İzmir'de apartmana ait bahçede arkadaşlarıyla birlikte vakit geçiren küçük kız çocuğu, aynı binada ikamet eden komşusuna ait iki köpeğin ani saldırısına maruz kaldı. Yüzünden ısırık ve pençe darbeleri alan çocuk ağır biçimde yaralandı.
İzmir'in Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi'nde yaşayan 3 yaşındaki Ada Ç., ağabeyi ve mahalleli çocuklarla birlikte apartmanın ortak bahçesinde oyun oynarken, aynı binada oturan bir kişi sahip olduğu köpekleri hava alsınlar diye bahçeye bıraktı.
Edinilen bilgilere göre ne tasma ne de ağızlık takılmış olan köpekler, bahçede dolaşan küçük Ada'ya aniden saldırdı. Yüzüne pençe ve ısırık darbeleri isabet eden minik çocuk, kanlar içinde yerde kaldı.
Saldırı anında köpeklerden kaçmayı başaran Ada'nın ağabeyi, yaşanan dehşet verici durumu hemen annesiyle anneannesine bildirdi. Büyük bir panikle dışarıya koşan anne, yüzü yaralanmış ve korku içinde olan kızına ulaşarak yardım etti.
Minik Ada, olay yerine gelen komşuların desteğiyle bir araca bindirilerek en yakın sağlık kuruluşuna sevk edildi ve derhal tedaviye alındı. Çocuğun ailesi, yaşanan olayın ardından köpeklerin sahibi hakkında resmi şikayette bulundu.
Küçük Ada'nın anneannesi Jale Demir, torununun ağabeyi ve iki komşu çocuğuyla beraber apartmanın arka bahçesine çıkmasının ardından olayın yaşandığını aktararak şunları söyledi: "Binamızın yedinci katından birinci kata yeni taşınan bir kişi, köpeklerini bahçede sahipsiz ve başıboş bir şekilde bırakmış. Çocuklar bahçeye adım atar atmaz köpeklerin saldırısıyla karşılaştı. O sırada köpeklerin sahibi yanlarında bulunmuyordu; apartmanın ön tarafında oturuyordu. Saldırı arka bahçede yaşandı ve torunumun ağabeyinin çığlıkları üzerine sahip gelip köpeği çocuğun üstünden uzaklaştırdı.
Aynı köpeğin daha önceki bir tarihte de apartman bahçesinde başka bir komşumuzun torununa ensesinden saldırdığı, ancak o an sahibinin orada bulunması nedeniyle duruma derhal müdahale edilebildiği biliniyor. Apartmanlar hiç kimsenin özel mülkü değildir; bunlar ortak yaşam alanlarıdır. İnsanların yaşadığı bu mekânlarda, başkalarının can güvenliğini tehdit edecek biçimde köpeklerin tasmasız ve ağızlıksız gezdirilmesi asla kabul edilemez. Şahsen bu olayın şokunu hâlâ üzerimden atabilmiş değilim.
Yaşadığım bu büyük sarsıntı sebebiyle psikolojik açıdan son derece zorlu günlerden geçmekteyim. Balkondan gördüğüm kadarıyla söz konusu köpeğin pitbull ırkından olduğunu değerlendirdim. İlgili kurumdaki yetkililer ise köpeğin zararsız olduğunu ve bunu belgeleyen evrakların mevcut olduğunu belirttiler. Fakat belgelerin sahte olma olasılığını ve madem köpek zararsızsa neden bir çocuğu bu derece ağır yaralayacak şekilde saldırdığını sorguladığımda, konunun tekrar ele alınması amacıyla yeni bir komisyon toplantısı düzenlenmesi gerektiği bilgisi verildi" dedi.
Torununun sağlık durumuyla ilgili de açıklamalarda bulunan Demir, şöyle devam etti: "Torunum, olayın gerçekleştiği günden itibaren hastanede enfeksiyon hastalıkları uzmanları da dahil olmak üzere üç ayrı hekim tarafından tedavi gördü ve kendisine kuduz aşısı yapıldı. Ağızlıksız ve tasmasız biçimde serbest bırakılan bu köpekler nedeniyle henüz 3,5 yaşında olan bir çocuğun maruz kaldığı hem fiziksel hem de psikolojik travmanın telafi edilmesi son derece güçtür.
Torunum her gece büyük bir korkuyla uykusundan sıçrayarak uyanıyor, 'Köpek gelecek, beni tekrar ısıracak' diyerek evdeki tüm kapıları sürekli kapatıyor. Tehlike oluşturan köpeklerin yerleşim alanlarında beslenmesine derhal son verilmelidir. Hayvan sahiplenmek isteyen bireylerin bunu müstakil konutlarda ya da ağızlık ve tasma gibi zorunlu güvenlik önlemlerine tam anlamıyla riayet ederek gerçekleştirmesi zorunludur.
Daha önce ben de köpek besledim, ancak hayvanım hiç kimseye en küçük bir zarar vermedi. Köpek sahiplerinin bu olay karşısında herhangi bir suçluluk hissetmemesi ve sorumluluk üstlenmemesi ise yaşadığımız üzüntüyü daha da derinleştirdi. Başka çocukların da aynı acıyı yaşamaması adına, sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemlerin ivedilikle başlatılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.
Anadolu Ajansı