Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin savaş nedeniyle ağır hasar gören Filistin, Suriye, İran ve Ukrayna'nın yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Kurum, "6 Şubat depremleri sonrasında 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırdık. Edindiğimiz bilgi ve deneyimi bu ülkelerle paylaşmak amacıyla iş birliğimizi devam ettiriyoruz" açıklamasında bulundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya Diplomasi Forumu 2026 bünyesinde gerçekleştirilen söyleşi panelinde yer aldı. Kurum, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yine Antalya'da yapılacak olan 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) hakkında açıklamalarda bulundu. COP31'in uygulama ve icra merkezli bir anlayışla şekilleneceğini vurgulayan Bakan Kurum, dünyanın birden fazla krizle karşı karşıya olduğunu ifade ederek "Avrupa'dan Asya'ya, Amerika'dan Afrika'ya kadar tüm insanlar şu anda doğrudan ya da dolaylı olarak krizlerle boğuşuyor. Bu dönemde COP başkanlarının aldığı kararları çok daha ileriye taşımamız gerekiyor" diye konuştu.
Murat Kurum, Antalya'nın kendine özgü bir hikâyesi bulunduğuna dikkat çekerek "Bu kent, tarihin en büyük yangınlarından birini yaşadı. Manavgat'ta insanların anıları, evleri, tarlaları ve ağaçları yok olup gitti. Bu kayıpları giderebilmek için evler, iş yerleri, ahırlar inşa ettik ancak yitirilen hatıralar asla geri gelmiyor. Bugün iklim değişikliğinin sonuçlarını herkes bizzat hissediyor. Bu noktada artık iklim değişikliğini durduracak eylem boyutuna geçmemiz şart. Yani yeni kararlardan çok, somut eylemlerin öne çıktığı bir süreç yürütmeliyiz. İnşallah Türkiye olarak tüm dünyaya bu konuda öncülük edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında 6 Şubat depremlerine de değinen Kurum, "Gerçekten çok büyük bir felaketle yüzleştik. Art arda yaşanan iki büyük deprem 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkiledi. İki yıl gibi kısa bir süre içinde dünyada benzeri görülmemiş bir seferberlik başlattık. 11 ilde 3.481 şantiyede çalışarak saatte 23.550 konut üretim kapasitesine ulaştık. Tüm konutlar depreme dayanıklı şekilde inşa edildi. Bunun yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanan, ısı yalıtımlı ve kendi atığını geri dönüştürebilen yapılar olarak hayata geçirildi. Bu denli kısa bir sürede 455 bin konut vatandaşlarımıza teslim edildi. Bu süreçte elde edilen bilgi, beceri ve deneyimi herkesle paylaşacağız. Bununla da kalmadık; Türkiye genelinde 500 bin sosyal konut projesini hayata geçirdik" şeklinde konuştu.
Filistin'de, Suriye'de, İran'da ve Ukrayna'da yaşanan çatışmaların ardından yeniden inşa süreçlerinin gündeme geldiğini aktaran Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye olarak bu ülkelerdeki yeniden yapılanma süreçlerine hazır olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Sahip olduğumuz bilgi birikimini ve tecrübemizi paylaşmaya hazırız. İlgili ülkelerle iş birliği çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bunun yanı sıra 2017 yılında başlattığımız ve saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan'ın himayesinde sürdürdüğümüz, bugün itibarıyla dalga dalga yayılarak küresel çapta çevre bilinci ve farkındalık alanında bir marka hâline dönüşen Sıfır Atık Projesi'ni büyütmeye devam ediyoruz. Her sektörle ve her bakanlıkla eş güdüm içinde çalışıyoruz. Sıfır Atık Bankamız mevcut ve bu yapı, tüm sektörleri kapsayan somut adımlar atılmasına önemli katkı sağlıyor. Bakanlığımız da benzer biçimde her sektörü içine alan projeler yürütüyor. Çünkü doğal kaynaklar sınırsız değil. Hatta su, önümüzdeki dönemde çok daha değerli hâle gelecek. Sıfır atık bilincini ve kültürünü toplumun her kesimine yerleştirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi bu projeye güçlü bir şekilde sahip çıktı. Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık; her daim icraatla, eylemle ve somut adımlarla bu hassasiyetimizi gösterdik.
Millet bahçeleriyle ülke genelinde 1 milyona ulaşan yeşil alan oluşturduk. Şimdi ise kıyılarımıza yönelik 'Mavi' projelerimizi hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede mapa-şamandıra uygulamalarını başlattık ve yaklaşık 800 noktada bu projeyi uygulamaya koyduk. Böylece kıyılarımızın korunması adına önemli adımlar atıyoruz. Ayrıca depozito iade sistemine geçiş sürecini başlatıyoruz. Bu yıl inşallah 81 ilimizin tamamında atıkların ekonomiye yeniden kazandırıldığı bu sistemi kuracağız. Her alanda kendi kendine yetebilen bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bu yöndeki mücadelemiz yaklaşık 24 yıldır aralıksız devam ediyor. Enerjide bağımsızlığını sağlamış, gıda alanında kendine yeten ve ihracat yapabilen, savunma sanayisinde dünyada söz sahibi olmuş bir ülke olmayı hedefliyoruz.
İHA