Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı askeri saldırısı sonucunda barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, bunun yanı sıra saldırgan savaşın hazırlanması ve yürütülmesi, soykırım, savaş kanunlarını ve kurallarını ihlal etme, ayrıca terörizm, terörizmi finanse etme, iktidarı zorla ele geçirme, zorla elde tutma ve diğer çok sayıda suçları işlemekle suçlanan Ermenistan Cumhuriyeti vatandaşları Arayik Arutyunyan, Arkadi Gukasyan, Bako Saakyan, Davit İşhanyan, David Babayan, Levon Mnatsakanyan ve diğerlerinin hakkındaki ceza davalarına ilişkin açık mahkeme duruşması 11 Temmuz'da devam etti.
Oxu.Az AZƏRTAC'a dayanarak bildiriyor ki, Bakü Askeri Mahkemesi'nde hakimler Zeynal Ağayev başkanlığında, Camal Ramazanov ve Anar Rzayev'den oluşan heyetle (yedek hakim Günel Semedova) gerçekleştirilen mahkeme oturumunda sanıların her biri bildikleri dilde tercüman ve ayrıca savunmaları için avukatlarla temin edildi.
Oturumda sanılar, savunucuları, mağdurların bir kısmı, onların yasal varisleri ve temsilcileri, ayrıca devlet suçlamalarını savunan savcılar katıldı.
Hakim Zeynal Ağayev, sürece ilk kez katılan mağdurlara mahkeme heyetini, devlet suçlamalarını savunan savcıları, tercümanları vb. tanıttı, ayrıca onların yasalarca öngörülen haklarını ve görevlerini açıkladı.
Mağdur Mehriban Bekirova ifadesinde 1992 yılı Şubat ayının 25'inden 26'sına geçen gece Hocalı Soykırımı sırasında Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından rehin alındığını, Hankendi'ye götürülerek orada 10 gün rehin tutulduğunu belirtti. O sırada 4 küçük çocuğu, bunların arasında birkaç günlük Günay adlı bebeği vardı. Bir buçuk yaşındaki oğlu başından şarapnel yarası almıştı. Rehin tutulduğu sürede işkencelere maruz kalmış, kendisinden Hocalı havaalanında polis olarak çalışan eşi Abdullah Hemzeyev hakkında bilgiler istenmiştir. Kızı Günay, rehin tutulduğu sırada aldığı darbeler nedeniyle 15 yaşında hayatını kaybetmiştir.
O, Savcı Vüsal Abdullayev'in sorusuna cevabında soykırımından önce de Hocalı'nın düzenli olarak ateşe tutulduğunu, bu nedenle bodruma sığındıklarını, bebeğini 23 Şubat'ta bodrumda dünyaya getirdiğini söyledi. Rehin alındığı sırada bebeğinin kendisinden alındığını belirtti. Üç gün sonra Viktoriya adlı Ermeni olmayan bir kadın bebeğini bularak yanına getirmiş.
Bu sırada mahkemede gazeteci Viktoriya İvleva'nın (çeşitli gazetelerde çalışmış savaş foto muhabiri Viktoriya İvleva'nın Hocalı'da çektiği fotoğraflar "Savaş Suçunun Hocalı Tanığı. Ermenistan Sanık Sandalyesinde" kitabında da yer almış - ed.) "Moskovskiye Novosti" gazetesinde yayınlanan, kendisinin de fotoğrafının yer aldığı gazete sayfası gösterildi. M. Bekirova onlara yardım eden kadının fotoğraftaki kişi olduğunu doğruladı.
Hocalı şehri sakini Mürsel İlyasov, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin 1992 yılı 25 Şubat'ı 26'ya bağlayan gece saldırdığında kendisi ve aile üyelerinin komşuları Osman Hemdiyev'in bodrum katına sığındıklarını belirtti. O sırada orada 4 ailenin üyeleri, toplamda 26 kişi varmış. Bodruma bomba atılmış, orası ateşe tutulmuş. Sonuç olarak o, yüzünden, sol kolundan ve sağ elinin parmaklarından yaralanmış. Yaşadığı sokaktaki evlerin çoğu, kendi evi dahil yakılmış, 92 yaşındaki ninesi de evde yanarak ölmüş. Mağdurun babası Mehemmed İlyasov gözlerinin önünde kurşunlanmış. Kardeşi Ahmed İlyasov da Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından öldürülmüş.
