Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi sayesinde 2,5 milyonu aşkın vatandaş yaş koşulu aranmaksızın emekliliğe hak kazandı.
Bununla birlikte, EYT kapsamına giremeyen sigortalılar için emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde ise 60 olarak geçerliliğini sürdürüyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş, güncel köşe yazısında emekliliğin yeni dönemine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
EYT düzenlemesinin dışında kalan sigortalılarda emeklilik yaşı kadınlar için 58, erkekler için 60 şeklinde uygulanmaya devam ediyor.
Ekim 2008 ve sonrasında çalışma hayatına başlayanlar için ise bu yaş sınırı daha da yükseliyor. Öte yandan sağlık sorunları nedeniyle çalışma yaşamından ayrılmak durumunda kalanlar açısından malulen emeklilik koşulları farklılık gösteriyor.
Karakaş, "Kabul edilen malulen emekli sayısı yıldan yıla artış gösterirken, hastalık dağılım oranlarında da belirgin değişimler yaşanıyor. Malulen emeklilik istatistiklerinde ilk sırayı değişmez biçimde Onkoloji yani kanser hastalıkları alıyor ve her üç maluliyet kararından birinin sebebini oluşturuyor. Ardından modern çağın en büyük sorunlarından biri olan Psikiyatri ile sinir sistemi rahatsızlıklarını kapsayan Nöroloji geliyor" şeklinde konuştu.
Karakaş, malulen emekliliğin gerekli şartları karşılayan bireyler açısından en düşük prim günüyle en erken emekli olma imkânı sunduğunu belirtti.
* %60 Kayıp Şartı: İş kazası, meslek hastalığı ya da genel bir sağlık sorunu sonucunda çalışma gücünün asgari %60 oranında yitirilmesi temel koşuldur.
* Hizmet Süresi: Kural olarak 10 yıllık sigortalılık süresi aranmaktadır.
* Prim Şartı: Toplamda 1.800 gün prim ödemiş olmak başvuru için yeterli kabul edilmektedir.
Karakaş, "Şayet sigortalı kişi, başka birinin sürekli bakımına muhtaç halde ise 10 yıllık sigortalılık süresi şartı aranmıyor! Yalnızca 1.800 gün prim ödemesi ile emeklilik hakkı doğuyor" diyerek prim gün sayısının önemine dikkat çekti.
Malullük konusunda değerlendirmelerini sürdüren uzman isim, "SGK'nın maluliyet kapsamı son derece geniş tutulmuştur. Genel çerçevede; onkolojiden hematolojiye, organ kayıplarından görme engellerine, kardiyovasküler rahatsızlıklardan ağır psikiyatrik durumlara değin pek çok sağlık sorunu bu hakkı doğurabilir. Burada kritik olan husus, söz konusu hastalıkların çalışma kapasitesini mevzuatın belirlediği ölçüde sınırlandırmasıdır" ifadelerini kullandı.
TGRT Haber