İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasının şüphelisi Berat Çağrı Kapki, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadesinde, amcasının oğlu ve patronu olan tutuklu iş insanı Murat Kapki tarafından kullanıldığını öne sürerek, mal kaçırma girişimlerini anlattı.
Oxu.Az'ın Haber Global'dan aktardığı habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, tutuklanan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu zanlılar hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlamalarıyla yürüttüğü yolsuzluk soruşturması devam ediyor.
Habere göre, soruşturma kapsamında tutuklanan ancak 23 Haziran'da etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ifade verdikten sonra sulh ceza hakimliğince tahliye edilen şüpheli Berat Çağrı Kapki, 26 Mayıs'taki ifadesinde baskı ve tehdit altında olduğu için savcılıkta gerçekleri söyleyemediğini savundu.
Kapki, "Emniyette gözaltında bulunduğumuzda yanıma Selcen isimli avukat geldi. Bana kendisinin Feyza Kapki ve Serkan Balbal tarafından gönderildiğini söyledi. Hiçbir şey bilmediğimi, sadece para çektiğimi söyleyebileceğimi söyledi. Bunları söylemem için bana baskı kurdu, hatta tehdit etti. Ferko isimli iş yerine ve Murat Kapki'ye ait Acarkent'te bulunan villaya götürdüğüm valizlerin içinde kuru temizlemeden gelen giysiler olduğunu söylememi tembihledi. Halbuki bu valizlerin içleri para doluydu. Gözaltındayken Şeyhmus Sarıboğa'nın, Güngör Gürman'ın ve benim ifademi Selcen isimli avukat organize etti. Amacı Şeyhmus Sarıboğa'nın serbest bırakılmasını sağlayarak şirketlerdeki işlerinin devam ettirilmesiydi. Bu sebeplerden dolayı avukatlara güvenmediğim için bu ifademi avukatsız olarak vermekteyim." ifadelerine yer verdi.
Bankalardan çekilen nakit paraları elden teslim alıp Ferko Plaza'daki Murat Kapki'nin şirketine ve Acarkent'teki villasına birçok kez götürdüğünü anlatan Kapki, "Ahmet Çiçek isimli şahsın ifadesinde de bahsettiği üzere, Murat Kapki'nin Ferko Plaza'daki odasında gizli bir bölme vardı. Bu bölmede bir dolap bulunuyordu. Bu dolabın kapısı açıldığında içeride yaklaşık bir buçuk metre kare büyüklüğünde ve bir buçuk metre uzunluğunda bir kasa vardı. Paraları bu kasada tutardı. Murat Kapki, ofise gelen bu nakit paraların büyük bir bölümünü dövize çevirerek genelde dolar alırdı. Şirkette çalışan Sinan Sepetçi, dövizcileri ofise çağırırdı ve bu suretle dövizler teslim alınarak paralar kuryelere verilirdi." ifadelerini kullandı.
"Sahte faturalarla nakde çevrilip aklanan paralar"
Murat Kapki'nin Acarkent'teki villasında da aynı şekilde bir metre büyüklüğünde iki kasa bulunduğunu anlatan Kapki, "Sahte faturalarla nakde çevrilip aklanan paraların büyük bir bölümü Acarkent'teki villaya, Feyza Hanım'ın himayesine gönderilirdi. Murat Kapki, gözaltına alındıktan sonra Murat Kapki'ye ait bütün şirketlerin yönetimi resmi olmasa bile fiilen Feyza Kapki ve Serkan Balbal'a geçti. Şirketleri bu ikisi yönetiyordu." şeklinde konuştu.
Kapki, önceki ifadelerinde Ahmet Çiçek ve yanında çalışan Furkan Yalçınkaya'yı tanımadığını söylese de, bu kişileri sık sık Ferko Plaza'daki şirkete geldikleri ve bankadan beraber para çektikleri için yakından tanıdığını belirtti.
