Ocak ayında Bolu'daki Grand Kartalkaya Otel'de meydana gelen ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangınla ilgili hazırlanan Meclis Araştırma Komisyonu raporu, olayın tüm yönlerini ortaya koyuyor.
Oxu.Az'ın TGRT Haber'den aktardığı habere göre, raporda, facianın sadece alevlerin yol açtığı bir yıkım değil, aynı zamanda yerine getirilmeyen sorumluluklar ve eksik denetimler nedeniyle oluşan ağır bir toplumsal kayıp olduğu vurgulandı. Ayrıca, raporda yer alan 18 öneriyle Türkiye genelinde var olan eksikliklere dikkat çekildi.
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartalkaya Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, taslak raporunu tamamladı. AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altıok başkanlığında yürütülen çalışmalar, yaklaşık üç aylık rutin sürenin ardından ek bir aylık çalışma dönemiyle sonuçlandırıldı. Hazırlanan taslak rapor, milletvekillerinin görüş ve önerileri doğrultusunda esas rapor haline getirilecek ve Meclis'e sunulacak.
Rapor, yaklaşık 310 sayfadan oluşan dört bölümden oluşuyor. Sunuş bölümünde değerlendirmelerde bulunan Altıok, yangının ülke genelinde büyük bir üzüntüye neden olduğunu belirtti. Komisyonun 17 toplantısında, 14 kamu kurumu ve kuruluşu ile 10 sivil toplum kuruluşu temsilcisinin ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının dinlendiğini aktardı.
Olay yerinde yapılan incelemelerde, otelin yangın öncesi fiziki durumu, mevzuata uygunluk ve denetim süreçleri detaylı şekilde ele alındı. Raporda, otelin dördüncü katındaki genel restoran bölümünde bulunan ısıtma cihazından çıkan yangının başlangıç noktası olduğu belirtildi. Ayrıca, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna da atıfta bulunuldu.
Rapora göre, otelin birinci bodrum katında bulunan kafe işletmesinin ruhsatının olmadığı ve ruhsatlandırma sürecinde eksiklikler bulunduğu tespit edildi. Bu bölüme ilişkin ruhsat ve denetim süreçleriyle ilgili çeşitli aşamalar ve eksiklikler detaylandırıldı.
Yangın öncesinde, Bolu Belediyesi'ne yapılan dilekçeler ve denetimlere rağmen, otelin yangın güvenliği konusunda ciddi eksiklikler tespit edildi. 24 Aralık 2024'te, otelin içindeki kafe ve restoranlar için yapılan başvuruda, yangın güvenlik tedbirlerinin uygun olduğu bildirildi. Ancak, 28 Aralık 2024'teki denetimde, sadece kafenin denetlendiği ve uygun rapor verildiği, ardından 2 Ocak 2025'te ise yangın güvenlik raporunun uygun görüldüğü kaydedildi.
Fakat, yangının çıktığı 21 Ocak'ta, restoran bölümünde kullanılan elektrikli ızgaranın açık bırakılması ve cihazın aşırı ısınması sonucu yangının başladığı ortaya çıktı. Otel yönetimi ve ilgili kurumların, yangına karşı alınması gereken önlemleri yerine getirmediği, acil durum planlarının yetersiz kaldığı ve güvenlik önlemlerinin eksik olduğu detaylı şekilde anlatıldı.
Raporda, "Bu elim olay, yalnızca alevlerin yol açtığı bir yıkım değil, aynı zamanda yerine getirilmeyen sorumlulukların ve eksik denetimlerin ortaya çıkardığı ağır bir toplumsal kayıptır" ifadelerine yer verildi. Toplumsal hafızada derin izler bırakan bu olayın, ihmallerin ve denetim yetersizliklerinin sonucu olduğu vurgulandı. Ayrıca, bundan sonra alınacak önlemler ve yapılacak düzenlemelerin bu acı olaydan çıkartılacak dersler doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiği belirtildi.
Komisyon, toplam 18 başlıkta 5 ana konuda öneriler sundu. Öne çıkan başlıklar şu şekilde:
İtfaiye raporlarının geçerlilik ve yenileme süreleri belirlenmeli;
Binalar, yangın tehlike ve kullanım sınıflarına göre düzenli olarak denetlenmeli;
Proje aşamasında itfaiye denetimi etkin hale getirilmeli;
LPG ve LNG tesisleri ile ilgili projeler, montaj ve bakım süreçleri mevzuata uygun olmalı;
Denetimlerde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetki ve sorumlulukları netleştirilmeli;
Yangın ve güvenlik önlemleri konusunda mevzuat güncellenmeli ve zorunlu hale getirilmeli;
Yangın ikaz sistemleri, doğrudan itfaiyeye ulaşacak şekilde düzenlenmeli;
Yangın güvenliği ekipmanlarının ve sistemlerinin standartlara uygun olması sağlanmalı;
Konaklama tesisleri zorunlu yangın sigortası ile güvence altına alınmalı;
Turizm bölgelerinde dönemsel itfaiye ve acil sağlık birimleri kurulmalı;
Yangına müdahale ekiplerinin görevlendirilmesi ve eğitimleri güçlendirilmelidir;
İtfaiye teşkilatlarının denetimi ve eğitimleri merkezi bir kuruluş tarafından yönetilmeli;
Toplumda yangın ve iş sağlığı güvenliği bilinci artırılmalı;
Okullarda ve meslek liselerinde yangın ve güvenlik eğitimi zorunlu hale getirilmeli;
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri otomasyon ve denetim mekanizmalarıyla güçlendirilmelidir;
Bu öneriler, Türkiye'de yangın güvenliği ve denetim sistemlerinin güçlendirilmesi adına önemli adımlar olarak görülüyor.