Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta art arda meydana gelen trajik olaylarla ilgili yazılı bir açıklama kaleme alan MHP lideri Bahçeli, "Dijitalleşmenin denetimsiz biçimde yaygınlaşması, sosyal medya platformlarının kontrolsüz tesiri ve gittikçe büyüyen akran zorbalığı, ne yazık ki çocuklarımızın iç dünyasında onarılması zor hasarlar bırakmaktadır" ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şanlıurfa ile Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarıyla ilgili kapsamlı bir açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
Dün Şanlıurfa'da, bugün ise Kahramanmaraş'ta gerçekleşen acı olayların; yüzeysel, sığ ve tek boyutlu analizlerle geçiştirilmesinin mümkün olmadığı ortadadır. Bu ağır gelişmelerin, tüm nedenleri, sonuçları ve arka plandaki dinamikleriyle birlikte; soğukkanlı, sağduyulu ve çok boyutlu bir perspektifle incelenmesi, gerçeğin bütünüyle gün yüzüne çıkması bakımından zorunlu bir gerekliliktir.
Dijitalleşmenin denetimsiz biçimde yaygınlaşması, sosyal medya platformlarının kontrolsüz tesiri ve gittikçe derinleşen akran zorbalığı, ne yazık ki çocuklarımızın ruh dünyasında telafi edilmesi güç yıkımlar meydana getirmektedir.
Günümüz koşullarında çocuklarımız, sosyal medyanın adeta beslediği; parmak uçlarıyla ekranlara hükmettiği, saniyeler içerisinde birbirine taban tabana zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir atmosferin içinde yetişmektedir.
Tek bir kaydırma hareketiyle neşeden hiddet'e, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygusal geçişler, henüz gelişme çağındaki zihinlerde gerçeklik ile sanallık arasındaki çizgiyi belirsizleştirmektedir.
Sanal dünyada kolayca değiştirilebilen, silinebilen ve yeniden kurgulanan hayatların, gerçek yaşamda da aynı biçimde yönlendirilebileceğine dair tehlikeli bir yanılsama oluşmaktadır.
Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin, bu sanal akışın etkisiyle gerçekliği basite indirgeme, sonuçları önemsememe ve anlık tepkilerle hareket etme eğilimleri giderek artmaktadır.
Bu tablo, kontrol altına alınmadığında, telafisi imkânsız sonuçlara zemin hazırlayabilecek bir ortam yaratmaktadır. Nitekim benzer olayların farklı toplumlarda da yaşanması, meselenin küresel ölçekte bir tehdit boyutu kazandığını açıkça ortaya koymaktadır.
Akıldan çıkarılmamalıdır ki; insan, biyolojik varlığının ötesinde, kültürel ve milli değerlerle şekillenen bir şahsiyettir. Dijitalleşme bu değerleri aşındırdığında, toplumsal yapıyı hedef alarak zayıflattığında, bu tür trajediler kaçınılmaz bir hal almaktadır.
Bu sebeple meseleyi yalnızca fail ekseninde okumak, hakikatin eksik kavranmasına neden olacaktır. Asıl sorgulanması gereken husus, çocuklarımızı bu denli karanlık eylemlere sürükleyen sosyal çevre, dijital bağımlılık, değerler aşınması ve denetimsiz etki alanlarıdır.
Bu derece vahim ve hassas olaylarda, yetkili kurumların görevlerini hiçbir baskı ya da yönlendirmeye maruz kalmadan, sükûnet ve devlet vakarı içinde ifa etmesi hayati bir öneme sahiptir.
Olayın her yönüyle aydınlatılması beklenmeden dile getirilecek siyasi yorumlar, gerçeğin üzerini örtmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Eğer değerlendirme yapılması gerekli görülüyorsa, bu ancak sürecin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilmelidir.
Hiç kimse bu denli acı bir hadiseyi gündelik siyasetin aracı haline dönüştürmemeli; yaşanan trajedi üzerinden istismar peşinde koşmamalıdır.
Tüm bu tespitler ışığında, yaşanan elim olayın vicdanlarımızda açtığı derin yaranın da dile getirilmesi kaçınılmazdır.
Bu alçakça saldırıda Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmen kardeşimize Cenab-ı Allah'tan rahmet; kedere boğulan ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Her iki menfur saldırıda yaralanan evlatlarımıza da bir an evvel şifalar temenni ediyorum.
Haber Global