Elif Kapki ile Murat Kapki'nin sekreteri olarak çalışması dolayısıyla tanıştıklarını ve 2024 yılında evlendiklerini aktaran Berat Çağrı Kapki, "Elif, Murat Kapki'nin talimatıyla bazı bankasal ve finans işlerini takip ederdi. Bankalardan nakit çekilen paraların ne zaman çekileceğini, kim tarafından çekileceğini kendisi organize ederdi fakat kendisi bu paraların suçla alakalı olduğunu bilmezdi. Sadece Murat Kapki'nin çalışanı olduğundan dolayı kendisi tarafından verilen talimatları yerine getirirdi. Bankadan para çekecek eleman olmadığı zamanlarda Elif'in de para çekmeye veya yatırmaya bankaya gitmişliği vardır." ifadelerini kullandı.
MAL KAÇIRMA İDDİALARI
Berat Çağrı Kapki, Serkan Balbal ile Murat Kapki'nin yaklaşık 4-5 yıldır arkadaş olduklarını, beraber tatil yaptıklarını ve hemen hemen her gün birlikte takıldıklarını, Murat Kapki'nin gözaltına alınmasından sonra Serkan Balbal ile Feyza Kapki'nin şirketlerin yönetimini birlikte yürüttüklerini belirterek, "Bu süreçte, suçtan kazanarak aldıkları birçok menkul ve gayrimenkulü Murat Kapki hakkındaki bu soruşturmayı öğrendikten sonra kaçırdılar." dedi.
Murat Kapki'nin, suçtan akladığı nakit parayı Serkan Balbal'a elden verdiğini, Balbal'ın da bu parayı Murat Kapki'nin hesabına göndererek Acarkent'teki villayı devraldığını öne sürdü.
Berat Kapki, ifadesine devamla, "Murat Kapki gözaltına alındıktan sonra Ferko'daki şirkete nakit para gelmezdi. Bu süreçte paraların hepsi Acarkent'teki villaya götürülerek Feyza Kapki'de toplanırdı. Bu paraları Feyza Kapki'ye genelde Şeyhmus Sarıboğa götürürdü. Feyza Kapki ise bu paraları Serkan Balbal'a verirdi. Yani Serkan Balbal, Murat Kapki'nin kasası konumundaydı. Serkan Balbal'ın bu paraları ne yaptığını bilmiyorum fakat Murat Kapki'nin kendine ait bir kısmı parayı JP Morgan vasıtasıyla ABD'ye götürdüğünü biliyorum. Murat Kapki, son 2 yılda Nişantaşı'nda bulunan Ersan Diamond isimli saatçiye sıklıkla giderdi. Burada Ersan isimli şahıstan saat alır, bazen de satardı. Fakat gözaltına alınmadan önceki 3-4 aylık dönemde Ersan'a değerli tablo satmaya başladı. Murat Kapki'nin Acarkent'teki villasında yaklaşık 45-50 tane tablo vardı. Bu tabloların hepsi çok değerliydi, tanesi yaklaşık 100 bin Amerikan doları değerinde tablolardı. Evin duvarları tamamen bu tablolarla doluydu. Duvar neredeyse hiç görünmezdi." ifadelerini aktardı.
Murat Kapki'nin gözaltına alınmadan yaklaşık 1-2 ay önce bu tabloları evden toplamalarını istediğini iddia eden Kapki, şunları anlattı:
"Tabloları, şirketin kamyonetiyle, şirketten gelen elemanlarla birlikte Teşvikiye Fırın Sokak No:11 adresinde bulunan Nişart isimli tablo satan galericiye götürdük. Buranın hemen karşısında bulunan apartmanın en üst katındaki depoya yaklaşık 45-50 adet tabloyu istifleyip yerleştirdik. Bu Nişart isimli iş yerinin sahibi Ali isimli şahıs, Acarkent'teki villadan tablolar taşınırken orada bulunuyordu. Depoya taşınana kadar da taşımaya eşlik etti. Bu tabloların taşındığı esnada Güngör Gürman, Şeyhmus Sarıboğa, soyadını bilmediğim Ufuk isimli şahıs ve Ufuk'un yanında ismini bilmediğim 4-5 kişi daha vardı. Bu şahısların hepsi Murat Kapki'nin BFK isimli şirketinde çalışan elemanlardı."
