Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri tecavüzü sonucunda barış ve insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanunları ve kurallarının ihlali, ayrıca terörizm, terörün finansmanı, iktidarı zorla ele geçirme ve zorla elde tutma gibi pek çok suçu işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Harutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerleri hakkında açılan ceza davasının açık duruşması 14 Temmuz'da devam etti.
Oxu.Az'ın AZƏRTAC"dan aktardığı habere göre, Bakü Askeri Mahkemesi"nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Cemal Ramazanov ve Anar Rzayev"in yer aldığı heyet (Yedek Hakim Günel Samedova) tarafından gerçekleştirilen duruşmada sanıkların her birine anladıkları dilde tercüman ve savunmaları için avukatlar sağlandı.
Duruşmada sanıklar, onların avukatları, bazı mağdurlar, yasal temsilcileri ve vekilleri, ayrıca İddia Makamı savcıları yer aldı.
Hakim Zeynal Ağayev, duruşmaya ilk kez katılan mağdurlara mahkeme heyetini, savcıları, tercümanları ve diğerlerini tanıtarak yasa uyarınca sahip oldukları hak ve yükümlülükleri açıkladı.
Mağdur Hocalı sakini Ferman Mammadov, ifadesinde 1992 yılı 25-26 Şubat gecesi gerçekleştirilen soykırımdan bir gün sonra - 27 Şubat"ta esir alındığını söyledi. O zaman 10 yaşında olan mağdur, esir alındığında bir kişinin vurularak öldürülmesine tanık olduğunu bildirdi. Mammadov, İddia Makamı Savcısı Vüsal Abdullayev"in sorularına yanıt olarak, kendisinin de dahil olduğu tüm Azerbaycanlı esirlerin 10 gün boyunca tutulduğunu, bu süre zarfında dövüldüklerini ve işkenceye maruz kaldıklarını söyledi.
Mağdur Muharrem Necefov, Hocalı soykırımı sırasında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin şehre birkaç yönden saldırdığını, kendisinin ve diğer sivillerin esir alındığını anlattı. O, "Benim dışında ailemizden 5 kişi daha esir alındı: babam Ali Necefov, annem Ziba Necefova, kız kardeşim Adile Necefova, erkek kardeşlerim Etibar ve Vügar. Kardeşim 43 gün esir tutuldu" dedi.
Esir alındığında Ermeniler tarafından otomatik silah dipçiğiyle başına vurularak yere düştüğünü, 30-40 Azerbaycanlıyla birlikte dövülerek Hocavend"e götürüldüklerini, Hankendi"de 21 gün boyunca aç-susuz bırakıldıklarını ve 18 Mart"ta Azerbaycan tarafına teslim edildiklerini söyledi.
Rasim Hesenov, 1993 yılı 23 Eylül"de Ağburun istikametinde esir alındığını, Hocavend ilçe tutukevinde, Şuşa cezaevinde, Hankendi geçici gözaltı merkezinde ve Hankendi şehir çocuk hastanesinde tutulduğunu belirtti.
Başsavcılık İddia Makamı Dairesi'nde Şube Müdürü Nasir Bayramov"un sorusuna yanıtında, esirlikte işkence gördüğünü, altın dişlerinin penseyle söküldüğünü ve çeşitli şekillerde eziyete maruz kaldığını, 11 Aralık 1995"te Azerbaycan"a teslim edildiğini söyledi.
Süleyman Hüseynov, Ağdam ilçesi Giyaslı köyünün 23 Temmuz 1993"te Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından tank ve otomatik silahlarla ateşe tutulduğunu belirtti. Kendisiyle birlikte köy sakinlerinin dövülerek VAZ markalı araca bindirildiğini, işgal altındaki Ağdam"ın Cinli köyündeki bir ahıra kapatıldıklarını, burada 3-4 gün boyunca yiyecek ve susuz bırakıldıklarını, işkenceye maruz kaldıklarını ve gözleri önünde oğullarına ve annesine işkence yapıldığını anlattı.
