Türkiye Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sokağın değil, mahkemelerin savunma yeri olduğunu vurgulayarak, yargı süreçlerinin şeffaflığına dikkat çekti. Eskişehir'deki orman yangınında şehit düşen kahramanları saygıyla anarak konuşmasına başlayan Bakan Tunç, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Oxu.Az'ın İHA'dan aktardığı habere göre, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ve partililerle gerçekleştirdiği görüşmede yaptığı konuşmada, Eskişehir'deki yangında 5'i orman işçisi ve 5'i AKUT çalışanı olmak üzere 10 kahramanın cansiparane mücadele verirken şehit olduklarını hatırlatarak, bu acı kaybın Türk milletini derinden sarstığını ifade etti. Bakan Tunç, konuşmasında bugüne kadar gerçekleştirilen anayasa reformlarını da hatırlatarak yeni anayasa çalışmalarının önemine vurgu yaptı.
Bakan Tunç, ülkenin artık "Türkiye Yüzyılı"na adım attığını belirterek, bu yeni dönemin ruhuna yakışır demokratik, sivil, katılımcı ve temel hak ve özgürlükleri önceleyen bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunu güçlü bir şekilde vurguladı. Mevcut anayasanın darbeci ve vesayetçi ruhundan tamamen arındırılması gerektiğini işaret eden Tunç, siyasi partiler arasında sağlanacak uzlaşmanın hayati önemine dikkat çekti.
Tunç, "Anayasa'mızdaki bu vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik çabalarımız küçümsenemeyecek derecede yüksek ama Anayasa'nın darbeciler tarafından yazılmış olması bile tek başına değişiklik için yeter sebep. Artık Türkiye Yüzyılı'na başladık, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edeceğiz. Demokratik, sivil, katılımcı, temel hak ve özgürlükleri öne alan, toplumun her kesiminin kendisini içinde bulduğu toplum sözleşmesini yapmak durumundayız. Tabii bunun için uzlaşma gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partilerin bu konuda uzlaşması önemli. Siyasi partilerin her birine sorduğumuz zaman hepsi yeni, demokratik bir anayasa istiyor." şeklinde konuştu.
Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Seçimlere 3 yıl gibi bir zaman var. Eğer bir uzlaşma zemini sağlanırsa, partiler, vesayetçi ve darbeci anlayışın yazdırdığı bir anayasa yerine milletin temsilcileri tarafından yazılan ve millet tarafından onaylanan bir anayasa noktasında mutabık kalırsa, bu milletimiz ve ülkemizin menfaatine olacak. Bu noktada destek veren siyasileri de milletimiz takdir edecektir. Bu konuda inşallah başarılı olunur. Bütün temennimiz bu."
Demokrasi ve ülkenin her bir köşesine hizmet götürülmesi için yapılan çalışmaların "Terörsüz Türkiye" döneminin zeminini hazırladığını vurgulayan Tunç, şu değerlendirmede bulundu:
"Son gelişmelerle beraber Terörsüz Türkiye hedefinde çok önemli bir noktaya geldik. İnşallah bu süreç, silahların yakılması süreci, tabii ki devletimizin ilgili kurumları tarafından hassasiyetle takip ediliyor, izleniyor. Bu anlamda yapılması gerekenleri yapmanın çabası içerisindeyiz. Devlet kurumları tam bir koordinasyon içerisinde bunu gerçekleştiriyor. Bir devlet politikası olarak bu hayata geçiriliyor ve milletimiz tarafından da büyük destek buluyor. Terörsüz bir Türkiye demek, gelişmiş ve kalkınmış, dünyada ekonomisi güçlü bir Türkiye demektir."