Şanlıurfa'da bir gün önce bir lisede meydana gelen silahlı saldırının hemen ardından, Kahramanmaraş Merkez Onikişubat ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi'nde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda korku ve dehşet dolu anlar yaşandı.
8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, okula beraberinde getirdiği 5 silahla 10 kişiyi hayattan kopardı ve 16 kişiyi de yaraladı. Yaşanan bu acı hadisenin ardından Mersinli'nin polis memuru olan babası tutuklanırken, öğretmen olan annesi de gözaltına alındı.
BABANIN İFADESİ GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Bugün cenazelerin ailelerine teslim edilme sürecine başlanırken, tutuklanan baba Uğur Mersinli'nin verdiği ifade de kamuoyuyla paylaşıldı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun da yaşamını yitirdiği öğrenildi. Baba Uğur Mersinli, Yeni Şafak'ın aktardığı habere göre ifadesinde oğlunun psikolojik sorunlarla boğuştuğunu dile getirdi.
"ÇOK ZEKİ OLDUĞUNU BELİRTTİLER"
İfadede şu ifadeler yer aldı: "Oğlumun tipik ergenlik dönemi ve sınav kaynaklı sorunları, stresleri mevcuttu. Oğlumu bu nedenle emniyette görev yapan psikolog arkadaşlara götürdüm; ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir tablo göremediklerini, oğlumun çok zeki olduğunu ifade ettiler. Yaklaşık 2 aydır evimizin yakınında hizmet veren özel bir uzman psikoloğa İsa Aras'ı götürmekteydim. Söz konusu psikolog ise oğlumun topluma uyum sağlama noktasında problemler yaşayabileceğini, biraz takip altında tutulması gerektiğini ve ilerleyen dönemlerde psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duyulabileceğini belirtti."

"EMEKLİ OLDUĞUMDA BİR SİLAHI KENDİSİNE BIRAKACAĞIMI İFADE ETTİM"
Oğlunun silahlara karşı ilgi göstermeye başladığını aktaran baba Mersinli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 1 ay kadar önce bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını ve kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine aşağı yukarı bir ay önce işten döndüğümde kısa bir süreliğine silahı yatak odasında bırakmıştım; oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini fark ettim ve kendisini azarladım. Silahlara olan merakını sezdiğim için ona silah kültürümüzden söz ettim, silahın namus olarak nitelendirildiğinden bahsettim. Ayrıca emekliye ayrıldığımda silahlardan birini kendisine bırakacağımı ifade ettim. Bu sözlerimdeki amacım oğlumun silaha duyduğu hevesi ertelemekti; ileride sicilin temiz kalırsa ve iyi bir okul bitirirsen sana da silah temin edebiliriz diyerek umut vermeye çalıştım.
Ne var ki bunun üzerine oğlum bana Amerika'da herkesin silah satın alabildiğini söyledi. Ben de ülkemizde kimlerin silah edinip taşıyabileceğini kendisine anlattım. Oğlum arkadaşlarının silahla ateş ettiklerini, benim de kendisine silahla atış yaptırmam gerektiğini dile getirdi. Bu konuşma geçen hafta perşembe ya da cuma günü gerçekleşmiş olabilir.

"POLİGONDA BİRKAÇ EL ATIŞ YAPTIRDIM"
Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silahla atış yaptım, oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi işaret ettim, silahın rastgele kullanılmaması gerektiğini ve hedef alınarak ateş edilmesi gerektiğini anlattım. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve video kaydı aldım; amacım bunların hatıra olarak kalması ve hevesinin sönmesiydi. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp aracılığıyla oğlum İsa'ya ilettim."
Türkiye Gazetesi