Bolu'daki korkunç yangın faciasında eşi Dr. Kübra Tonguç Altın ve kızı Alya Altın'ı kaybeden Hilmi Altın, yaşadığı acı dolu anları sosyal medya hesabından paylaştı. Altın, "Çok büyük bir can pazarıydı. Ancak bu bir talihsizlik değildi! Göz göre göre bir katliam yapıldı. Bizlere o otelde 'Ölümlerden ölüm beğen' denildi" sözleriyle yaşananların bir kaza olmadığını vurguladı.
Hilmi Altın, eşi ve kızının kendisini uyandırmasıyla başlayan ve sadece 30 saniye süren o korkunç anlarda neler yaşadığını şöyle anlattı:
"Gözümü açtığımda karşımda eşimi ve kızımı koşarak odadan çıkarken gördüm. Ben giyinip, odadan çıktığımda ise çok yoğun zehir gibi bir dumanla karşılaştım ve nefes almak imkansızdı. Eşimin ve çocuğumun erken davranmasının kurtulmalarına yardım ettiğini düşünerek, çaresizce ileri geri giderken arkadaşlarımıza koridorda rastladım."
Altın ve diğer konuklar, pencereden çarşaflarla inmeye çalışırken yatakları da aşağı attıklarını belirtti. Kendisi de 8. kattan 5. kattaki sundurmanın üzerine düşerek son anda kurtuldu. Ancak eşi ve kızını hiçbir yerde bulamadı.
Hilmi Altın, kızını canından çok seven eşinin, "minik kuşu"nu son nefesinde dahi bırakmadığını söyledi. Birlikte tatile gittikleri Yalçın ailesinden de iki kişiyi kaybettiklerini belirtti.
"Allah bana bir can verdi, eşimin ve kızımın can borcunu bana yükledi. Bende de bu can oldukça sorumlularının hak ettiği cezayı alması için var gücümle savaşacağım" diyen acılı baba, devlete ve adalete güvendiğini vurguladı.
Milliyet