DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, tarihi bir çağrıda bulunarak "Türkiye barışı, komşu coğrafyada yükselen alevleri söndürmek için öncülük edebilir" dedi. Hatimoğulları, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sürece ilişkin uyarılarını da "çok önemli" olarak nitelendirdi.
Oxu.Az'ın DHA'dan aktardığı habere göre, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada barış sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Tarihin fırsatları, bizlere bekleme şansı vermez, vermeyecektir" diyen Hatimoğulları, "100 yıllık bekleyişin tortusunu omuzlarımızdan atmak istiyoruz. Tarih bize, 'Beklemeyin, yol alın' diyor. Bekledikçe kaybettik, yaralar derinleşti ve fırsatlar uçup gitti" ifadelerini kullandı. İran-İsrail geriliminin barışın önemini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Türkiye barışı, komşu coğrafyada yükselen alevleri söndürmek için öncülük edebilir. Sayın Bahçeli'nin, sürecin hızlı ve dikkatli gitmesi gerektiğine dair uyarıları çok önemlidir" dedi. Hatimoğulları, "Kendi iç demokrasisini kurumsallaştırmayan ülke, küresel fırtınalardan çok ağır yara alır. Bu yakın zamanda yaşadığımız deneyimle sabittir" diyerek toplumun kaygılarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Hatimoğulları, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Meclis'te kurulması planlanan komisyona ilişkin beklentilerini dile getirdi. "Bugün Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin grup başkan vekilleri ile bu konuyu görüşmek için bir toplantı gerçekleştirecek. Bu gerçekten çok olumlu ve ümit ediyorum ki bugünkü toplantıdan somut sonuçlarla çıkılabilir" diyen Hatimoğulları, barışın yolunun cesaret, kararlılık ve samimiyetle aşılacağını vurguladı. Hatimoğulları, "Adalet ve demokrasiyi biz tesis ettikçe, o zaman barışı daha çok konuşuruz, çatışmalar biter ve silahlar susar" dedi. Barış sürecine yönelik toplumsal desteğe dikkat çeken Hatimoğulları, İnsan Hakları Derneği'nin Diyarbakır'da düzenlediği "Barışa Giden Yol, Hafıza ve Adalet Buluşmaları"nda hem Uğur Kaymaz'ın hem de Eren Bülbül'ün annelerinin "Biz barıştan yanayız" mesajını verdiklerini hatırlatarak, "Bu mesaj hem siyaset kurumuna hem de toplumsal dinamiklere çok büyük sorumluluklar yüklemiştir" diye konuştu.