanlarına göre, son on yıllar boyunca Hazar on binlerce kilometre kare su yüzeyini kaybetti ve bu sürecin yavaşladığına dair hiçbir belirti yok. Değişimler o kadar ciddi boyutlara ulaştı ki, artık sadece yerel sakinler ve balıkçılar değil, uzaydan gözlem yapanlar da bunu açıkça görebiliyorlar. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından yayınlanan uydu görüntüleri su seviyesinin, özellikle denizin kuzey ve doğu bölgelerinde hızla azaldığını gösteriyor. Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen sakinler, eskiden su altında olan bölgelerde şimdi kuru deniz tabanında yürüyebildiklerini bildiriyorlar.
Oxu.Az'ın haberine göre, bu konuda Weather-fox.com iklim portalında bilgi verildi.
İklim değişikliği ve buharlaşma krizi derinleştiriyor
Uzmanlar Hazar'ın çekilmesinin ana nedeni olarak iklim değişikliğini gösteriyorlar. Bölgede hava sıcaklığı artıyor, Kafkas dağlarında kar örtüsü azalıyor. Bu da Hazar'ın ana besleyici kaynağı olan Volga gibi nehirlerin suyunun azalmasına neden oluyor. Yazın sıcaklıkların yükselmesi ise özellikle sığ olan kuzey havzasında buharlaşmayı keskin bir şekilde artırdı.
2020 yılında "Communications Earth & Environment" dergisinde yayınlanan bir araştırmada, yüzyılın sonuna kadar Hazar'ın seviyesinin 9-18 metre arasında daha da düşebileceği belirtiliyor. Bu ise deniz tabanının geniş alanlarının ortaya çıkacağı, kıyı şehirlerinin ise sudan tecrit edilmiş yerleşim yerlerine dönüşeceği anlamına geliyor. Okyanuslardan farklı olarak, Hazar hiçbir su havzasına çıkışı olmayan kapalı bir denizdir.
Hazar Denizi'nin seviyesi nehirlerden gelen su ve buharlaşma ile belirlenir, bu da onu iklim değişikliğine karşı son derece hassas kılar. Biz bu değişimi sanki yavaşlatılmış karelerde izliyoruz", - diye Hollandalı coğrafyacı profesör Frank Vesselin açıkladı.
İnsan Faaliyetleri de Su Kaybını Hızlandırıyor
İklim faktörlerinin yanı sıra, insan faaliyetleri de Hazar Denizi'nin çekilmesini hızlandırıyor. Volga Nehri üzerinde kurulan barajlar, sulama sistemleri ve nehirden yönlendirilen su akışı denize ulaşan su miktarını önemli ölçüde azaltmış durumda. Bölgedeki ülkelerde - Rusya, İran, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan - sanayi ve tarım için suya olan talep ise giderek artıyor. Kaçak su kullanımı ve zayıf şekilde denetlenen sulama sistemleri sorunu daha da derinleştiriyor.
Çevreciler uyarıyor: Su politikası değiştirilmezse, Hazar'ın çekilmesini durdurma çabaları başarısız olacak.
"Adeta Hazar'ın yaşamını emiyoruz," diyen bir Azerbaycanlı çevreci, krizin çözümü için bölge ülkelerini iş birliğine çağırdı.
Karşı Karşıya Kalınan Ekolojik ve Ekonomik Sonuçlar
Hazar Denizi, nadir türlerden Hazar fokları ve değerli mersin balıkları da dahil olmak üzere zengin bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Ancak denizin çekilmesiyle birlikte bu canlıların yaşam alanları yok oluyor. Balık stokları azalıyor, göçmen kuşların rotaları bozuluyor.
Denizin küçülmesi ayrıca kıyı bölgelerindeki - özellikle Kazakistan ve Azerbaycan'daki - petrol ve doğalgaz altyapısını da ciddi şekilde tehdit ediyor. Gemiler, denizden uzaklaşan limanlara ulaşmakta zorlandığı için lojistik sorunlar artıyor. Sahil toplulukları ise balıkçılığın çökmesi ve turizmin gerilemesiyle geçim kaynaklarını ve kimliklerini kaybediyor.
Halk sağlığıyla ilgili endişeler de artıyor. Ortaya çıkan deniz tabanı, havayı kirleten zehirli tozlar yayıyor. Bu durum, bir zamanlar Aral Denizi'nde yaşanan çevresel felaketi hatırlatıyor.
Hazar'ı Korumak İçin Acil Önlemler Şart
Krize karşı mücadelede bölgesel iş birliği hayati önem taşıyor. Uzmanlar, suyun yönlendirilmesini sınırlamayı, sulama sistemlerini modernize etmeyi ve iklim değişikliğine dayanıklı altyapılar kurmayı öneriyor. Beş Hazar ülkesi daha önce bazı anlaşmalar imzalamış olsa da, bu anlaşmaların uygulanmasında ciddi eksiklikler bulunuyor. Uluslararası kuruluşlar ise denetimin artırılması ve sürdürülebilir yönetim çağrısında bulunuyor.
"Hazar Denizi diplomatların uzlaşmasını beklemeyecek. Zarar artık açıkça ortada, zaman ise daralıyor," diyor Dr. Vesselin.
Ona göre bugün Hazar'ın gözlerimizin önünde nasıl küçüldüğüne tanıklık ederken, iklim değişikliğinin ve sürdürülemez su kullanımının sonuçları hakkında çok net bir uyarı alıyoruz.