"10 Kasım 2020'de Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ve Ermenistan'ın yenilgiyi kabul ettiği anlaşmanın, ayrıca kalıcı barış görüşmelerinin devamı olarak, 8 Ağustos 2025'te Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan arasında gerçekleştirilen üçlü zirveden sonra iki ülke arasında "barış için yol haritası" olarak nitelendirilen ortak bildirinin imzalanması bu konuda çok önemli bir dönüm noktası oldu. Aynı zirve çerçevesinde Azerbaycan'ı Ermenistan üzerinden Nahçıvan'a bağlayacak Zengezur Koridoru konusunda anlaşmanın sağlanması da önemli bir sorunun ortadan kaldırılması açısından diğer önemli bir nokta oldu."
Bu sözleri Oxu.Az'a açıklamasında Uluslararası İlişkiler Uzmanı İsmail Cingöz söyledi.
O, hem bildirinin hem de Zengezur Koridoru meselesinin çözüme kavuşmasının Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandığını belirtti:
"Türkiye yetkilileri art arda memnuniyetlerini dile getirdiler. Çünkü Türkiye'nin ve Türkiye üzerinden Avrupa-Orta Asya-Çin hatlarının kesintisiz şekilde kara ve demir yolları ile birbirine bağlanması yüzyıldan fazla bir arzunun gerçekleşmesi demektir. En önemlisi ise Türkiye'nin Orta Asya coğrafyasına, Türk devletlerine kara bağlantısının sağlanması tarif edilemez bir sevinç sebebine dönüştü."
"Başka bir nokta ise bu anlaşma ile sadece Avrupa-Orta Asya'nın değil, Orta Doğu'nun da aynı bağlantılardan faydalanacak olmasıdır. Ancak bu sürece ABD'nin de dahil olması ve Zengezur Koridoru'nun ABD şirketleri tarafından yönetileceği meselesi İran'ı endişelendirdi. Çünkü İran'ın kuzeyinde, Ermenistan sınırında bulunan Zengezur Koridoru'na ABD'nin fiilen gelmesini Tahran kendisine tehlike olarak görmektedir", diye Uzman belirtti.
Görüştüğümüz kişi, İkinci Karabağ savaşından sonra imzalanan ateşkes hükümlerinde Zengezur Koridoru'nun açılacağı ilan edildiği ilk günden itibaren olumsuz tutum sergileyen İran'ın bu tutumu nedeniyle koridorun bir süre açılamadığını ekledi:
"İran'ın Yüce Lideri Ali Hamaney'in danışmanlarından Ali Ekber Vilayeti'nin 'Trump'ın desteklediği koridora izin vermeyecekleri' açıklaması da gerginliği artıran örneklerdendir. İran, Ermenistan ile kara bağlantılarının kesileceği ve ABD şirketleri aracılığıyla sıkıştırılacağı korkusunu gösteriyor. Ancak Türkiye'nin Türk devletleri ile kara bağlantısının sağlanmasını hazmedemediği de açıktır. Diğer taraftan, şu anda Nahçıvan-Azerbaycan kara bağlantısının yalnızca İran üzerinden gerçekleştirilmesi zorunluluğunun ortadan kalkması ile bu yoldan elde ettiği büyük miktarda transit ücreti gelirinden mahrum kalacağı da bir gerçektir. Bu bağlamda, İran'ın önemli stratejik kayıplar yaşayabileceğine dair endişeler gözlemleniyor. ABD'ye önemli yetkiler verilmesine karşı çıkacağını açıklayan İran'ın bu gerilimi hangi seviyeye kadar tırmandırabileceğini, çatışmaya kadar gidip gitmeyeceğini ve neleri göze alabileceğini ise zaman gösterecek."
Merahim Nesib