Bugün Azerbaycan'ın seçkin bestecisi, SSCB halk sanatçısı ve SSCB Devlet Ödülü sahibi Fikret Amirov'un doğum günü.
Oxu.Az'ın hatırlattığı gibi, 22 Kasım 1922'de Gence'de ünlü şarkıcı, tar sanatçısı ve besteci Meşedi Cemil Amirov'un ailesinde doğdu.
Gence'de müzik okulunda tar bölümünde, ardından Bakü müzik okulunda kompozisyon bölümünde eğitim aldı. 1939 yılında Azerbaycan Devlet Konservatuvarına (şimdi Bakü Müzik Akademisi) girdi, burada dönemin önde gelen müzisyenleri onun öğretmenleri oldu.
Konservatuvarda Fikret, ünlü eğitimci Boris Zeydman'ın rehberliğinde besteciliğin sırlarını öğrendi ve Azerbaycan profesyonel müziğinin kurucusu büyük Üzeyir Hacıbeyov'dan Azerbaycan halk müziğinin temellerini öğrendi.

Savaş başladıktan sonra Amirov cepheye gitti, ancak yaralandıktan sonra terhis edildi. Kariyeri boyunca Fikret Amirov bir dizi önemli pozisyonda görev yaptı: Gence ve Müslüm Magomaev adlı Azerbaycan Devlet Filarmoni'sinin sanat yönetmeni, Azerbaycan Devlet Opera ve Bale Tiyatrosu'nun müdürü olarak ülkenin müzik kültürünün gelişimine önemli katkılarda bulundu.
1945 yılında eğitimine devam etti ve üç yıl sonra "Ulduz" operasını mezuniyet çalışması olarak sunarak konservatuvardan mezun oldu.
Fikret Amirov'un yaratıcı mirası çeşitliliği ile etkileyicidir - besteci neredeyse tüm müzik türlerinde çalışarak eşsiz güzellikte ve derinlikte eserler yaratmıştır. Eserleri, sanatsal içeriği, etik önemi, felsefi derinliği ve psikolojik özellikleri sayesinde Azerbaycan müzik tarihinde özel bir yere sahiptir. Fikret Amirov'un zengin ve çok yönlü yaratıcılığının temel amacı, milli tarzda profesyonel müzik eserleri yaratmaktı.
Fikret Amirov, dünya müzik tarihine dünya müzik sanatında benzeri olmayan özgün bir tür olan senfonik muğamın yaratıcısı olarak girdi. Bu türdeki ilk eser, besteci tarafından 1949 yılında yazılan "Şur" senfonik muğamıydı.
Daha sonra "Kürd-ovşarı" ve "Gülistan - Bayatı-Şiraz" senfonik mugamlarını yarattı. Bu eserler Fikret Amirov'un yaratıcılığında özel bir aşama olarak kabul edilir.
Fikret Amirov, senfonik muğam türünde iki klasik müzik türünü - muğamı ve senfoniyi - organik bir biçimde birleştire bilmiştir. Bu nedenle senfonik muğam türünde hem muğama, hem de senfoniye has olan formaya, yapıya, gelişimli olay çizgisine vb. özelliklere rastlanır.
Tam da bu sebepten bestecinin senfonik muğamları dünyanın çeşitli ülkelerde seslendirilmiş, Niyazi, G. Rozdestvenski, Stokowski, Abendroth və diğer ünlü şefler bu eserlerin yorumcusu olmuşlardır. Günümüzde de bestecinin senfonik muğamları dünya senfonizminin en güzel örnekleri arasında seçiliyor. Bu eserler, Azerbaycan kültürünün dünyada tanıtılmasında özel öneme sahiptir.
Fikret Amirov ayrıca, Cefer Cabbarlı'nın dramasından yola çıkarak yazdığı "Sevil" operasıyla Azerbaycan'da ilk kez lirik-psikolojik opera geleneğinin temelini atmıştır.
Bestecinin zengin yaratıcılığı diğer besteciler için de bir kaynak olmuşdur. Nitekim ondan sonra Niyazi "Rast", S. Elekberov "Bayatı-Şiraz", V. Adıgözelov "Segah", T. Bakıhanov "Humayun", "Neva" ve daha başka senfonik muğamlar bestelediler.
Bestecinin büyük yetenek və yüksek profesyonellikle kaleme aldığı eserler bugün de böyük ilgi ve sevgi ile dinlenilmektedir.

"Sevil" operası, "Ürekçalanlar", "Gözün aydın" müzikli komedileri, "Nesimi" destanı, "Binbir Gece", "Nizami" baleleri, "Azerbaycan Süiti", "Senfonik Danslar", "Azerbaycan Gravürleri", piyano için "12 Miniatür" çocuk parçaları, keman ve piyano için "Muğam Poema", "Sonat", çeşitli şairlerin sözlerine bestelenmiş şarkılar, romanslar ve diğer eserlerinde Fikret Amirov büyüleyici bir sanat dünyası yaratabilmiştir.

Azerbaycan ve Doğu müziğinin gelişiminde büyük rol oynamış olan bu görkemli besteci, 20 Şubat 1984'te Bakü'de vefat etmiş ve Fahri Hiyaban'da defnedilmiştir.
