İngiltere'nin yıllarca dehşet saçan Pluckley adlı köyü 70 yıldan fazladır ülkenin en korkunç köyü olarak tanınıyor. Onlarca paranormal olay, kabuslar ve korkunç efsanelerle hatırlanan bu köyün sırrı, nihayet, bir araştırmacının çabası sonucunda açığa çıktı.
Oxu.Az bu konuda Daily Mail'e atıfta bulunarak haber veriyor.
Bildirildiğine göre, Batı İngiltere Üniversitesi'nin yaratıcı ekonomi doçenti, Dr. Simon Morton Pluckley'deki gizemli olayların izini kanıtlanabilir kaynaklarda aradı. O, yerel gazete arşivlerini, doğum, ölüm ve evlilik belgelerini, kilise kayıtlarını inceleyerek efsanelerin kökenlerine indi.
Efsanelere göre, köyde 10'dan fazla hayalet dolaşıyor - bunlar arasında kendini asan öğretmen ve çamur ocağında çığlık atan adam gibi korkunç figürler var.
Korkunç şöhretin tarihi
Pluckley köyü Kent kontluğunda, Maidstone ve Ashford arasında yer alıyor. Aslında, bu köy eski bir Anglo-Sakson yerleşim yeridir ve XIV. yüzyıla ait kilise de dahil olmak üzere bir dizi tarihi yapıya sahiptir. 1990'lı yıllarda ise Pluckley ünlü İngiliz yazar Herbert Ernst Bates'in "Mayıs Çiçekleri" romanının televizyon uyarlamasıyla daha da popülerleşti.
Ama onun en büyük şöhreti - korku dolu hikayelerle zengin olmasıdır. 1950 yılında Pluckley "en çok hayalet görünen yer" unvanına layık görüldü ve 1989 yılında bu statü "Guinness Rekorlar Kitabı"nda da kaydedildi.
Bilimsel meraktan kişisel araştırmaya
Doktor Morton'un bu araştırmaya olan ilgisi sadece bilimsel değil, aynı zamanda kişisel nedenlere dayanıyor: onun merhum babasının kökleri tam olarak Pluckley köyüne bağlıdır. Çocuk yaşlarından bu korkunç efsanelerle ilgilenen Morton, sonuç olarak bir köyün yıllarca nasıl mitlerle yaşadığını ortaya çıkarmayı başardı.
Pluckley'deki hayaletlerin izi: uydurma mı, yoksa gerçek mi?
Ancak doktor Morton araştırmasında bu hikayelerin çoğunun bir kişinin - Pluckley sakini Frederick Sanders'in - hayal gücünün ürünü olduğunu tespit etti. Sanders özel olarak yayınladığı kitaplarında, gazetelere yazdığı mektuplarda ve hayalet avcılığı makalelerinde bu hikayeleri yayarak köyün korkunç itibarının temelini attı.
En ilginci ise, bazı efsanelerin arkasında gerçek trajedilerin olmasıdır:
- 1911'de Sarah Sharp yanarak hayatını kaybetti - o, "su kovasını taşıyan kadın" hayaletine ilham verdi.
- 1862'de Mary Ann Bennett intihar etti - köy efsanesinde "Lady Rose Court" olarak kaldı.
- 1899 yılında Richard Bridland maden ocağında meydana gelen talihsiz bir kaza sonucu ölüyor; bu olay "çamur madeninde çığlık atan adam" imgesinin oluşmasına neden oluyor.
1919 yılında kağıt üreticisi Henri Edqar Martin kendini asarak intihar ediyor; efsanelerde "asılmış öğretmen" olarak tasvir ediliyor.
Böylece, İngiltere"nin "en korkutucu" köyü statüsü, görünüşe göre, bir kişinin uydurduğu efsaneler ve talihsiz tesadüflerin birleşiminden ibaretmiş. Ama köyün mistik havası, uzun yıllar insanları cezbetmeye devam edecek.