Başsavcı Özel Görevler Yardımcısı Tuğay Rehimli"nin sorusuna cevaben, sol omuzuna otomatik silah dipçiğiyle sert darbe alarak yaralandığını söyledi.
Mağdur Süleyman Hüseynov"un oğlu Cemaleddin Hüseynov, esir alındığında başının arkasına otomatik silah dipçiğiyle darbe alıp bayıldığını, o sırada 12 yaşında olduğunu söyledi. Esirlik süresince Askeran, Hankendi ve Şuşa cezaevlerinde tutulduğunu, kendisine ve diğer esirlere işkence yapıldığını, Şuşa cezaevinde işkence yapanlar arasında "Alyoşa" ve "Mak" adlı Ermenileri hatırladığını belirtti.
Gülcamal Hacıyeva, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin Kelbecer"i işgal ettiğinde yaşadıkları Güneşli köyünden yük kamyonuyla ayrıldıklarını, tünelin çıkışında ateşe tutulduklarını ve 24 kişilik araçtaki sivillerin çoğunun yaralandığını söyledi. Kendisi hamileydi ve çocuğunu esirlik altında dünyaya getirdi. Bebeği, ilgisizlik ve kötü koşullar nedeniyle hastalandı ve gelişimi durdu, kurtarıldıktan sonra hayatını kaybetti. Onun iki erkek kardeşi de esir alındı, biri Şuşa cezaevinde dövülerek görme yetisini kaybetti.
Başsavcı Büyük Yardımcısı Vüsal Aliyev"in sorularına cevaben Hankendi çocuk hastanesi ve ardından bir kreşte tutulduğunu, orada esirlerin ve rehinelerin cesetlerini gördüğünü, arabayla taşınmalarına tanık olduğunu, işkence yapanlardan Gena Vaskanyan"ı hatırladığını söyledi. 1,5 yıl sonra Azerbaycan"a teslim edildiğini ekledi.
Namik Garayev, 1993 yılı Eylül ayında Azerbaycan"ın egemen topraklarını savunurken esir alındığını, Şuşa cezaevinde ve Hocavend"in Ağbulak köyünde işkence gördüğünü söyledi. Ayrıca kendisi ve diğer esirlerin çiftlik inşa etmeye zorlandığını, aylarca fiziki işkence ve küçük düşürücü muamelelere maruz kaldıklarını belirtti. Hankendi hastanesinde bir ay tedavi gördükten sonra 23 Ağustos 1995"te Hidayet adında başka bir Azerbaycanlıyla birlikte teslim edildiklerini söyledi.
Valeh Hüseynov, Hocalı'da yaşadığını ve soykırım sırasında kurşunla yaralanarak esir alındığını belirtti. Onun eşi Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından vurularak öldürüldü, cesedini bırakmadı ve bu nedenle esir düştü. Sivil halkın askeri araçlarla önü kesilerek ateşe tutulduğunu, öldürüldüğünü aktardı. İddia Makamı Savcısı Terane Mammadova"nın sorularına cevaben, esirlik süresince gitar çaldığını öğrenen Ermeniler tarafından penseyle tırnaklarının söküldüğünü, parmaklarının kırıldığını ve elinin sobaya sokulduğunu söyledi. İşkence yapanlardan Manvel, Garik, Slavik gibi kişileri hatırladığını, 27 gün sonra teslim edildiğini bildirdi.
Mahir Garayev, Horovlu köyünde 6 kişiyle birlikte esir alındığını ve esaret süresince çeşitli işkencelere ve insanlık dışı muamelelere maruz kaldığını söyledi.
Halil Hadiyev, 18 Nisan 1994"te esir alındığını, Hankendi"ye götürülerek işkence gördüğünü, Eylül ayında 6 Azerbaycanlıyla birlikte esaretten kaçtığını bildirdi.
Elxan Elekberov, 12 Şubat 1992"de Kelbecer"de esir alındığını, 1 yıl 10 ay boyunca kötü muameleye maruz kaldığını ve işkence edenlerden Slavik ve Karen"i hatırladığını belirtti.
