Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma, "delil karartma" ve "ihmal" iddialarının gündeme gelmesiyle birlikte kapsamını genişleterek devam ediyor. Soruşturmada tutuklanan kişi sayısı yükselirken, yargısal ve idari süreçler paralel biçimde ilerliyor.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili sürdürülen soruşturma çerçevesinde, hastane kayıtları üzerinde değişiklik yaptıkları öne sürülen 2 bilişim personeli gözaltına alındı.
2025 yılında ulaşılan yeni bulgularla hız kazanan soruşturmada tutuklanan kişi sayısı artarken, yargısal ve idari süreçler eş zamanlı olarak ilerliyor.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetinin aydınlatılmasına yönelik Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, "delil karartma" ve "ihmal" iddiaları doğrultusunda genişleyerek sürdürülüyor.
Soruşturmanın son evresinde, Tunceli Devlet Hastanesi'nde görev yapan bilgi işlem çalışanları B.Y. ve Y.E., jandarma tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerin, soruşturmanın gidişatını etkileyebilecek nitelikteki dijital verilere ve hastane bilgi sistemindeki kayıtlara müdahalede bulundukları ileri sürülüyor. Şüphelilerin jandarma bünyesindeki ifade ve adli işlemleri hâlâ devam ediyor.
2020 yılında başlatılan ancak uzun süre somut sonuç elde edilemeyen arama faaliyetleri, 2025 yılından itibaren ortaya çıkan yeni deliller ve tanık ifadeleriyle farklı bir boyut kazandı. Devletin üst düzey yetkililerinden gelen açıklamalar, dosyanın "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme" gibi ağır suç başlıkları çerçevesinde yeniden yapılandırıldığını gösterdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada yer alan bir gizli tanığın, Doku'nun naaşının defnedildiği yerin sonradan değiştirildiğine dair kritik beyanlarda bulunduğunu kamuoyuyla paylaştı. Bakan Gürlek, "Yargıtay kararları açıktır; cesedin bulunamaması cinayet olgusunu ortadan kaldırmaz." ifadesiyle hukuki sürecin kararlı bir şekilde devam edeceğinin altını çizdi.
Soruşturma kapsamında bugüne değin gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında üst düzey isimlerin de yer aldığı 12 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan isimler arasında; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile ailesi, eski hastane başhekimi ve eski emniyet mensupları bulunuyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, mülkiye ve polis müfettişlerinin sahada titizlikle çalışma yürüttüğünü belirterek, maddi gerçekliğin her yönüyle aydınlatılacağını dile getirdi. Bunun yanı sıra, yurt dışında bulunduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş hakkında Interpol vasıtasıyla "kırmızı bülten" çıkarıldığı bildirildi.
Doku ailesinin hukuki temsilcisi Avukat Ali Çimen, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının attığı adımların adalete duyulan inancı yeniden güçlendirdiğini vurguladı. Çimen, o dönemde düzenlenen tutanakların gerçeği tam olarak yansıtmadığını öne sürerek, "Dönemin kolluk amirlerini de kapsayacak ikinci bir operasyon dalgası beklentisi içindeyiz. Yalnızca ihmal değil, suça iştirak boyutuyla da yargılama yapılması için hukuki mücadelemize devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Soruşturmadaki kritik gelişmeler kentte büyük yankı uyandırırken, sivil toplum örgütleri ve sanatçılar Kışla Meydanı'nda düzenledikleri etkinliklerle davanın takipçisi olduklarını bir kez daha ortaya koydu. Jandarma Genel Komutanlığı koordinasyonunda teknik ve lojistik ekiplerin bölgedeki arama ve inceleme çalışmaları kesintisiz sürdürülüyor.
TRT haber