Ankara'da polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybettiği araç muayene istasyonundaki kavgaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları gün yüzüne çıktı. Görüntüler, yaşanan şiddetin boyutunu gözler önüne serdi.
Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görev yapan 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayeneden geçirmek üzere Yenimahalle ilçesine bağlı İvedikköy Mahallesi'nde bulunan araç muayene istasyonuna gitti.
İstasyonda Keskin ile görevli personel arasında önce sözlü tartışma yaşandı, ardından tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çıkan arbede sırasında Keskin'in istasyon çalışanları tarafından darbedildiği belirtildi. Ağır şekilde yaralanan polis memuru, Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Melih Okan Keskin, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini 3 gün sonra kaybetti.
Keskin'in yaşamını yitirmesine neden olan olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları da ortaya çıktı. Görüntülerde, bir muayene istasyonu görevlisinin polis memurunun üzerine otomobil sürdüğü, ardından inerek Keskin'e yumruk attığı anlar yer aldı. Devamında diğer çalışanların da Keskin'in üzerine doğru yöneldiği, kalabalığın büyüdüğü ve arbede yaşandığı anlar kameralara yansıdı.
Olayla ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama yapıldı. Başsavcılık, kavgaya karıştığı belirlenen 2 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.
Yapılan açıklamada, "2 Şubat 2026 tarihinde Yenimahalle ilçesinde bulunan araç muayene istasyonunda meydana gelen ve polis memuru M.O.K.'nin daha sonradan hayatını kaybetmesine sebebiyet veren yaralama olayıyla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca başlatılan soruşturma kapsamında; şüpheliler S.A. ve M.Y. sevk edildikleri Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanmış, şüpheli Y.K. hakkında ise adli kontrol kararı uygulanmıştır. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir" denildi.
Hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin (45), yaşananlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Eşinin pazartesi günü araç muayenesi için istasyona gittiğini anlatan Keskin, olayın park lambası nedeniyle başladığını söyledi.
Görevlilerin park lambasının yanmadığını söylediğini belirten Emel Keskin, eşinin aracını tekrar çalıştırdığını ve lambanın yandığını gördükten sonra yeniden içeri girdiğini aktardı. Görevlilerin "Artık geçti, burada kamera kaydı vardı ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez" diyerek eşini geri çevirdiğini, alaycı bir şekilde "Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz" dediklerini anlattı.
Eşinin yetkili biriyle görüşmek istemesi üzerine bir kadın mühendise yönlendirildiğini belirten Keskin, burada yaşanan ağız dalaşının ardından yaklaşık 20-30 kişinin toplanarak eşini darbetmeye başladığını ifade etti. Keskin, eşinin diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışılırken daha da fazla darbedildiğini söyledi.
Eşiyle olay sonrası konuştuğunda bilincinin açık olduğunu aktaran Emel Keskin, yaşananları şöyle anlattı:
"Eşim dışarı çıkıyor, darp raporu almak için telefonunu eline alıp 112'yi arıyor. Bu sırada bir kişi eşimin üzerine arabayı sürüyor. Kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği net şekilde görülüyor. Eşim ‘Ne yapıyorsun?" diye el kol hareketi yapıyor. Telefonla konuştuğu sırada araçtan inen şahıs, eşime şiddetli bir yumruk atıyor. O yumrukla eşim sarsılıyor ama yere düşmüyor, kendini toparlıyor. Ardından tekrar üzerine yürüyorlar. Aslında üç ayrı olay yaşanıyor. İkinci olayda yumruk darbesiyle ciddi şekilde sarsılıyor. Sonrasında eşim tek başına arabasına binip darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor."
Hastaneye gittikten sonra eşinin kendisini aradığını söyleyen Emel Keskin, yaşadıkları acı süreci gözyaşlarıyla anlattı. Eşinin kendisine "Hastanedeyim, bir olay oldu, darp raporu alacağım. Sen çocukları al" dediğini aktaran Keskin, tomografi sonucunda beyninde kanama tespit edildiğini ve ameliyata alınacağını öğrendiğini söyledi.
Doktorların, beyninde 7 milimlik kayma olduğunu, ameliyatın zor geçeceğini ve felç kalma ihtimali dahil her türlü riskin bulunduğunu anlattıklarını belirten Keskin, eşinin ameliyata girerken elini tutarak kendisine ve çocuklarına iyi bakmasını istediğini söyledi.
"Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi" diyen Keskin, eşinin hayatının baharında yaşamını yitirdiğini, geride iki çocuğunu bıraktığını ifade etti. Olay yerinden ambulans çağrılmadığını, eşinin kendi aracıyla hastaneye gittiğini vurgulayan Keskin, eşinin kimseye yumruk atmadığını, sadece kendini savunmaya çalıştığını söyledi.
44 yaşındaki eşinin çok genç olduğunu ve doğum gününü yalnızca iki gün önce kutladıklarını anlatan Emel Keskin, "Sadece yumruk atandan değil, herkesten şikayetçiyim" dedi.
Soruşturma kapsamında yalnızca bir kişinin tutuklandığını belirten Emel Keskin, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istediğini söyledi. Şirketin olaya karışan kişilerin kendi personeli olmadığını iddia ettiğini ancak bunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Keskin, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını dile getirdi.
Söz konusu personelin sabıka kaydı olduğunu öğrendiklerini belirten Keskin, olaya karışan 25-30 kişinin şirket avukatları tarafından temsil edildiğini söyledi. Eşinin ölümüne kadar ne bir özür ne de bir açıklama yapılmadığını belirten Keskin, olayın örtbas edilmeye çalışıldığını savundu.
"20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı kapatmaya çalışıyor. Eşim sadece kendini korumaya çalıştı" diyerek tepkisini dile getirdi.
DHA