Türkiye, tarihinin en ağır kuraklık tablosunu yaşarken, 2025 yılından yansıyan son veriler yaşanan felaket senaryosunu gözler önüne seriyor.
Oxu.Az'ın Haber Global'den aktardığı bilgiye göre, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı değerlendirmeler, yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koyuyor. 2025'te yağış miktarında %30 oranında dramatik bir azalma tespit edildi. Doğu Karadeniz haricinde ülkenin neredeyse tamamını kavuran kuraklık, 2026 için şimdiden ciddi endişelere yol açıyor.
Sonbahar yağışlarına hasret kalan Türkiye'de kuraklığın tetiklediği susuzluk krizi her geçen gün derinleşiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yıllık değerlendirmeleri, ülke genelindeki yağışların son 52 yılın dip noktasına indiğini ve yağış miktarının %30 azaldığını gözler önüne seriyor. Raporda, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin güneyi ile Hatay çevrelerinde yer yer %60'ın üzerinde azalma görülürken, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon çevrelerinde ise %20'nin üzerinde artış yaşandığı bilgisi dikkat çekiyor. Yağış miktarında en fazla azalma %53 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kaydedilirken, İç Anadolu Bölgesi'nde 65 yılın, Akdeniz Bölgesi'nde 61 yılın, Marmara Bölgesi'nde ise son 63 yılın en kurak dönemi yaşanıyor.
Havzalarda normale göre en çok azalma gösteren havza %64 ile Asi Havzası olurken, en az yağış alan havza 256 milimetre ile Konya Kapalı Havzası olarak öne çıkıyor.

HER BÖLGE KURUDU
Marmara Bölgesinde normalde yıllık 670 milimetre seviyesinde olması gereken yağış miktarı, 2025'de 439.7 milimetrede kalırken, son verilere göre Marmara'da normale göre %34.4, geçen yıla göre %34.3 azalma kaydedildi. Ege Bölgesi'nin 2025 su yılı yağışı 436.3 milimetre olarak hesaplanırken, normale göre %27.8, geçen yıla göre %13.5 azalma gerçekleşti. Akdeniz'de normale göre %30.7, İç Anadolu Bölgesi'nde %35.2, Doğu Anadolu Bölgesi'nde %25 ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise %53.4 azalma yaşandığı anlaşıldı.
ŞEHİRLER BAZINDA KURAKLIK
İl geneli yağışlarda 2025 su yılında en fazla yağış 1812.1 milimetre ile Rize'de kaydedilirken, buna karşılık, en az yağış 182.8 milimetre ile Şanlıurfa'da ölçüldü. 2025 yağışlarının uzun dönem karşılaştırmalarında bazı iller için dikkat çekici eşikler de yer aldı. Bilecik, Çorum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kayseri, Kırşehir, Kilis, Mardin, Nevşehir, Şanlıurfa, Van, Batman, Edirne, Tekirdağ, Siirt, Şırnak ve Çanakkale'de 65, Kırıkkale'de 64, Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Bursa, Kahramanmaraş, Karaman, Osmaniye'de 52, Aksaray, Konya, Niğde'de 51 yılın en düşük seviyesinin görüldüğü bilgisi raporda yer aldı.
EN KÖTÜ KASIM
DSİ eski yöneticilerinden Dursun Yıldız, Kasım ayındaki tabloya özellikle dikkat çekerken, "Alansal Yağış Raporuna göre Türkiye genelinde Kasım ayında ortalama 33.4 milimetre yağış kaydedildi. Kasım ayı normali (1991-2020) 58.3 milimetre, geçen yıl Kasım ayı yağışı 54.8 milimetre olarak ölçümlenmişti. Buna göre 2025 Kasım ayı yağışı, normalinin %43, geçen yıl Kasım ayı yağışının ise %39 altında gerçekleşti" dedi.
Raporda, 2025 boyunca Çoruh ve Doğu Karadeniz dışındaki tüm havzaların normallerin altında yağış aldığını kaydedilirken, Meriç-Ergene, Sakarya, Fırat-Dicle havzalarında son 65 yılın, Konya kapalı havzasında ise son 51 yılın en düşük su yılı yağışlarının kaydedildiği vurgulanıyor.

ŞİDDETLİ KURAKLIK ALANLARI
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise 2025'deki kuraklık tablosu için şu çarpıcı bilgileri paylaştı: "Kasım ayında iller ve bölgeler bazında ortaya çıkan tabloda en endişe verici yerlerin başında Doğu Anadolu geliyor. Şiddetli kuraklık alanları, Erzurum, Kars, Ardahan hattından Ağrı, Iğdır'a, oradan Van, Hakkari, Şırnak çizgisine uzanan geniş bir kuşağı kapsıyor. İkinci kritik kuşak, İç Anadolu'nun kuzeyi ile Batı Karadeniz'in iç kesimleri. Haritada Ankara çevresiyle Çankırı, Kırıkkale, Yozgat hattı ve Kastamonu, Çorum, Amasya çizgisi de 'acil durum' rengine yaklaşıyor. Batıda ise Ege'nin iç ve güney kesimlerinde kuraklığın sertleştiği görülüyor: Trakya'da Edirne, Kırklareli uyarı bandında öne çıkarken, orta ve Güneydoğu'nun önemli bir kısmı şiddetli kuraklık yaşıyor."