ABD Merkez Bankası (Fed), yılın son kritik kararını açıkladı. Politika faizi 25 baz puan düşürülerek yüzde 3,50-3,75 aralığına indirildi.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, küresel piyasaların nefesini tutarak beklediği ve yönünü belirleyen en kritik para politikası kararı olan aralık ayı Fed faiz kararı sonunda açıklandı.
ABD Merkez Bankası (Fed), yılın son toplantısında beklentiler doğrultusunda faizi 25 baz puan düşürerek yeni bir sinyal verdi.
Fed'in bu kararının ardından, 2025 yılına yüzde 4,50 faiz oranıyla başlanırken, yıl sonunda faizlerin yüzde 3,75 seviyesine kadar gerileyeceği öngörülüyor.
Hatırlanacağı üzere Fed, bir önceki toplantıda da beklentiler doğrultusunda politika faizinde 25 baz puan indirime giderek oranı yüzde 3,75-4,00 aralığına çekmişti.
Beklenti ne yöndeydi?
Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı öncesinde karışık bir seyir gözlenirken, Fed yetkilileri arasındaki görüş ayrılıklarının derinleşebileceği endişesi ve "şahin" tonda açıklamalar beklentisi risk iştahının azalmasına neden olmuştu.
ABD'de 43 gün süren ve ülke tarihinin en uzun hükümet kapanması olarak kayıtlara geçen sürecin ardından açıklanan ılımlı enflasyon verileri, Fed'in faiz indirim beklentilerini güçlendirirken, Fed yetkilileri arasında para politikasının gevşetilmesi konusunda fikir ayrılıkları derinleşmişti.
Fed yetkililerinin bir kısmı enflasyonla mücadele sürecinin sekteye uğramaması için merkez bankasının temkinli davranması gerektiğini ve daha fazla ekonomik veri görmek istediklerini belirtirken, diğer yetkililer ise artık faiz indirimleri için uygun ortamın oluştuğunu ve indirimi desteklediklerini ifade etmişti.
Fikir ayrılıklarının devam ettiği bu hassas ortamda kararını açıklayan Fed'in ekonomik projeksiyonları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarının, sadece bu hafta değil, ayın geri kalanında da küresel piyasaların seyrinde belirleyici rol oynaması bekleniyor.
Karar öncesinde para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in bugün 25 baz puan faiz indirimine gitmesi ihtimali yüzde 86 seviyesinde bulunurken, 50 baz puanlık daha agresif bir indirim ihtimali fiyatlamalarda yer almıyordu.