Bir televizyon programında önemli açıklamalarda bulunan Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin demografik yapısındaki değişimlere dikkat çekti. Ortalama hane halkı sayısının 4'ten 3'e gerilediğini ve evlilik ile ebeveyn olma yaşının yükseldiğini vurgulayan Bakan, "Genç ve dinamik nüfus yapımız hala Türkiye'nin en büyük gücü. Avrupa'ya kıyasla genç nüfusumuz avantaj sağlasa da, toplumumuz gitgide yaşlanıyor" ifadelerini kullandı.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, nüfus politikalarını güçlendirme adına attıkları adımları anlatan Göktaş, 81 ili kapsayan geniş kapsamlı aile çalıştayları düzenlediklerini, 15 binden fazla STK temsilcisi, akademisyen ve vatandaşla görüştüklerini ve bu çalışmaların sonucunda 2023 yılında kapsamlı bir Aile Şurası gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bakan, 2024-2028 dönemini kapsayan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı"nı hayata geçirdiklerini, ayrıca Nüfus Politikaları Kurulu ile Aile Enstitüsü'nün kurulduğunu hatırlattı.
2025'in "Aile Yılı" ilan edilmesinin toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşıdığını belirten Göktaş, bu özel yıl kapsamında Uluslararası Aile Forumu, Aile Festivali ve çeşitli seminerler gibi etkinlikler düzenleyeceklerini müjdeledi.
Bakan Göktaş, yeni evlenecek çiftlere sunulan "Aile ve Gençlik Fonu" desteğinin detaylarını da paylaştı. İlk aşamada 18-29 yaş arası gençlere 2 yıl geri ödemesiz, 4 yıl vadeli 150 bin liralık destek sağlandığını, son düzenlemeyle bu miktarın 18-25 yaş grubu için 250 bin liraya, 26-29 yaş grubu için 200 bin liraya yükseltildiğini ve başvuru kriterlerinin esnetildiğini açıkladı. Bugüne kadar 160 binden fazla çiftin fona başvurduğunu ve başvuran gençlerin evlilik öncesi eğitim programlarına katıldığını vurguladı.
"Aile Yılı" kapsamında çok sayıda üniversitede Aile Akademisi kurulduğunu ve belediyelerle iş birliği yapıldığını belirten Göktaş, MÜSİAD ile imzalanan "Aile Dostu İş Yeri Projesi İşbirliği Protokolü" hakkında bilgi verdi. Bu protokol sayesinde MÜSİAD üyesi 1025 firmanın, evlenecek çalışanlarına 3 asgari ücret, yeni çocuk sahibi olacak çalışanlarına da 2 asgari ücret tutarında destek sağlayacağını açıkladı.
Memurların yarı zamanlı çalışma imkanının genişletildiğini belirten Göktaş, gelecek ay Konya Büyükşehir Belediyesi ve akademisyenlerle birlikte "aile dostu şehirler" konusunda kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını duyurdu.
Doğum yardımı sisteminin detaylarını da paylaşan Göktaş, ilk çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için 5 yıl boyunca aylık 1500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise 5 yaşını tamamlayana kadar aylık 5 bin lira destek sağladıklarını aktardı.
Bakan Göktaş, "Bu kapsamda bugüne kadar ödeme yapılan anne sayısı 477 bin 639 ve toplam ödeme miktarımız 4,6 milyar lira oldu. Ekim ayının ödemesi de 30 Ekim'de inşallah annelerin hesabına yatacak" diye konuştu.
Aile Yılı kapsamında ulaşımda önemli destekler sunduklarını ve sosyal konut projelerinde ailelere ve yeni evlenecek çiftlere özel kontenjan ayrıldığını belirten Göktaş, ailenin bir yıla sığdırılamayacak kadar stratejik ve önemli bir konu olduğunu vurguladı.
Göktaş, aile dostu ekosistem oluşturma çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ederek, "Cumhurbaşkanı'mız, önümüzdeki 10 yılı 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak ilan etti. Çok yakında bu kapsamda genelge yayımlanacak" dedi.
Göktaş, TÜBİTAK, Marmara Üniversitesi ve TÜİK iş birliğiyle 10 yıl aradan sonra "Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması"nı gerçekleştirdiklerini ve bu araştırmanın artık her 5 yılda bir tekrarlanacağını açıkladı. Araştırma kapsamında 18 bin 275 kadınla yüz yüze görüşmeler yapıldığını belirten Göktaş, şöyle devam etti:
"Kadına yönelik şiddetle mücadele, sıfır tolerans ilkesiyle yaklaştığımız bir alan. Tek vaka bile bizim için fazla bir vaka. Bu kapsamda araştırma, aslında bilimsel verilerle yeni bir dönemi açmamıza da vesile oluyor. Dijital şiddet, ısrarlı takip de bunun içerisinde. Çünkü dijital şiddet konusu zaman zaman görmezden geliniyor. Bu araştırma kapsamında yeni şiddet türlerine dair ilk kapsamlı veriler çıktı. Araştırma bize hem mevcut politikalarımızda hem de Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planı'mıza zemin oluşturacak, yeni politika geliştirmemize de vesile olacak."
Hiçbir şiddet vakasına göz yummayacaklarını vurgulayan Göktaş, "Amacımız şiddet döngüsünü oluşmadan kırmak. Her türlü şiddet olayıyla kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
Göktaş, "Terörsüz Türkiye" sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla hayata geçtiğini ve bu sürecin toplumsal huzur ve kardeşlik açısından bir milat olduğunu vurguladı.
Bu tarihi sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için yoğun çalışmalar yürüttüklerini belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
"81 ilimizde şehit aileleri ve gazilerimizle sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya geliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da ifade ettiği gibi bu süreci onlarla birlikte inşa edeceğiz. Nitekim de TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na da ilk davet edilenler şehit ve gazi derneklerimiz oldu. Terörsüz Türkiye'nin hem sosyolojik hem kültürel hem psikolojik boyutlarıyla ele alınması çok önemli. Bizler de şehit yakınları ve gazilerimizle beraber bu süreci inşa etmeye devam edeceğiz. Türkiye genelinde yürüttüğümüz buluşmalarımızla özellikle şehit yakınlarımızın, gazilerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın hassasiyetlerini dinleyip, onların da soru işaretlerine yerinde cevap vermeye devam ediyoruz. Amacımız bir daha hiçbir annenin gözyaşı akmasın, hiçbir evlat babasız kalmasın, hiçbir anne evlat hasreti çekmesin. Güçlü bir Türkiye'yi inşallah şehit yakınlarımız ve gazilerimizle inşa etmeye devam edeceğiz."