Gazeteci Alican Uludağ'a yönelik dava dosyası, yetkisizlik kararıyla İstanbul'dan Ankara'ya gönderildi. Uludağ hakkında, "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 23 yıl 5 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Öte yandan, Uludağ'ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamenin detaylarına ulaşıldı.
İddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ'ın ise "şüpheli" olarak yer aldığı belirtildi. Uludağ'ın, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Paylaşımlar nedeniyle Uludağ'ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı'nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek suçları işlediği ifade edildi. Farklı tarihlerde yaptığı paylaşımlarla suçu zincirleme şekilde işlediği vurgulandı.
İddianamede, Uludağ'ın paylaşımlarının herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapıldığı ve bu paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılmasıyla suçun alenen işlendiği kaydedildi. Bu nedenle, şüpheli hakkında kamu davası açmak için yeterli delil bulunduğu belirtildi.
Kovuşturma izni alınabilmesi için Adalet Bakanlığı'nın izninin gerektiği ifade edilen iddianamede, Uludağ'ın "cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 13 Mart'ta kovuşturma izni verildiği ve dosyanın 30 Mart'ta Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği aktarıldı.
İddianamede, Uludağ'ın eleştiri, ifade özgürlüğü ve haber verme hakkını aşan paylaşımları nedeniyle "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, hükümeti ve yargı organlarını alenen aşağılama" suçunu işlediği öne sürüldü. Paylaşımların internet ortamında yayınlanması nedeniyle aleniyet unsurunun bulunduğu, farklı tarihlerde yaptığı paylaşımlarla suçu zincirleme şekilde işlediği değerlendirildi.
Ayrıca, Uludağ'ın paylaşımlarının dezenformasyon içerdiği ve bu paylaşımların toplumun doğru bilgi alma ve sağlıklı kamuoyu oluşma hakkını engellediği vurgulandı. Yanıltıcı bilgilerin alenen yayılmasıyla, yanlış bilgilerin toplumda panik ve endişe yaratmayı amaçladığı belirtildi.
İddianamede, söz konusu paylaşımların ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle eylemlerinin kamu barışını bozucu nitelikte olduğu ifade edildi. Uludağ'ın, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler vererek toplumu manipüle etmeye çalıştığı ve bu paylaşımların, toplumun genelini ilgilendiren olaylara ilişkin bilgileri yanlış yönlendirici biçimde yaydığı iddia edildi.
Milliyet