Etibar Abışov, Ağdam"ın Ternöyüt köyünde esir alındığını, Askeran ve Şuşa"da tutulduğunu ve işkence gördüğünü, 1 ay 4 gün sonra serbest bırakıldığını söyledi. İddia Makamı Savcısı Fuad Musayev"in sorusuna cevaben esirlik süresince zorla çalıştırıldığını da söyledi.
Nahid Hemidov, 2020"deki 44 Günlük Vatan Savaşı"na katıldığını ve 10 Kasım"da Ermenistan askerleri tarafından Nurlan adında askerle birlikte esir alındığını söyledi. 34 gün boyunca işkence gördüğünü, şu anda 2. derece engelli olduğunu dedi. O, "Tuvalete günde bir kez götürülüyordum çünkü dövülerek götürülüyordum. Esaret süresince 2-3 kez hamama götürüldüm ve suya elektrik veriliyordu" diye belirtti.
Daha sonra Nahid Hemidov ve Nurlan Elizade"nin esir alındıkları sırada Ermeniler tarafından kaydedilmiş işkence görüntüleri gösterildi.
Mağdur kişi Nurlan Elizade, Nahid Hemidov"un söylediklerini doğruladı. Esir alan Ermenilerin sayısının yaklaşık 10 kişi olduğunu, "Verilen işkenceler sonucunda başımdan yaralandım, burnum kırıldı, ayağımda yaralar oluştu. Savaşta yaralanmamıştım ama esarette yaralandım. İşkenceler yüzünden çocuğumun adını unuttum," dedi.
Terlan Penahov, 1995 yılında Daşkesen ilçeinde askerlik hizmeti yaparken esir alındığını, 10 gün sonra teslim edildiğini ve aldığı işkenceler nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü anlattı.
Aydın Gülmalıyev, 29 Ocak 2021"de Laçın"da görevdeyken asker arkadaşı Cavidan Kasımov"la birlikte sisli havada yolu kaybedip Ermenistan güçlerince esir alındıklarını, Erivan"a götürüldüklerini ve orada hakarete, dayak ve işkenceye maruz kaldıklarını söyledi. 31 Ocak"ta Azerbaycan"a teslim edildiler
İsmet Azizov, Kelbecer"in Başlıbel köyü sakinlerinin 3 km uzaklıktaki mağaralara sığındığını, 18 Nisan 1993"te 12 sivilin öldürüldüğünü, 14"ünün esir alındığını söyledi.
Mezahir Abbasguliyev de Azizov"un anlattıklarını doğruladı ve olay sırasında boğazından yaralandığını ekledi.
Nazim Bayramov, 26 Aralık 1991"de yaşadığı Emirallar köyü yönünde esir alındığını, 12 gün boyunca dövülüp işkence gördüğünü aktardı.
Vidadi Hüseynov ve Meherrrem Nuriyev, 29 Ağustos 1991"de Fuzuli bölgesinin Aşağı Veyselli köyünde Ermeni güçleri tarafından esir alındıklarını, dövüldüklerini, işkence gördüklerini ve 5 Eylül"de teslim edildiklerini söylediler.
Vagif Memmedov ve İntigam Teymurov da bu ifadeleri ve daha önceki soruşturma beyanlarını doğruladılar.
Gülnare Soltanova, 30 Ekim 1993"te esir alındığını, işkence gördüğünü ve 5 ay 8 gün sonra teslim edildiğini ifade etti.
Eldar Babayev, Natig Abbasov, Elbrus Ahmedov, Rovşen Nuriyev, Edalet Nesibov, Nizami Rzayev, İbrahim Guliyev ve Ziyeddin Guliyev gibi diğer mağdurlar da çeşitli zamanlarda Ermenistan askerlerince esir alındıklarını ve işkenceye uğradıklarını bildirdiler. Guliyev uzun süre Erivan"da esir tutulduktan sonra 1 yıl 7 ay sonra teslim edildi.
