Kocaeli'de bayram öncesinde sokaklarda vatandaşların duygularını istismar eden ve farklı illerden mevsimlik olarak gelen dilenciler, zabıta ekiplerinin geldiğini fark edince ailece kaçışa geçti. Bir dilencinin üzerinde 18 bin TL tespit eden ekipler, son bir yıllık süre zarfında 165 kişi hakkında yasal işlem gerçekleştirdi ve toplamda 85 bin liraya el koydu. Yapılan incelemelerde bazı dilencilerin konut ve araç sahibi olduğu da belirlendi.
Bilhassa Ramazan döneminde vatandaşların dini hassasiyetlerini suistimal eden dilencilere karşı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri kapsamlı bir operasyon başlattı. Ana caddelerde dilenme eylemi gerçekleştiren şahıslar, zabıta ekiplerini görür görmez arkalarına dahi bakmadan kaçış yolları aradı. Bir dilencinin üzerinde yaklaşık 18 bin TL para ele geçirildi. Ekiplerin masa üzerine serdiği paralar saymakla bitmedi.
Araçları tanıyarak kaçıyorlar
Farklı şehirlerden mevsimlik işçi görüntüsüyle gelen dilenciler, zabıta araçlarını tanıyarak hızla uzaklaşıyor. Yakalanan kişiler üzerinde yapılan araştırmalarda bir kısmının konut ve otomobil sahibi olduğu tespit edilirken, son bir yıl içerisinde 165 şahıs hakkında resmi işlem başlatıldı. Bu 165 kişinin üzerinden toplam 85 bin TL para çıktı. Ekipler, sokakta bu kişilere para verilmesinin onları ve özellikle çocuklarını bu yaşam biçimine daha fazla bağımlı kıldığının altını çizerken, gerçek ihtiyaç sahiplerinin belediye ile sosyal hizmetler kurumları tarafından desteklendiğini vurguladı.
"Mübarek günler, istismara en açık dönemler"
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Zabıta Şube Müdürlüğü merkez amiri Gökhan Öztürk, "Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, özellikle bu mübarek dönemlerin öncesinde duygu sömürüsü gerçekleştiren kişilerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Biz, Kabahatler Kanunu'nun 30. maddesi çerçevesinde bu şahısları bulundukları noktalardan alarak merkeze sevk ediyoruz. Mevzuata uygun biçimde üzerlerindeki paralara el koyarak kamuya aktarıyoruz ve 33. madde kapsamında cezai yaptırım uyguluyoruz. Mübarek günler, istismara en müsait dönemler. Bu yüzden vatandaşlarımıza özellikle belirtmek istiyoruz:
"Bu kişiler, kendilerine verilen paralarla varlıklarını sürdürüyor. Lütfen para vermeyin. Zira bu durum, onları ve çocuklarını bu yaşam tarzına daha çok bağımlı hale getiriyor. İhtiyaç sahibi vatandaşları süratle tespit ederek barınma evlerine yönlendiriyoruz ve gerekli tüm destekleri sunuyoruz. Bu sebeple vatandaşlarımızın bu tür durumlara prim vermemesini bilhassa rica ediyoruz. Son bir yıllık süreçte yaklaşık 165 duygu istismarı yapan şahsa yönelik işlem gerçekleştirdik ve üzerlerindeki paralara el koyduk. Bu kişilerden toplamda yaklaşık 85 bin lira para ele geçirildi. Normal dönemlerde İzmit merkezde günlük ortalama 3-4 kişiye işlem uygulanırken, Ramazan döneminde bu rakam belirgin şekilde yükseliyor" dedi.
"Elde ettikleri kazanç asgari ücretin üzerine çıkıyor"
Dilenciliği bir geçim kaynağı olarak benimseyen kişilerin üzerinde ciddi tutarlarda para bulunduğunu belirten Öztürk, "Üzerlerinden çıkan paralar tahmin edilemeyecek düzeyde yüksek meblağlara ulaşabiliyor. Hatta bazı şahısların taşınmaz mülkleri ve kayda değer mal varlıkları bulunduğu saptanıyor. Bu işi fiilen bir meslek haline dönüştüren kişiler mevcut ve elde ettikleri kazanç asgari ücretin üstüne çıkıyor. Vatandaşlarımızdan talebimiz, bu tür durumları bize bildirmeleridir. Gerçek anlamda ihtiyaç içinde olan vatandaşlara biz ulaşır, barınma dahil tüm ihtiyaçlarını karşılarız. Bir şahsın üzerinden 18 bin TL ele geçirildi. İzmit'te aynı kişilerle pek çok kez karşılaştığımız oluyor. Bu işi sürekli yapan kişilerin kimlik bilgileri ve kayıtları sistemimizde kayıtlıdır" ifadelerini kullandı.
