"Ticaret ilişkilerinin derinleşmesi ile birlikte, Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) üye ülkeler arasında karşılıklı yatırım faaliyetlerinin genişlemesi ekonomik entegrasyonun önemli bir yönü haline geldi."
Oxu.Az'ın haberine göre, bunu Azerbaycan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Mikayıl Cabbarov Bakü'de Ekonomi Bakanlığı'nın organizasyonuyla gerçekleştirilen TDT'nin Sanayi, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Bakanlarının 2. Toplantısı çerçevesinde çalışma grubunun oturumunda söyledi.
Onun sözlerine göre, toplam sermayesi 600 milyon ABD doları olan Türk Yatırım Fonu, Türk devletleri tarafından kurulan ilk ortak finans kurumudur:
"Bütün bunlar üye devletler arasında karşılıklı ekonomik işbirliğini güçlendirmek, stratejik alanlara yatırımları artırmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek amacını taşıyor. Ayrıca, Azerbaycan Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile birlikte ikili yatırım fonları kurdu. Bu mekanizmalar ülkelerimiz arasında sermaye akışının artmasına, sanayi projelerinin birlikte finansmanına ve karşılıklı yatırım girişimlerinin gerçekleşmesine zemin hazırlıyor."
Bakan, son yıllarda TDT çerçevesinde çok taraflı ilişkilerin yükselen bir çizgide geliştiğini, bunun da ülkelerin ekonomilerine önemli katkı sağladığını belirtti:
"Azerbaycan TDT'ye üye olan tüm ülkelerle stratejik ortaklık veya müttefiklik ilişkileri kurdu. Bu yılın 9 ayı boyunca Azerbaycan'ın TDT ülkeleri ile ticaret hacminde artış dinamiği devam etti. Devlet başkanları tarafından bu dinamiğin daha da yükseltilmesi hedef olarak konuldu. Bu bağlamda, Azerbaycan Türk devletleri ile ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve karşılıklı ticaretin kolaylaştırılması yönünde önemli adımlar atıyor."
Onun sözlerine göre, halihazırda ülkemiz ile Türkiye arasında Tercihli Ticaret Anlaşması, ayrıca diğer üye devletlerle serbest ticaret anlaşmaları yürürlüktedir:
"Bu anlaşmalar çerçevesinde karşılıklı ticaret işlemlerinde imtiyazlı rejimler uygulanmaktadır, bu da bölge içinde mal dolaşımının ve ekonomik entegrasyonun hızlanmasına önemli katkı sağlıyor. Böyle anlaşmalar Türk devletleri arasında üretim zincirlerinin birleştirilmesine, ortak sanayi ve ihracat projelerinin genişletilmesine, ayrıca ticaretin daha liberal ve verimli bir temelde yürütülmesine olanak sağlıyor."