Ermenistan silahlı kuvvetleri onları rehin alıp Hankendi'ye götürmüşler. M. İlyasov savcı Terane Memmedova'nın sorusuna cevabında rehin tutulduğu süre boyunca işkencelere maruz kaldığını, dövüldüğünü belirtti. Birkaç gün sonra Azerbaycan askerlerine teslim edilmiş.
Mağdur Alövset Guliyev, Hocalı şehrinde ailesiyle yaşadıklarını belirtti. 1992'de soykırımından önce - 21 Ocak'ta nöbetteyken Ermeniler tarafından açılan ateş sonucunda başından kurşunla yaralanmış. 25 Şubat'ı 26'ya bağlayan gece şehre saldırı düzenlendiğinde bodrumda saklanmış. Başsavcılık Devlet İddiasının Savunması Dairesi Şube Başkanı Nesir Bayramov'un sorusuna cevabında, Ermenistan silahlı kuvvetleri şehre girdiğinde orayı terk ederek Ağdam ilçesine geldiğini belirtti.
Başsavcının Birinci Yardımcısı Vüsal Aliyev'in sorularını cevaplayan mağdur Avez Abbasov, Kerkicahan sakini olduğunu, 1989'da Ermenilerin kendisinin ve kardeşinin üzerine bomba attığını söyledi. O, şöyle belirtti: "Ben üçüncü sınıf öğrencisiydim, kardeşim Eyvaz birinci sınıfta okuyordu. Bir grup kişi yaklaşıp 'Biz Azerbaycanlılardan intikam alacağız' dedi. Ben yardım çağırmak istediğimde üzerimize el bombası attılar. Kardeşim öldü, ben ise ağır yaralandım. Şuşa, Ağdam ve Bakü hastanelerinde tedavi gördüm."
Diğer kardeşinin de Ermeniler tarafından vurulduğunu söyleyen A. Abbasov, onun daha sonra Şuşa'nın savunması uğruna yapılan çatışmalarda şehit olduğunu belirtti.
Gıyas Alıyev ifadesinde Kelbecer ilçesinin Ağdaban köyü sakini olduğunu, 8 Nisan 1992'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin köye saldırısı sırasında ağır kurşun yarası aldığını belirtti. Başsavcının Özel Görevler Yardımcısı Tugay Rehimli'nin sorusuna cevabında köyde evlerin yakıldığını, sivillerin, akrabaları dahil öldürüldüğünü söyledi. Köy sakinlerinden 4 kişiyi tankla ezerek öldürmüşler.
"Olay sırasında herkes evden çıktı. Amcam baktı ki, 5 yaşındaki kız çıkmamış. Eve girip kızı sırtına alıp çıkarken kapının ağzında, ikisine bir kurşun vuruldu. Amcam öldü, kız ise yaralıydı, can çekişiyordu. Onu götürüp yakındaki toprağı kazıp, yaralı halde oraya gömmüşlerdi. O sırada amcamların bir komşusu yakında saklanmış, olanları görüyormuş. Ermeni askerler gittikten sonra komşu onların gömüldüğü yeri kazıp ve kızın cesedini çıkardı," diye ekledi.
Sadık Rehimov ifadesinde 1991-1993 yıllarında Azerbaycan topraklarının savunması için çatışmalara katıldığını, Sugovuşan'da yaralandığını söyledi. "Orada Yevlah'tan yaralı bir askerin üzerinden Ermenilerin tankla geçtiğini gördüm," diye mağdur ekledi.
Tünzale Paşayeva ifadesinde Hocalı sakini olduğunu, 25 Şubat'ı 26'ya bağlayan gece 1992'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin şehre saldırdığını belirtti. O, aile üyeleriyle Ketik Ormanı'na sığınmış, sonra ise rehin alınmışlar.
Rehin alınmadan önce Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerleri onun amcasının oğlu Mehdi Hasanov'u kurşunlayarak öldürmüşler.
Mağdur Valide Nesibova ifadesinde Hocalı Soykırımı sırasında yaralandığını belirtti. O, Savcı Fuad Musayev'in sorusuna cevabında olaylar sırasında kardeşinin iki çocuğunun öldürüldüğünü, annesinin, gelinlerinin yaralandığını söyledi ve ekledi: "Benim kendi çocuğum ormanda kalmıştı. Bir gün sonra donmuş halde getirdiler."