"Görev sırasında darp edilen ya da sözlü saldırıya maruz kalan personelimiz oluyor"
Sahada karşılaştıkları güçlükleri aktaran Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Komiseri Aydın Turan, "Sahada en çok zorlandığımız anlar, görevimizi icra ederken bazı vatandaşların olumsuz tepkileriyle yüzleşmemiz oluyor. Yasal sorumluluğumuzu yerine getirirken zaman zaman engellemelerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu süreçte fiziksel saldırıya uğrayan ya da sözlü hakarete maruz kalan personelimiz de bulunuyor. Genel itibarıyla bu işle uğraşanlar gerçek anlamda muhtaç kişiler değil, bunu bir meslek olarak icra edenlerdir. Bu sorunun önüne geçebilmek için vatandaşlarımızın daha bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor. Yardımda bulunulacaksa, gerçekten muhtaç durumda olan ailelerin araştırılarak desteklenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde sokaklarda bu şahısların sayısı giderek artış göstermektedir" şeklinde konuştu.
"Verilen her kuruş, çocukların eğitimden koparak sokağa yönelmesine neden oluyor"
Bilhassa çocuklar meselesinde vatandaşların çok daha hassas davranması gerektiğine dikkat çeken Aydın Turan, "Çocukların sokakta dilendirilmesi onların geleceğini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. Verilen her para, çocukların eğitim hayatından uzaklaşarak sokakta çalıştırılmasına yol açıyor. Bu da farkında olmadan çocuklara büyük zarar verilmesine sebep oluyor. Bu tür vakalarda emniyetin çocuk şubesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile koordineli biçimde hareket ediyoruz. Tespit edilen çocuklar ilgili birimlere bildirilmekte ve gerekli prosedürler uygulanmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 30. maddesi gereğince, 18 yaşını doldurmuş kişilere bin 767 TL idari para cezası kesilmektedir. Bu şahıslar artık ekiplerimizi tanımakta olup, araçlarımızı gördüklerinde hızla uzaklaşmaya çalışıyorlar" diye konuştu.
"Bazı şahısların bir yıl içerisinde 30-35 kez ceza aldığı biliniyor"
Şehir dışından minibüsler dolusu insanın Kocaeli'ye dilenmek amacıyla geldiğini aktaran Turan, "Kocaeli, çevre illere olan yakınlığı sebebiyle dışarıdan gelen dilenciler açısından da oldukça cazip bir lokasyon konumunda. İstanbul, Sakarya, Bursa ve Zonguldak gibi illerden günübirlik olarak gelenler bulunuyor. Hatta toplu halde minibüslerle gelen gruplarla da karşılaşıyoruz. Bu kişilerle mücadelemiz devam ediyor. Ancak yasal çerçevede yapabildiğimiz işlem; ceza uygulamak, üzerlerindeki paraya el koymak ve bulundukları alandan uzaklaştırmakla sınırlı kalıyor. Bu nedenle aynı şahıslar tekrar tekrar aynı eylemi gerçekleştiriyor. Bu durum bir kısır döngü şeklinde devam ediyor. Bazı şahısların yıl içerisinde 30-35 kez ceza aldığı biliniyor. Özellikle annelerin çocuklarını belirli noktalara bırakarak uzaktan gözlemlediği durumlarla sıklıkla karşılaşıyoruz. Çocukları tespit ettiğimizde ailelerine ulaşabilmek için çeşitli sorular yönelterek konumlarını belirlemeye gayret ediyoruz. Trafik ışıklarında dilendirilen 6-8 yaş aralığındaki çocukların bulunduğu ne yazık ki gözlemleniyor" şeklinde konuştu.
İHA