Kocaeli'de eşini 8 bıçak darbesiyle hayatını kaybetmesine neden olan sanığın savunması gün yüzüne çıktı. Sanık, yatak odasında arkadaşına ait olduğunu öne sürdüğü bir eşofman bulduğunu belirterek, "Çocukların başkasından olduğunu söyledi. Aramızda tartışma çıktı, sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim, pişmanım" ifadelerini kullandı.
Körfez ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak'ta bulunan 3 katlı binanın 1. katında 31 Ekim 2025 tarihinde yaşanan olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen'i (43) bıçaklayarak yaşamına son vermişti. Akabinde şüpheli, aynı bıçakla kendine zarar vererek intihar girişiminde bulunmuş, tedavisinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü yapılması planlanan kızı N.A.'nın düğün törenine yalnızca 2 gün kala hayatını yitirdi.
Binnur Gökmen'in öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamede, Ramazan Gökmen'in eşinin kendisini aldattığını ileri sürdüğü ve en büyük kızları Nur A.'nın da evliliğine itiraz ettiği, bu nedenle eşiyle sık sık tartışma yaşadığı bilgisine yer verildi.
Ramazan Gökmen hakkında "Tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk duruşması Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Celseye tutuklu sanık, müştekiler ve taraf avukatları iştirak etti. Olayla ilgili ifadesi alınan sanık Ramazan Gökmen, "Kızım Nur hayatında birinin olduğunu belirtti. Damat tarafı gelip kızımı istedi, verdim. Fakat kızım ile müstakbel damadım anlaşamadılar, bu durumu bize yansıttılar. Kızım bu süreçte ayrılmak istediğini dile getirdi. Bir müddet sonra kızımın kaçtığını öğrendim. Bu olaylardan ötürü eşimle problemler yaşamaya başladık. Bu gelişmelerin ardından ayrılmak amacıyla eşimi evden gönderdim. Daha sonrasında kahveden tanıdığım arkadaşım Günay T'nin eşofmanını yatak odamda eşyalarımın arasında buldum. Ancak sonrasında baldızımı arayarak eşimle barışmak istediğimi ilettim. Eşim, tedavi olmam ve alkolü bırakmam koşuluyla eve dönmeyi kabul etti. Alkolü bırakacağıma dair eşime söz verdim" dedi.
Olay gününe ilişkin anlatımda bulunan Ramazan Gökmen, "Eşim o esnada hâlâ baldızımdaydı. Sabah çocukları okula bıraktıktan sonra eve döndü. Yattık, ardından rahmetli annemin fotoğrafının asılı olduğu yerden indirildiğini fark ettim. Bu durumu sorduğumda; anneme hakkını helal etmeyeceğini, ona çileler çektirdiğini ifade etti. Ben de 'Senin yaptıkların ne olacak, başkasının eşofmanı benim dolabımda çıktı' dedim ve aramızda tartışma başladı. Binnur bana, erkek olmadığımı, sevgilisinin bulunduğunu ve çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Kendimi ve eşimi nasıl yaraladığımı hatırlamıyorum. Eşimin hayatını kaybettiğini polislerden öğrendim. Kardeşimi aradığımı da hatırlamıyorum" şeklinde ifade verdi.
Sanığın iddianamede yer alan beyanında eşinin, mahalle bakkalı Ali O.B. ile ilişkisi bulunduğuna yönelik söylemlerine karşılık sanık, "Ali, kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler aktardı. Bizim aile meselemizi bu kişinin bilmesine öfkelendim. Ancak eşimin bu kişiyle ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Günay T. ile eşimin ilişkisi olduğu kanısındayım. Yazdığım mektubu hatırlamıyorum. Çok pişmanım, öyle bir sonuç istemezdim. Bilincimin dışında olay meydana geldi. Olay günü cinnet geçirdim. Daha önce de şüphelerimden dolayı kendimi asarak intihar girişiminde bulundum. Eşimle aldatma meselesini ayrıntılı konuşmadık. Planlı bir şey yapmadım, her şey bir anda oldu. Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum. Daha önce kafama darbe aldığım için psikolojik ilaç kullanmaktayım" dedi.
Müşteki sıfatıyla ifadesi alınan çiftin kızları Nur A., "Babam devamlı alkol alıyordu ve bize şiddet uyguluyordu, silah doğrulttuğu zamanlar da oldu. 24 Mayıs gecesi uyurken, babam alkollü vaziyette eve geldi. Anneme yemek ısıtmasını istedi. Annem yemeği ısıtınca 'Evde neden makarna var' diyerek yemeği annemin kafasına döktü. Gürültüye uyandım ve biz evden ayrıldık.
Bu olayın ardından 2 ay teyzemin yanında kaldım. Babam alkol alıp nişanlımı arıyordu. Kaçmamdan bir gece önce babam bıçakla beni tehdit etti. Babam; anneme, 'Ali ile beni aldatıyorsun. O çocuklar benden değil, evden git' demiş, bunu annemden duydum. Babam, bıçak ve silahla sürekli tehdit ettiği için bize zarar verir korkusuyla annem defalarca eve dönmek mecburiyetinde kalıyordu. Olaydan 2 gün sonra nişanım yapılacaktı. Annem, olay günü kıyafet almak amacıyla eve gideceğini söylemişti, ardından ölüm haberini aldık. Babam, annemi öldürdükten sonra beni de aradı. Alışveriş yaptığım için telefonu açamadım, nişana gelmek istediğini zannettim oysa annemi öldürmüş. Bahsedilen o eşofman teyzeme aittir. Zaman zaman teyzeme gittiğimde onun kıyafetlerini giyerek eve gelirdim. Kardeşim 7 yaşında ve her yere annemin adını yazıyor. Tek isteğim bu durumun sanığın yanına kâr kalmaması" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Çiftin diğer kızı G. Gökmen ise babasının sürekli alkol tükettiğini ve kavgalara sebebiyet verdiğini belirtti.