Reşad Aliyev ifadesinde 1992'de küçük yaşta iken Ermenistan silahlı kuvvetlerinin açtığı ateş sonucunda yaralandığını belirtti.
Müşfig Sadıkov ifadesinde Hocalı Soykırımı sırasında babasının yaralandığını, yakın akrabalarının öldürüldüğünü belirtti. O, olaylar sırasında diğer sivillerin de öldürüldüğünü, evlerin yağmalandığını ve yakıldığını, hayatta kalanların çeşitli yöntemlerle kandırılarak rehin alındığını söyledi: "Mesela, Ermeniler gaz borusunu delip yakmışlardı, kendileri de saklanmışlardı. Soğuk havada ısınmaya gelen sivil Azerbaycanlıları hemen rehin alıyorlardı."
Samire Alesgerova ifadesinde 26 Ağustos 1998'de babası Mirza Alesgerov ile birlikte Tovuz ilçesinin Şıhheybat köyünde, kendilerine ait ekim alanında Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerleri tarafından rehin alındığını belirtti. Üç gün sonra Azerbaycan tarafına teslim edilmişler.
Elfag Hacıyev ifadesinde 12 Haziran 1993'te Azerbaycan topraklarının savunması uğruna yapılan çatışmalarda Ağdam'ın Merzili köyünde yaralandığını ve Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerleri tarafından esir alındığını belirtti. Esir tutulduğu sırada ona çok işkence yapılmış, göğsüne haç çizilmiş, altın dişleri zorla çıkarılmış. Şuşa hapishanesinde çalıştırılırken demir boruyu Ermeni gardiyanın gösterdiği yere koyarken elektrik çarpmış. Bayılmış. Gözlerini açtığında Hankendi'deki çocuk hastanesinde olduğunu öğrenmiş. Esarette 9 ay 18 günden sonra Azerbaycan'a teslim edilmiş.
Mağdur Umud Ayvazov ifadesinde Azerbaycan topraklarının savunması uğruna yapılan çatışmalarda Çenlibel adlı bölgede yaralandığını söyledi.
Metleb Allahverdiyev ifadesinde Goranboy ilçesinin Tapgaragoyunlu köyü sakini olduğunu, 16 Mayıs 1993'te ailesine ait patates tarlasında çalışırken kendisinin, babası Şiraslan'ın, kardeşi Kamil'in, Şakir Kazımov'un ve Faig Hasanov'un rehin alındığını belirtti. Onlar yaklaşık 25 gün Azerbaycan'ın o zamanlar Ermenistan silahlı kuvvetlerinin işgali altında olan bölgelerinde tutulmuş, daha sonra Erivan'a götürülmüş. Rehin tutuldukları süre boyunca M. Allahverdiyev'e ve diğer Azerbaycanlı rehinelere işkenceler yapılmış, vahşice dövülmüşler. 28 Eylül 1993'te Azerbaycan'a teslim edilmiş.
Arif Musayev ifadesinde 10 Mayıs 1992'de Tovuz ilçesinin Alibeyli köyünde Ermenistan silahlı kuvvetlerinin attığı merminin patlaması sonucunda yaralandığını belirtti ve ekledi: "On kez ameliyat oldum, hala ağrılarla yaşıyorum."
İfade veren mağdurlar - Halig İsgenderov ve Eldar Gasımov 1992'de, Namig Nağıyev ise 1993'te yaşadıkları Tovuz ilçesinin Alibeyli köyünde Ermenistan silahlı kuvvetlerinin provokasyonları sonucunda yaralandıklarını belirttiler. E. Gasımov havan mermisinin patlaması sonucunda sağ gözünü kaybetmiş.
İdris Aslanov ifadesinde 1996'da Tovuz ilçesinde hayvanları otlatırken Ermenistan silahlı kuvvetlerinin askerleri tarafından rehin alındığını söyledi. O, rehin tutulduğu süre boyunca dövülmüş, işkencelere maruz kalmış. Bir ay sonra rehinlikten kurtarılarak geri getirilmiş.
Novruz Novruzov ifadesinde Azerbaycan topraklarının savunması uğruna savaşırken esir alındığını, esir tutulduğu süre boyunca işkencelere maruz kaldığını, yaklaşık 20 gün sonra Azerbaycan'a teslim edildiğini söyledi.
