Geçen yıl kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'ndeki Turan Sahili'ne yeniden çok sayıda balık ölüsü vurdu.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, İzmir Körfezi'nin onlarca yıldır süregelen kirlilik sorunu bir türlü çözüme kavuşturulamıyor. Yetkililerin tüm çabalarına rağmen, körfezdeki kirlilik seviyesi kritik eşiği aşmış durumda.
Bu kapsamda Körfez'de balık ölümleri yeniden baş gösterdi. Deniz canlıları için tehlikeli boyutlara ulaşan kirlilik, ekolojik dengeyi ciddi şekilde tehdit ediyor.
İzmir Körfezi'nde ölü balık sayısı gün geçtikçe çoğalarak artıyor. Uzmanlar, durumun acil müdahale gerektirdiğini vurguluyor.
Yüz binlerce balık ölü olarak kıyaya vururken, kentteki ağır koku da kendisini hissettiriyor. Sahil şeridinde yürüyüş yapmak neredeyse imkansız hale geldi.
Özellikle Karşıyaka ve Bayraklı sahillerinde ölü balıklar nedeniyle oluşan kötü koku, vatandaşları ev ve iş yerlerinin pencerelerini açamaz hale getirdi. Bölge sakinleri durumdan şikayetçi.
Denizin renginin yeşil ve kahverengiye döndüğü körfezde ölen balıklar, Bayraklı ilçesi kıyısında görüldü. Su rengindeki bu değişim, sudaki oksijen seviyesinin tehlikeli derecede düştüğünün göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Konuyla ilgili inceleme başlatan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, kirliliğin gözlendiği bölgede su ve balıklardan numune aldı. Laboratuvar sonuçları merakla bekleniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri de ölü balıkları topladı. Temizlik çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.
Bölgedeki bir inşaatta çalışan Özhan Gökçer, 2 gündür kokunun başladığını, bugün de ölü balıkları gördüklerini söyledi. Durumun ciddiyetine dikkat çeken Gökçer, yetkililere seslendi.
Gökçer, "Geçen sene gibi belki büyük balıklar da ölebilir. Kim yetkiliyse çözüm bulmasını bekliyoruz. Yakışmıyor bu şehre. Güzelim şehir, vatandaşlar bu kokuyu hak etmiyoruz. Canlılar da bunu hak etmiyor." dedi.
Kentte geçen yıl 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar yürütülmüştü. Ancak alınan önlemlerin yetersiz kaldığı görülüyor.