Ticaret Bakanlığı, Türkiye'de üretim ve tedarik faaliyetlerini sürdüren şirketlerin, yurt dışında edindikleri yabancı markalara ait birimlerin kira masrafları ile ilgili markaya dair yürütülen tanıtım ve pazarlama çalışmalarının devlet destekleri çerçevesine dahil edildiğini duyurdu.
Bakanlığın yazılı açıklamasında, küresel ticaretin seyrinin yeniden şekillendiği, rekabetin yalnızca ürün bazlı değil marka ve pazar hakimiyeti ekseninde yaşandığı bu dönemde Türkiye'nin "Made in Türkiye" etiketli ürünleriyle uluslararası pazarlardaki konumunu gün geçtikçe pekiştirdiği ifade edildi.
Açıklamada, Bakanlığın ihracatçıların küresel pazarlardaki pozisyonunu güçlendirmek, yüksek katma değerli ihracatı büyütmek ve Türkiye'nin stratejik öncelikleri doğrultusunda dünya ticaretindeki payını artırmak amacıyla yeni ve stratejik bir hamle gerçekleştirdiğine dikkat çekildi. Ülkenin köklü üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve ileri düzey tedarik zinciri kapasitesinin ihracatın temel yapı taşını meydana getirdiği belirtildi. Bu potansiyelin uluslararası arenada layık olduğu karşılığı bulmasının, yalnızca ürün ihraç etmekle değil, uluslararası marka ağlarına entegrasyon sağlamakla mümkün olacağı vurgulanan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Bu vizyon doğrultusunda, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülen Şirket ve Marka Alım Desteği mekanizmasının kapsamı genişletilmiş, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü doğrudan artıracak yeni bir destek unsuru devreye alınmıştır. Yeni düzenleme ile Türkiye'de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştirilen firmalarımızın, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetleri devlet destekleri kapsamına alınmıştır."
Getirilen desteğin yalnızca mali bir katkı sunmayacağı, bunun yanı sıra ihracatçıların küresel pazarlardaki duruşlarını güçlendirecek stratejik bir bakış açısı ortaya koyacağı ifade edilen açıklamada, şirketlerin hâlihazırda tedarikçisi oldukları müşterileri ve pazar ağı hazır olan markaları satın alarak ileri entegrasyon gerçekleştirmelerinin teşvik edildiği belirtildi. Böylelikle uluslararası marka değerlerinin Türkiye'nin fikri mülkiyet birikimine eklenmesiyle katma değerli büyümenin yolunun açıldığı vurgulandı.
Bu stratejik adım sayesinde firmaların yabancı markaları edinerek kurguladıkları dağıtım ve satış ağlarını, "Made in Türkiye" ürünlerinin dünya pazarlarına ulaşmasında bir tanıtım üssüne dönüştürmelerinin özendirileceğinin altı çizilerek, şu ifadeler aktarıldı:
"Satın alınan markaya ilişkin birimlerin kira giderleri ile markanın küresel bilinirliğine yönelik gerçekleştirilecek tanıtım ve pazarlama çalışmaları desteklenerek, markalarımızın yurt dışındaki rekabet gücü ve görünürlüğü artırılacaktır. Bu düzenleme, ihracatçılarımızın yalnızca üretici değil, uluslararası pazarlarda markalaşmış oyuncular olma vizyonunu desteklemektedir. Bakanlık olarak firmalarımızın yurt dışındaki faaliyetlerini kolaylaştırırken, yürütülen destek mekanizmalarının bütüncül ve esnek yapısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Yeni destek unsuru ile dünya pazarlarında, Türk malı ürünlerin bilinirliğinin artırılması, küresel perakende ağlarına erişimin kolaylaştırılması ve ihracatımızın çok kanallı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. İhracatçımızın her daim yanında olan Bakanlığımız, küresel rekabetin her alanında firmalarımızı desteklemeye ve ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşması için gerekli tüm enstrümanları hızla devreye almaya kararlıdır."
Haber Global