Yaşar Tağıyev ifadesinde 1992 ve 1993 yıllarında Azerbaycan topraklarının savunması için yapılan çatışmalarda yaralandığını söyledi.
Rauf Mehtiyev ifadesinde 15 yaşındayken hayvan otlatırken Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından rehin alındığını, rehin olarak 18 gün kaldığını bildirdi.
Mağdurlar, ayrıca sanıkların, onların savunma avukatlarının ve kendi temsilcilerinin sorularını yanıtladılar.
Mahkeme süreci 14 Temmuz'da devam edecek.
12:18
Savaş suçları işlemekle suçlanan Ermeni asıllı kişilerin ceza davası duruşması yapılıyor.
Oxu.Az Report'a dayanarak bildiriyor ki, duruşma Bakü Mahkeme Kompleksi'nde Bakü Askeri Mahkemesi hakimi Zeynal Ağayev başkanlığında gerçekleşiyor.
Hatırlatalım ki, önceki duruşmada mağdur kişiler ifade vermişti.
Belirtelim ki, onlar Ermenistan devleti ve silahlı kuvvetleri, ayrıca Ermenistan tarafından Azerbaycan'ın işgal edilmiş topraklarında kurulan sözde Dağlık Karabağ cumhuriyeti ve onun yasadışı silahlı birlikleri tarafından Azerbaycan'a ve halkına karşı barış ve insanlık karşıtı suçlar, savaş suçları, saldırgan savaş yürütme, soykırım, zorla göç ettirme, zulüm, işkence, askeri yağma ve diğer yasadışı eylemlerle suçlanıyorlar.
Hatırlatalım ki, Ermenistan Cumhuriyeti ve silahlı kuvvetleri, ayrıca Ermenistan'ın kurduğu yasadışı "Dağlık Karabağ cumhuriyeti" ve onun yasadışı silahlı birlikleri tarafından işlenen suçlarla suçlanan 15 kişi - Arkadi Arşaviri (Arşaviroviç) Gukasyan, Arayik Vladimiri (Vladimiroviç) Arutyunyan, Bako Saaki (Saakoviç) Saakyan, Davit Rubeni (Rubenoviç) İşhanyan, Davit Klimi (Klimoviç) Babayan, Lyova Henrixi (Henrixoviç) Mnatsakanyan, Davit Azati (Azatoviç) Manukyan, Garik Grigori (Grigoroviç) Martirosyan, Melikset Vladimiri (Vladimiroviç) Paşayan, Davit Nelsoni (Nelsonoviç) Allahverdiyan, Gurgen Omerosi (Omerosoviç) Stepanyan, Levon Romiki (Romikoviç) Balayan, Madat Arakeli (Arakeloviç) Babayan, Vasili İvani (İvanoviç) Beglaryan ve Erik Roberti (Robertoviç) Gazaryan'a karşı Azerbaycan Cumhuriyeti Ceza Kanunu'nun 100 (saldırgan savaşı planlama, hazırlama, başlatma ve yürütme), 102 (uluslararası korumadan yararlanan kişilere veya kuruluşlara saldırma), 103 (soykırım), 105 (nüfusu yok etme), 106 (kölelik), 107 (nüfusu sınır dışı etme veya zorla göç ettirme), 109 (zulüm), 110 (insanları zorla kaybetme), 112 (uluslararası hukuk normlarına aykırı özgürlükten yoksun bırakma), 113 (işkence), 114 (ücretli askerlik), 115 (savaş kanunlarını ve geleneklerini ihlal etme), 116 (silahlı çatışma sırasında uluslararası insani hukuk normlarını ihlal etme), 118 (askeri yağma), 120 (kasten adam öldürme), 192 (yasadışı girişimcilik), 214 (terörizm), 214-1 (terörizmi finanse etme), 218 (suç örgütü kurma), 228 (yasadışı olarak silah, parçaları, mühimmat, patlayıcı maddeler ve cihazlar edinme, başkasına verme, satma, saklama, taşıma ve bulundurma), 270-1 (havacılık güvenliğine tehdit oluşturan eylemler), 277 (devlet adamına veya kamu görevlisine suikast), 278 (iktidarı zorla ele geçirme ve zorla tutma, devletin anayasal düzenini zorla değiştirme), 279 (yasalarda öngörülmeyen silahlı birlikleri ve grupları kurma) ve diğer maddeleriyle suçlanıyorlar.