Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 27 Ekim 2025'te meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar sürüyor. Halk büyük korku ve panik içinde geceyi sokaklarda geçiriyor.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı habere göre, sığ derinlikte gerçekleşen deprem, başta İstanbul, İzmir ve Bursa olmak üzere çevre illerde de şiddetli şekilde hissedildi.
Artçı Sarsıntılar Sürüyor
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) verilerine göre, ana sarsıntının ardından bölgede çok sayıda artçı deprem kaydedildi. 4 büyüklüğünün üzerindeki artçıların sayısı 12'yi geçti. Sındırgı ve çevresindeki sismik hareketlilik halen devam ediyor.
Uzmanlardan Uyarılar
Depremin ardından yer bilimciler bölgeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, depremin bulunduğu bölgenin jeolojik yapısına dikkat çekti:
"Aktaş-Sındırgı/Balıkesir'de bir deprem oldu. Bu bölge bir grabenin (Gediz) horst kısmında yer alıyor. Horst parçalanıyor ve deprem üretmeye devam ediyor. Hasarlı evlerden uzak durun."
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise depremin büyüklüğüne ve enerjisine vurgu yaptı:
"Sındırgı çevresinde son 10 günde 430 deprem kaydedildi. Bu etkinlik, 10 Ağustos'ta başlayan sarsıntıların devamı niteliğinde. 6,1 büyüklüğündeki bir deprem ülkemiz koşullarında hasar yaratır. Sığ olması nedeniyle yüzeyde şiddetli hissedildi. Salınan enerji, neredeyse bir Nagazaki atom bombasına eşdeğer; yaklaşık 20 bin ton dinamit patlamasına denk. Artçı sarsıntıların bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Hasarlı binalara kesinlikle girilmemeli."
Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış ise depremle ilgili söylentilere karşı uyarıda bulundu:
"Başka depremleri tetikleyeceğini söylemek için elimizde yeterli veri yok. Türkiye'de hiç kimse bir depremin zamanını önceden bilemez. Bu nedenle halkın paniğe kapılmaması, doğrulanmamış bilgilerden uzak durması gerekir."
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy da artçı sarsıntıların süreceğini belirtti:
"Artçılar bir süre daha devam edecek, bu paniğe yol açmamalı. Asıl önemli olan, deprem olmayan dönemleri iyi değerlendirmek. Binalarımızın depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmeliyiz. Eğer çürükse o binada yaşamamak gerekir. En güvenli yer sağlam binaların içidir, sokaklar daha tehlikeli."