Kapki, ifadesini şöyle sürdürdü:
"Murat Kapki gözaltına alınmadan yaklaşık 2 ay önce Marmaris Bozburun'da Serkan Balbal ile birlikte bir arsa satın aldılar. Bu arsayı benim üzerime yaptılar. Daha sonra ise bu arsayı Serkan Balbal'ın üzerine devrettim. Murat Kapki ile Serkan Balbal, aralarındaki para alışverişini sanki bir borç ilişkisi varmış gibi kurgulamaktadırlar. Muhtemelen ifadeye çağrıldıklarında birbirimizden borç aldık verdik minvalinde beyanlarda bulunacaklardır. Yine Murat Kapki, bir adet Ferrari marka aracı benim adıma yaptı. Kendisi gözaltına alınmadan yaklaşık 3 ay önce ABD'de bulunurken Ferrari'sini ismini bilmediğim bir şahsa sattı. Benim adıma gözüktüğü için hesabıma gelen 21 milyon lirayı Murat Kapki'nin talimatıyla onun hesabına gönderdim."
Yunan adasına tekne kaçırma iddiası
Soruşturma sürecinde Murat Kapki'nin, teknesini eşi Feyza Kapki'nin üzerine devrettiğini, tutuklandıktan sonraki süreçte ise tekneyi Yunanistan'ın Kos adasına kaçırdıklarını ileri süren Berat Kapki, Murat Kapki'nin gözaltına alınmadan önce mal kaçırmak için avukat Z.T'nin adına 4 gayrimenkulün devrini yaptığını iddia etti.
Berat Çağrı Kapki, Murat Kapki'nin tutuklandıktan sonra tüm işlerini, adını çocuklarının baş harflerinden alan ancak muhtemelen başkasının adına kayıtlı firmaya devretmeye başladığını söyledi.
Murat Kapki'nin, Çekmeköy Alemdağ'daki BFK şirketinin hemen bitişiğindeki lastik deposunda 1 Şubat'ta çıkan yangını hatırlatan Kapki, şunları ekledi:
"Eşim Elif Kapki'yi Serhat Kapki evden alarak, BFK şirketine gittiler. Eşimden öğrendiğime göre, şirket içinde bulunan kasadan para dolu 3 valiz çıkarmışlar. Bu paraları da Serhat Kapki arabasıyla Murat Kapki'nin Acarkent'teki evine götürmüş. Serhat Kapki, BFK şirketinin genel müdürüdür. Zaten bu şirket bir dönem onun üzerineydi. Şirkette bulunan kasanın şifresini de Serhat Kapki bilmektedir. Kendine ait de bir genel müdür odası bulunmaktadır."
"Çakarlı araçla para taşırdık"
İsmini verdiği 5 şirketin resmi olarak başkaları adına olmasına rağmen, hepsinin sahibinin Murat Kapki olduğunu aktaran Kapki, "Murat Kapki, emniyet tahsisli çakarlı bir araç kullanırdı fakat bu aracın kimin adına tahsisli olduğunu bilmiyorum. Bu araçla zaman zaman nakit para taşırdık." dedi.
Kapki, hakkındaki suçlamalara karşı şu savunmayı yaptı:
"Tüm bildiklerimi açık ve samimi bir şekilde anlattım. Murat Kapki'nin sahte fatura ile nakde çevirdiği paraları akladığını, soruşturma sürecinde kaçırdığı mallarını bildiğim kadarıyla anlattım. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Soruşturma kapsamında adı geçen örgütün üyesi değilim. Ben amcamın oğlu olan, aynı zamanda çalıştığım yerde patronum olan Murat Kapki'nin talimatıyla ve zorunda kaldığım için bazı bankasal işlemleri yaptım. Murat Kapki, beni kullanmıştır. Bu örgütün bir üyesi olsaydım, şu an maddi olarak çok rahat bir durumda olmam gerekirdi."