Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, önceki gece saat 23.15'te Trabzon'un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında 3,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremi değerlendiren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, sarsıntının bölgenin jeolojik yapısı göz önüne alındığında beklenmedik olmadığını söyledi.
Akın, özellikle alüvyal zeminler ve heyelan riski taşıyan alanlarda bulunan yapıların Türk Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygun şekilde inşa edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu şartları sağlamayan binaların mutlaka kontrol ettirilmesi gerektiğini belirten Akın, depremde sıkça karıştırılan "büyüklük" ve "şiddet" kavramlarına da dikkat çekti.

Deprem büyüklüğünün aletlerle ölçülen sayısal bir değer olduğunu ifade eden Akın, şiddetin ise insanların hissettiği sarsıntıya göre değiştiğini ve yerel zemin özelliklerinden doğrudan etkilendiğini söyledi. Sağlam olmayan zeminlerde depremin daha güçlü hissedildiğini kaydeden Akın, son depremde de sahile yakın alüvyal alanların daha fazla sallandığını belirtti.
Karadeniz açıklarındaki fayların uzun süredir bilindiğini hatırlatan Akın, bölgede geçmişte Gürcistan açıklarında ve Bartın çevresinde 5-6 büyüklüğünü aşan depremlerin yaşandığını anımsattı. Deprem tehlike haritalarında Trabzon için öngörülen yer ivmesinin kaya zemin varsayımına dayandığını ifade eden Akın, parsel bazlı zemin çalışmalarının önemine işaret etti.
Depremden zarar görmenin büyük ölçüde yapı-zemin ilişkisine bağlı olduğunu dile getiren Akın, "Doğru tasarlanmış, zemine uygun yapılarda deprem yıkıcı olmaz. Trabzon risksiz bir bölge değil, bu gerçeğe alışmamız gerekiyor" dedi.
Akın, deniz içerisindeki faylardan ziyade Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAFZ) Trabzon için daha büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. KAFZ'ye yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan kentin, bu hatta meydana gelebilecek büyük bir depremden etkilenebileceğini söyleyen Akın, 1939 Erzincan depreminde Trabzon'da can kayıpları yaşandığını hatırlattı. Bingöl Yedisu segmentinde 7'nin üzerinde bir deprem beklendiğini vurgulayan Akın, böyle bir sarsıntının Trabzon için ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Son depremin yıkıcı nitelikte olmadığını, küçük ölçekli ve düşük şiddetli bir sarsıntı olduğunu belirten Akın, artçı depremlerin tahmin edilmesinin zor olduğunu ancak bu olay özelinde büyük bir deprem beklentisinin bulunmadığını söyledi. Olası artçıların daha düşük büyüklüklerde olabileceğini dile getiren Akın, "Bu deprem için endişe verici bir durum görmüyorum" dedi.
Sosyal medyada dile getirilen "avizeler sallanmadı" yorumlarına da değinen Akın, bunun nedeninin hissedilen dalganın türüyle ilgili olduğunu belirtti. Daha çok alttan vurma etkisi yapan P dalgasının hissedildiğini söyleyen Akın, bu nedenle sarsıntının sallantıdan çok kısa süreli bir darbe şeklinde algılandığını ifade etti.
Trabzon ve çevresinde ciddi bir tsunami riski öngörmediğini de vurgulayan Akın, asıl dikkate alınması gereken tehlikenin Kuzey Anadolu Fay Hattı olduğunu sözlerine ekledi.
Haber Global