DEM Parti heyeti, süreç komisyonunun kurulmasının ardından İmralı Adası'nda terörist elebaşı Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği üç saatlik görüşme sonrasında bir açıklama yaptı.
Oxu.Az'ın Türkiye Gazetesi'nden aktardığı habere göre, yapılan açıklamada, sürecin geldiği nokta ve geleceğe yönelik atılacak adımlar üzerinde duruldu.
3 Saatlik görüşme: "Süreç değerlendirildi"
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ardından, DEM heyeti ilk kez İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye, Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol katıldı.
"Sürecin sona ermesi için elimizden geleni yapıyoruz"
Açıklamada, Öcalan'ın sağlık durumunun iyi olduğu ve moralinin yüksek olduğu belirtildi. Ayrıca, görüşmede Barış ve Demokratik Toplum sürecinin geldiği aşamalar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Öcalan, sürecin karmaşıklığını ve hassasiyetini vurgulayarak, şu ifadelerde bulundu:
"Yaşadığımız sorunun cerrahi müdahale gerektirecek kadar kangren olduğunu düşünüyoruz. Süreci bu hassasiyetle yürütmeye özen gösterdik."
Öcalan, sürecin sona ermesi için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirtti.
"Sürecin 3 kilit kavramı: Demokratik toplum, barış ve entegrasyon"
Öcalan, sürecin temelinde yer alan üç kilit kavramı sıralayarak, bunların başarılı bir şekilde hayata geçirilmesiyle sonuca ulaşılabileceğini ifade etti:
Demokratik toplum
Barış
Entegrasyon
Bu temele dayalı olarak, sürecin yeni bir aşamaya geçmesi gerektiği üzerinde durdu ve adımların hızla atılmasının önemini vurguladı.
Demokratik Cumhuriyet ve entegrasyon mesajı
Öcalan, tercihinin her zaman demokratik cumhuriyet ve demokratik toplum temelli bir entegrasyon olduğunun altını çizdi. Bu stratejik yaklaşımın doğru bir şekilde anlaşılmasının, Türkiye'ye büyük kazançlar sağlayacağını belirtti. Ancak, bu tercihin bazı siyasetçiler ve basın organları tarafından basitleştirilerek ya da yok sayılarak ele alınmasının sürece zarar verdiği ifade edildi.
Ayrıca, halklar arasındaki ebedi dostluğa ve barışa olan inancını yineleyerek, bu sürecin en önemli hedeflerinden birinin toplumsal barış olduğunu bir kez daha dile getirdi.