Siirt'in Tillo ilçesinin Sinep köyü sakinleri, dünyada sadece bu bölgede yetişen ve koparılması halinde tam 557 bin 212 lira ceza uygulanan Siirt adaçayını (Salvia Siirtica) korumak için olağanüstü bir dayanışma örneği sergiliyor. Köylüler, bu değerli bitkinin yetiştiği mezarlıkta vardiyalı nöbet tutarak nesli tükenmekte olan hazinelerini koruma altına alıyor.
Oxu.Az'ın AA'dan aktardığı habere göre, Sinep köyü mezarlığında yetişen ve IUCN kriterlerine göre tek yaşama alanına sahip olması ve popülasyondaki birey sayısı nedeniyle nesli kritik tehlike "CR" altında bulunan Siirt adaçayı bitkisi resmi olarak koruma altına alındı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Siirt Şube Müdürlüğünce hazırlanan "Siirt Adaçayı Tür Koruma Eylem Planı" kapsamında koruma altına alınan bu değerli bitkiyi koparanlara 557 bin 212 lira gibi caydırıcı bir idari ceza uygulanıyor.
Mezarlıkta yetişen bitkiyi inceleyen akademisyenlerden Siirt adaçayının eşsiz önemini ve neslinin ciddi tehlike altında olduğunu öğrenen köy sakinleri, bitkiyi korumak için kendi aralarında vardiyalı nöbet sistemi oluşturdu.
Siirt adaçayının dalında korunması için tutulan bu özverili nöbet, bitkinin çiçeklenme dönemi olan mayıs ayında başlıyor ve temmuz sonuna kadar aralıksız devam ediyor.
Siirt Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Fidan, Türkiye'nin bitki çeşitliliği açısından olağanüstü zengin olduğunu ve ülkedeki bitki varlığının üçte birinin endemik türlerden oluştuğunu vurguladı.
Fidan, kentte belirli bir yayılış gösteren Siirt adaçayının da bu özel türler arasında yer aldığını ifade ederek, bilim dünyasına 2011 yılında kazandırılan bitkinin korunmasına yönelik Doğa Koruma ve Milli Parklar Siirt Şube Müdürlüğünün çalışmalarının yanı sıra köylülerin de olağanüstü çaba gösterdiğini belirtti.
"Buraya gelen her ziyaretçinin muhakkak gerekli izinleri alması gerekiyor. Bu bitki bölgeye özgü, lokal, endemik bir tür olduğundan yöre halkı, köylüler tarafından da büyük bir titizlikle korunmaktadır." diyen Fidan, bitkinin ülkede yaklaşık 100 türünün bulunduğunu, bunun 50'den fazlasının endemik olduğunu vurguladı.
Fidan, bu nedenle bitkinin gen merkezinin Türkiye olduğunu değerlendirdiklerini dile getirerek, "Bunlara baktığımızda yeryüzünde en fazla endemik türün bulunduğu bölge olarak Türkiye'yi görüyoruz. Bu bitkinin bazı türleri tıbbi aromatik bitki alanında, bazıları süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Bu bitkinin tıbbi aromatik özellikleri ve süs bitkisi olarak kullanabilme potansiyeli ortaya konularak ekonomiye kazandırılması potansiyeli yüksek. Siirt adaçayına yönelik çalışmalar sürüyor" diye konuştu.
Köy muhtarı Şaban Koyun da yıllardır varlığını bildikleri bitkinin koruma altına alınmasıyla önemini daha iyi kavradıklarını söyledi.
El birliğiyle bitkiyi korumaya çalıştıklarını anlatan Koyun, bu nedenle sadece bitkinin çiçek açtığı dönemde değil türün doğal olarak çoğalması açısından tohum verdiği dönemde de mezarlıkta nöbeti titizlikle sürdürdüklerini belirtti.
Koyun, "Bilim insanları araştırmaları sonucu bu türün dünyada sadece burada olduğunu söylediler. O günden beri değerli olduğunu bilerek bitkiyi koruma altına aldık" ifadelerini kullandı.
Bölgede yabancı birini gördüklerinde onu dikkatle izlediklerini ve mezarlıktaki bitkilere zarar vermemesi için özel önlemler aldıklarını ifade eden Koyun, bitkinin insanlığa faydalı olması için gerekli bilimsel çalışmaların yapılmasını istediklerini kaydetti.
Köyde yaşayan vatandaşlardan 81 yaşındaki Ahmet Beşir Tatlı da bu bitkinin ülkeye ve millete faydalı olmasını diledi.
Tatlı, "Bazı kişiler mezarlığa geliyor. Tanımadığımız kişileri mezarlığa sokmuyoruz. Bitkiyi korumak için elimize ne gelirse yapacağız" dedi.