Emin Yakubov, 7 Mart 1990"da Sovyet askerlerinin eşliğinde Kafan şehrine telefon hattı çekmeye giderken esir alındığını, dövüldüğünü, ardından polis merkezine götürülerek yeniden dövüldüğünü söyledi. İfadesinde, "Sovyet askerlerine "Türkleri neden buraya getirdiniz?" diyorlardı," dedi. Ertesi gün serbest bırakıldı.
Mağdurlar, sanıkların, avukatların ve temsilcilerin sorularını da yanıtladılar.
Mahkeme süreci 17 Temmuz'da devam edecek.
Askeri cinayetler işlemekle suçlanan Ermeni asıllı kişilerin ceza davası duruşması yapılıyor.
Oxu.Az Report'a dayanarak bildiriyor ki, dava Bakü Mahkeme Kompleksi'nde Bakü Askeri Mahkemesi hakimi Zeynal Ağayev'in başkanlığında gerçekleşiyor.
Hatırlatalım ki, önceki duruşmada mağdur kişiler ifade verdiler.
Belirtelim ki, onlar Ermenistan devleti ve silahlı kuvvetleri, ayrıca Ermenistan tarafından Azerbaycan'ın işgal edilmiş topraklarında kurulan sözde Dağlık Karabağ cumhuriyeti ve onun yasadışı silahlı birlikleri tarafından Azerbaycan'a ve halkına karşı barış ve insanlık aleyhine suçlar, savaş suçları, saldırgan savaş yürütme, soykırım, nüfusu zorla göç ettirme, zulüm, işkence, askeri yağma ve diğer yasadışı eylemlerle suçlanıyorlar.
Hatırlatalım ki, Ermenistan Cumhuriyeti ve silahlı kuvvetleri, ayrıca Ermenistan'ın kurduğu yasadışı "Dağlık Karabağ cumhuriyeti" ve onun yasadışı silahlı birlikleri tarafından işlenen suçlarla suçlanan 15 kişi - Arkadi Arşaviri (Arşaviroviç) Gukasyan, Arayik Vladimiri (Vladimiroviç) Arutyunyan, Bako Saaki (Saakoviç) Saakyan, Davit Rubeni (Rubenoviç) İşxanyan, Davit Klimi (Klimoviç) Babayan, Lyova Henrixi (Henrixoviç) Mnatsakanyan, Davit Azati (Azatoviç) Manukyan, Garik Grigori (Grigoroviç) Martirosyan, Melikset Vladimiri (Vladimiroviç) Paşayan, Davit Nelsoni (Nelsonoviç) Allahverdiyan, Gurgen Omerosi (Omerosoviç) Stepanyan, Levon Romiki (Romikoviç) Balayan, Madat Arakeli (Arakeloviç) Babayan, Vasili İvani (İvanoviç) Beglaryan ve Erik Roberti (Robertoviç) Gazaryan'a karşı Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 100 (saldırgan savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası korumadan yararlanan kişilere veya kuruluşlara saldırma), 103 (soykırım), 105 (nüfusu yok etme), 106 (kölelik), 107 (nüfusu sınır dışı etme veya zorla göç ettirme), 109 (zulüm), 110 (insanları zorla kaybetme), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten mahrum bırakma), 113 (işkence), 114 (ücretli askerlik), 115 (savaş kanunlarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insani hukuk normlarını ihlal etme), 118 (askeri yağma), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suç örgütü (organizasyon) kurma), 228 (yasadışı olarak silah, parçaları, mühimmat, patlayıcı maddeler ve cihazlar edinme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan eylemler), 277 (devlet adamına veya kamu görevlisine suikast), 278 (iktidarı zorla ele geçirme ve zorla tutma, devletin anayasal düzenini zorla değiştirme), 279 (yasalarda öngörülmeyen silahlı birlikler ve gruplar oluşturma) ve diğer maddeleriyle suçlanıyorlar.