2 Ağustos sadece Suriye için değil, Azerbaycan için de önemli bir gündür. Bu günden itibaren Türkiye'nin Kilis şehrinden Halep'e kadar uzanan boru hattıyla taşınacak Azerbaycan gazı sayesinde Ateşler Yurdu'nun ışığı binlerce Suriyeli ailenin hayatını aydınlatacak. Azerbaycan ise küresel enerji haritasında bir sonraki istasyonunu işaretleyerek, gelecekteki duraklar için rotaları kesik çizgilerle belirliyor.

Şam-Ankara-Bakü
On yıllardır kan gölünde boğulan Suriye, geçen yılın Aralık ayında Beşar Esad rejiminin devrilmesiyle nefes aldı. Terörist grupların faaliyeti, savaşlar, yanlış dış politika ülkeyi tecrit, açlık ve yoksulluk sınırına getirdiğinden, yeni hükümetin karşısında duran temel görevler arasında yıkılmış altyapının, kopmuş dış ilişkilerin onarılması, ekonominin ve sosyal durumun canlandırılması önceliklidir.
Orta Doğu'da "istikrar" kavramı neredeyse altın değerindedir. Yüzyıllardır istikrarsız bölgede doğal kaynaklar uğruna yapılan savaşlar, hükümetlerin düşüşü ve yenilerinin kurulmasıyla sonuçlandı. Böyle bir jeopolitik gerçeklikte Suriye'nin yeni hükümetinin yardım için başvuracağı ilk ülke, son yıllarda Orta Doğu ve Afrika'da nüfuzunu artıran Türkiye oldu. Sosyal ve ekonomik açıdan komşusuna desteğini esirgemeyen Ankara'nın aracılığıyla Şam, Türkiye'nin can kardeşi Azerbaycan'la da uzun süredir kopmuş ilişkilerin yeniden kurulmasını sağladı.
Suriye Arap Cumhuriyeti'nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, 11 Nisan'da Antalya'da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü. Bundan sonra Bakü, Ankara ile birlikte Suriye'nin çatışma sonrası dönemde yeniden yapılanmasına ve gelişimine katkıda bulunmaya hazır olduğunu beyan etti ve desteğini esirgemedi. 4 Mayıs'ta ise Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talimatıyla Başbakan Yardımcısı Samir Şerifov'un başkanlığındaki Azerbaycan heyeti Suriye'yi ziyaret etti. Ziyaret, Suriye'nin yeniden yapılanmasına, gelişimine destek ve bu ülkenin mevcut geçiş hükümetiyle çeşitli alanlarda, özellikle ekonomi, enerji, kültür ve eğitim alanlarında işbirliği olanaklarını araştırmak amacını taşıyordu.

12 Temmuz'da Bakü'de İlham Aliyev ile Suriye'nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Eş-Şaraa arasında geniş kapsamlı bir görüş gerçekleştirildi.
Görüşte ülkelerimiz arasında özellikle enerji alanındaki iş birliğinin önemi vurgulandı, Suriye'nin şu anda ciddi bir enerji kriziyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Azerbaycan gazının Türkiye toprakları üzerinden Suriye'ye ihracı projesi masaya yatırıldı ve bu adımın Suriye'nin enerji güvenliğine önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi.
Görüş sırasında Azerbaycan ile Suriye arasında insani, eğitim ve kültür alanlarındaki iş birliklerine de değinildi. Özellikle Suriyeli öğrencilere Azerbaycan'da burs verilmesi ve kültürel anıtların restorasyonu gibi konular etrafında fikir alışverişi yapıldı.
Azerbaycan'ın işgalden kurtarılan topraklarında yürüttüğü yeniden inşa ve kalkınma çalışmalarında kazandığı tecrübe dikkate alınarak, bu deneyimin Suriye'nin çatışma sonrası yeniden yapılanma sürecine katkı sağlayabileceği belirtildi.
Varılan anlaşmaların sonucu olarak, 30 Temmuz'da Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin Suriye'ye doğalgaz ihracatında Azerbaycan ve Katar'la iş birliği yapacağını açıkladı.
Bakü-Kilis-Halep hattı
Böylece bugünden itibaren Kilis'i Halep'e bağlayan doğalgaz hattı, Azerbaycan'ın mavi yakıtıyla dolarak Suriye ekonomisine katkı sağlamaya başladı.
Günlük 6 milyon metreküp taşıma kapasitesine sahip olan Kilis-Halep doğalgaz hattının onarımı bu yıl 21 Mayıs'ta tamamlandı. Hattın yıllık taşıma kapasitesi ise 2 milyar metreküpe kadar ulaşabiliyor.

Doğalgaz, Halep'teki santralde elektrik üretimi için kullanılacak ve yaklaşık 1200 megavat elektrik enerjisine dönüştürülecek.
Bu sayede Suriye'de halihazırda üretilen elektrik miktarı yaklaşık iki kat artmış olacak. Bugün günde sadece 3-4 saatle sınırlı olan elektrik temini, bu destek sayesinde 10 saate kadar çıkabilecek.
Azerbaycan - Yakın Doğu - Afrika
Azerbaycan-Suriye ilişkileri, aynı zamanda Bakü'nün Yakın Doğu politikasının bir parçasıdır. Azerbaycan, Avrupa ve Orta Asya yönünde aktif bir dış politika yürüttüğü gibi, Yakın Doğu bölgesinde de etkinliğiyle öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in bu siyaseti sayesinde Azerbaycan, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi artık Yakın Doğu"da da güvenilir bir ortak olarak tanınıyor.
Azerbaycan şu ana kadar 13 ülkeye doğalgaz ihraç ediyor. Bu ülkelerin başında Avrupa ülkeleri geliyor. Azerbaycan gazına yönelik küresel rekabet artıyor ve bu kaynağın çeşitlendirilmesi için yeni fırsatlar oluşuyor. Listeye 14. ülke olarak Suriye'nin eklenmesiyle, Azerbaycan için yeni bir bölgesel coğrafya ortaya çıkıyor: Yakın Doğu ve muhtemelen Afrika.
Bundan sonraki güzergahlar doğal olarak Türkiye ve Suriye üzerinden Irak, Ürdün ve Mısır'a kadar uzanabilir. Yani Suriye hem doğrudan Azerbaycan gazını ithal eden bir ülke olabilir hem de bir transit ülke rolünü üstlenebilir.

Mavi yakıttan elektriğe
Suriye'ye enerji desteği yalnızca doğalgazla sınırlı değil. Türkiye, Suriye'nin kuzeyine elektrik ihracatını da artırmayı planlıyor. Mevcut hatlar üzerinden 280 megavat elektrik Suriye'ye gönderilecek.
Geçmişte kullanılan Birecik-Halep elektrik hattı da yeniden devreye alınacak. Yaklaşık 500 megavat kapasiteli bu hattın tamamlanmasıyla birlikte toplamda 900 megavatlık elektrik ihracatı mümkün olacak. Böylece yaklaşık 1 milyon 600 bin evin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek.
Bu gelişme aynı zamanda Azerbaycan için de yeni fırsatlar anlamına geliyor. Yeşil ekonomiye ve temiz enerjiye geçiş sürecinde olan Azerbaycan, artık Yakın Doğu bölgesine elektrik enerjisi ihraç etme potansiyeline de sahip olabilir.
Ülviyye Gülmemmedova