Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma hakkında dikkat çekici açıklamalar yaptı. Soruşturma dosyasının 14 klasöre eriştiğini ifade eden Cansu, Doku'ya ait sim kartın Ankara'da sinyal verdiğinin belirlendiğini ve hastane kayıtlarında tespit edilen çelişkilerin detaylı şekilde incelendiğini aktardı.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetini aydınlatmaya yönelik sürdürülen soruşturmada yeni ve önemli bilgilere erişildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, dosyadaki karmaşık noktaların birer birer aydınlatılmaya başlandığını vurguladı.
Başsavcı Ebru Cansu, göreve başladığında dosyada ilk dikkatini çeken unsurun Gülistan Doku'nun sim kartının Ankara'da baz istasyonuna bağlanması olduğunu belirtti.
Cansu, bu ayrıntının takip edilmesiyle elde edilen sonuçları şu şekilde aktardı;
Başka bir şehirde baz verdiğini fark ettiğimde bu bilginin peşinden giderek zincirleme sorgulama gerçekleştirdim ve bazı verilere ulaştım. Dosyaya yalnızca cihaz bilgileri eklenmiş fakat bu bilgilerin arkası araştırılmamıştı. Söz konusu sim kartı ve cihazı daha önce kimlerin kullandığı sorgulanmamıştı. Bu noktadan itibaren sürdürdüğüm araştırmalar beni 'Gökhan' ismine ulaştırdı.
Başsavcı Cansu, Gülistan Doku soruşturmasına dair yeni detayları kamuoyuyla paylaştı
Soruşturma sürecinde jandarmaya ulaşan gizli tanık ifadelerini titiz bir biçimde değerlendirdiklerini belirten Cansu, arama faaliyetlerine bizzat iştirak ettiğini söyledi. Tunceli'deki dağlık, ormanlık araziler ve mağaraların tek tek araştırıldığını ifade eden Başsavcı, "Ankara'dan sevk edilen donanımlı JASAT timleri ve teknik ekipman desteğiyle 30 kişilik bir ekip hâlâ sahada aktif olarak görev yapıyor." dedi.
Dijital materyaller ve baz analizleri devam ediyorGizli tanığın dikkat çektiği Gençlik Merkezi ve Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde yeniden baz analizi gerçekleştirildiğini belirten Cansu, dijital kanıtlara ilişkin süreci şu ifadelerle özetledi;
Tüm şüphelilerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi dijital araçlarına el konuldu. Siber suçlar biriminin uzmanları tarafından incelemeler sürdürülüyor. HTS ve PTS verilerini yeniden değerlendiriyoruz. İddia edilen lokasyonlarda bizzat bulunarak çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyoruz.
Soruşturmanın en çarpıcı noktalarından birini ise Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarındaki uyumsuzluk oluşturdu. Başsavcı Cansu, Polnet kayıtları ile hastane belgelerinin örtüşmediğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı;
Gülistan Doku'nun tedavi belgelerini talep ettiğimizde tarihlerde bir tutarsızlık saptadık. Polnet kaydında hastaneye giriş yapıldığı görülen bir tarih, hastane tedavi belgelerinde hiçbir şekilde bulunmuyordu. Bu durum kuşku uyandırdı. Konuya ilişkin Sağlık Bakanlığı müfettişleri hastanede inceleme çalışmalarını sürdürüyor.
Başsavcı Ebru Cansu, soruşturmanın etkili biçimde ilerletilmesi konusunda Adalet Bakanlığı'nın tam desteğini aldıklarını dile getirerek, "Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve Bakan Yardımcımız Sayın Can Tuncay'ın destekleri tüm hukuk camiasına moral verdi. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.
TRT Haber