Ordu'da 1933 yılında batan ve yaklaşık 90 yıldır denizin derinliklerinde yatan efsanevi Rus şilebine dalgıçlar tarafından heyecan verici bir keşif dalışı gerçekleştirildi.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, Altınordu ilçesinde yaşayan fotoğraf sanatçısı Gökhan Kırca, geçtiğimiz günlerde sahilde dron çekimi yaptığı sırada şans eseri kıyıdan yaklaşık 120 metre uzaklıkta dikkat çekici batık kalıntısı fark etti. Bu tesadüfi keşif, unutulmuş bir deniz hazinesinin yeniden gün yüzüne çıkmasına vesile oldu.
Kırca'nın çarpıcı fotoğrafları sosyal medyada paylaşılmasının ardından, dalış eğitmeni Hakan Güney liderliğindeki 4 kişilik cesur dalgıç ekibi, tarihi Rus şilebinin gizemli dünyasını keşfetmek için özel bir dalış operasyonu düzenledi.
Dalgıçlar, denizin derinliklerinde yatan batık şilebin etkileyici görüntülerini başarıyla kaydetti.

Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Dizman, gazetecilere verdiği röportajda, Ruslar tarafından ticari amaçla kullanılan şilebin dramatik hikayesini anlattı. Dizman, geminin 30 Kasım 1933'te Ordu'ya gaz yağı getirdiği sırada şiddetli bir fırtınaya yakalanarak battığını belirtti.
Geminin bazı kaynaklarda adının "Tana" olarak geçtiğini ifade eden Dizman, o dönem Ordulular tarafından gemi mürettebatının kahramanca kurtarıldığını, ancak ne yazık ki bir mürettebatın hayatını kaybettiğini detaylarıyla anlattı.
Dizman, şilebin 1960'lı yıllara kadar su yüzeyinde direklerinin görünür halde olduğunu, ancak zamanla geminin tamamen suya gömülerek adeta unutulduğunu kaydetti.
Dalış eğitmeni Güney ise batığın kıyıya son derece yakın olduğunu vurgulayarak, "Arkadaşlarımızla birlikte heyecan verici bir dalış gerçekleştirerek etkileyici sualtı görüntüleri aldık. Bu tarihi batığın Ordu'da sualtı turizminin gelişmesine önemli katkı sunacağını bekliyoruz." dedi.
Güney, batığın bir kısmının kuma saplandığı için görüş mesafesinin düşük olduğunu belirterek, "Ancak detaylı gözlemlerimizde batığın yaklaşık 3,5 metre genişliğinde olduğunu tahmin ettik. Geminin kamara kısmını net olarak görebildik. Şu anda geminin bir kısmı 2,5 metre derinlikte, bir kısmı ise yüzeye sadece 30 santim yakınlıkta bulunuyor. Gemi, çeşitli deniz canlılarına doğal bir yuva olmuş durumda. İnanılmaz olan şu ki, herkesin yüzerek bile görebileceği bir noktada duruyor. Bu eşsiz batığın bölgenin sualtı turizmine büyük fayda sağlayacağını düşünüyoruz." diye konuştu.
Fotoğraf sanatçısı Kırca da yamaç paraşütü yapan bir arkadaşının dikkat çekici uyarısı sonucu sahilde dron çekimi yaptığı sırada batığı görüntülediğini belirterek, "Var olan ancak unutulmuş bir tarihi batığı yeniden gündeme getirmek benim adıma büyük bir mutluluk ve heyecan kaynağı oldu." dedi.