Tanık sıfatıyla dinlenen Günay T., "Binnur'u tanımam ancak Ramazan'ı arkadaşlığımız dolayısıyla tanırım. Benim eşofmanlarımın tamamı siyah renktedir. Genelde eşofman giyerim fakat bahsedilen marka eşofman bende yoktur. Ramazan yakın arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulunduğunu anlayamadım. Ali ile de arası iyiydi, aralarında herhangi bir sorun bulunmuyordu" dedi.
Tanık olarak ifade veren Ali O.B.'nin eşi Emine B., "Binnur'un kızı kaçtıktan sonra karşı taraf barışmak amacıyla eve gelecekmiş. Binnur, Ali ile Ramazan'ın arkadaş olması sebebiyle bizi de davet etti. Eşimin, Ramazan üzerinde etkisi olabileceğini, belki onu yatıştırabileceğini ifade etti. Bu durumu eşime aktardım, eşim ise Ramazan kabul ederse gidebileceğimizi, aksi hâlde olmayacağını söyledi. Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Ramazan evimize gelip giderdi" diye konuştu.
Tanık Ali O.B. ise, "Ramazan ile karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde ilişkimiz vardı. Binnur ile herhangi bir iletişimim yoktu. Binnur ile eşim arkadaştı. Binnur ile ilişkim olduğu iddiası tamamen asılsızdır. Evindeki özel konuları bilmezdim, yalnızca kızının kaçma meselesinden haberim vardı, onu da Ramazan bana anlatmıştı. Binnur, dünürlerinin eve geleceğini, bizim de orada bulunmamızı, Ramazan'ın beni dinlediğini eşime iletmiş. Ben de durumu eşine söylesin, kabul ederse gideriz dedim. Ramazan ile aramızda bu konu hiç konuşulmadı. Ramazan daha önce intihar girişiminde bulunmuş ancak nedenini bilmiyorum" dedi.
Tanık olarak dinlenen maktulün ablası G.H., "Sanık, kardeşimin boğazına bıçak dayamış ve tehdit etmiş. Kardeşim boşanmaya karar vermişti. Binnur, Ramazan'ın her akşam alkol almasına ve hakaretlerine katlanamadığını bana aktarmıştı. Kardeşim gelip bana sığındıktan sonra Ramazan beni arayarak, 'Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha içmeyeceğim' dedi. Ertesi gün kardeşim, çocuklarını okula bırakmak üzere evden çıktı, mahalledeki arkadaşlarıyla da çardakta çay içeceklerdi. Kardeşimin eve gideceğinden haberim yoktu. Ramazan özür dilediği için barışmış ve eve dönmüş olabilir" dedi.
Olaydan bir gün önce yazıldığı iddia edilen mektup
Müşteki vekili Avukat Eray Akbal, "Salonda olaydan bir gün öncesinin tarihiyle kaleme alınmış bir mektup bulunmaktadır. Sanık, olayı planlı olarak gerçekleştirmiştir. Olay, Binnur'un eve adımını atar atmaz meydana gelmiştir. Sanık, olayın sonuçlanması için bilgi vermemekte, her şeyi anlatıp sadece olay anını hatırlamadığını öne sürmektedir. Haksız tahrik indiriminden yararlanmak amacıyla sanık ifadesini buna göre şekillendirmektedir. Sanık, 'Seni öldüreceğim, keseceğim' diyerek sürekli eşini tehdit etmiştir. Binnur, mecbur kaldığı için eve gitmek zorunda kalmıştır" diye konuştu.
Sanık vekili Avukat Nazmi Küçükosmanoğlu ise "Müvekkilim cezaevi sürecinde 57 gün boyunca Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi almıştır ve kendisine şizofreni tanısı konulmuştur. Ancak mahkeme tarafından talep iletilmediği için rapor düzenlenmemiştir. Sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığını değerlendirmekteyiz" şeklinde ifade etti.
Mahkeme heyeti, sanığın tedavisine dair raporun Bakırköy'den istenmesine, tutukluluk durumunun sürdürülmesine ve duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine hükmetti.
Yazılan mektuba ulaşıldı
Mektup içeriğinde, "30 Ekim Pazartesi 2025'te kaleme aldım. Başıma bir şey gelirse karım Binnur Gökmen ve onunla gönül ilişkisi yaşayan Günay T., bu konuda kendisine yardımcı olan M.Y., Ali O.B., S.B., T.Ö. ve H.B.'nin arasındaki yazışmalar incelensin. Babalık testi yaptırırsanız anlayacaksınız. Bu notları yazmamın sebebi ya öldürüleceğim ya da uyuşturucu bulundurmaktan bana tuzak kurarak hapse attıracaklar. Günay T'nin eşofmanını kendi yatak odamda eşyalarımın içinde buldum" yazdığı tespit edildi.
İHA