Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesinin hukuki temsilcisi Avukat Ali Çimen, "Bu dosyada gerçekten de kamuoyunda ve toplumda adalet duygusunu derinden yaralayan uygulamalar yaşanmıştı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının hayata geçirdiği bu operasyonla birlikte adalete duyulan güven de güçlendi." ifadelerini kullandı.
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Erzurum Barosu önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yürütülen soruşturma çerçevesinde toplam 12 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiğini hatırlattı.
Soruşturmada hâlâ 1 firari şüphelinin arandığını ve 3 şüphelinin ise adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldığını belirten Çimen, "Bu dosyada gerçekten de kamuoyunda ve toplumda adalet duygusunu zedeleyen uygulamalar söz konusuydu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının gerçekleştirdiği bu operasyonla birlikte adalete duyulan inanç da sağlamlaştı." şeklinde konuştu.
Çimen, bir basın mensubunun "Yeni gözaltılar söz konusu olabilir mi?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:
"Şüphelilerin, yani faillerin verdikleri ifadeler bazı isimlere işaret etmektedir. Orada görev yapmış dönemin kolluk amirlerinin sorumlu olduğu ileri sürülüyor. Bu açıdan elbette onların da soruşturmaya dahil edilmesi gerekmektedir. Durumlarını açıklayan dilekçe sunmaları zorunludur. İkinci dalga operasyonu bekliyoruz zira dosyadaki mevcut tutanakların tamamının sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bakımdan, dosyada görev üstlenmiş Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Hanım'ın dönemi istisna tutularak, diğer dönemlerde görev yapmış bütün soruşturmacılar şu an itibariyle şüpheli konumundadırlar. Yargılanarak aklanmaları gerekmektedir."
"Gülistan Doku'nun cenazesinin nerede olduğu" yönündeki soruya ise Çimen, "Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının sürdürdüğü soruşturma neticesinde Doku ailesine kızlarının akıbetiyle ilgili tatmin edici bir açıklama yapacağına inancım tamdır. Sabırlı olmamız gerekiyor, soruşturmamız devam ediyor, sonucunu hep birlikte bekleyelim." diye karşılık verdi.
Çimen, dönemin Valisi Tuncay Sonel'in tutuklanmasına ilişkin gerekçeler hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tutuklama gerekçesinde 4 ayrı suç maddesi yer almaktadır. Bu maddelerin her biri sürekli olarak ihlal edilmiştir. Burada gerçek içtima kuralının uygulanması gerekmektedir. Elbette henüz dosyaya eklenmemiş maddeler de mevcuttur. Şunun çok net bilinmesi gerekir: Maktul Gülistan Doku, kaybolmasından önce şiddete maruz kalmış, cinsel saldırıya uğramış, cinsel saldırı girişiminde bulunulmuş, direniş gösterdiği için saldırıya maruz bırakılmıştır. Bu saldırı sonucunda yaralanmış, hastaneye sevk edilmiş ve hastanede yasal düzenleme gereği dönemin valisinin onu koruma altına alma yükümlülüğü bulunmaktaydı. Sonel bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi faillerin serbest kalmasına göz yummuştur. Gülistan için herhangi bir koruma tedbiri kararı aldırmamıştır. Bunun sonucunda fail, yarım kalan eylemini tamamlayarak Gülistan Doku'nun hayatını kaybetmesine sebebiyet vermiştir. Burada artık müşterek faillik, yani garantörlük ilkesi kapsamında Tuncay Sonel'in de insan öldürme suçuna iştirak ettiği açık ve net biçimde ortadadır. Bu nedenle biz, insan öldürme suçu yönünden de onun tutuklanması için hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."
Anadolu Ajansı