Yeşilçam'ın unutulmaz sanatçılarından Fatma Girik'in vasiyetnamesinin iptali istemiyle kardeşi tarafından açılan davada karar çıktı. Mahkeme, Girik'in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmederek davayı reddetti. Kararın ardından mirasçılar Ahu Turanlı ve Müyesser Girik'in avukatları Sabit Emekdar ile Eylem Pektaş yazılı bir açıklama yayımladı.
Fatma Girik, 24 Ocak 2022'de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiş, vasiyeti doğrultusunda Bodrum'da hayat arkadaşı Memduh Ün'ün yanına defnedilmişti. Sanatçı, 2018 yılında düzenlediği vasiyetnamesinde mirasını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ile kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit şekilde paylaştırmıştı. Ayrıca kardeşi Günay Girik'in iki çocuğuna, koruyucu ailesi olduğu Ahu Aşkar'a ve evinde çalışan yardımcılarına da belirli oranlarda maddi pay bırakmıştı.
Ancak Günay Girik, vasiyetin hazırlandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını öne sürerek vasiyetnamenin iptali talebiyle dava açmıştı.
Dava kapsamında, Girik'in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018'deki hukuki ehliyetinin belirlenmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kurum tarafından hazırlanan raporda, Fatma Girik'in söz konusu tarihte fiil ehliyetine sahip olduğunun kabulünün uygun bulunduğu ve kararın oy birliğiyle alındığı ifade edildi.
Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetti
Karar duruşması, Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 11 Şubat'ta görüldü. Mahkeme, Günay Girik tarafından açılan davayı reddederek vasiyetnamenin geçerli olduğuna hükmetti.
Kararın ardından Ahu Turanlı ve Müyesser Girik'in avukatları Sabit Emekdar ile Eylem Pektaş tarafından yapılan yazılı açıklamada, sürecin bir miras kavgası olmadığı vurgulandı. Açıklamada, mahkeme kararının Fatma Girik'in özgür iradesinin hukuken teyidi olduğu belirtilerek, "akıl sağlığı yerinde değildi" yönündeki iddiaların asılsız olduğunun ortaya konduğu ifade edildi.
Avukatlar ayrıca basında yer alan "miras krizi" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, konunun yalnızca Fatma Girik'in vasiyetine duyulan saygı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Asılsız iddialarla itibar zedelemeye yönelik girişimlere karşı yasal hakların saklı tutulduğu da açıklamada yer aldı.
İHA