1975 yılında 42 kişiyle birlikte Marmara Denizi'nin soğuk sularına gömülen uçağın enkazına ait olduğu düşünülen parçalar, aradan geçen yarım asrın ardından nihayet gün yüzüne çıkarıldı. Su altı dronu ile gerçekleştirilen çekimlerde tespit edilen bu bulgu, onlarca yıldır çözülemeyen gizemli kazaya ışık tutabilir.
Oxu.Az'ın İHA'dan aktardığı habere göre, Türk Hava Yolları'na (THY) ait 'Bursa' isimli F-28 uçağı, 30 Ocak 1975 tarihinde İstanbul'a ulaşmış, iniş yapmaya hazırlandığı kritik anlarda Yeşilköy Havaalanı aniden karanlığa gömülmüştü.
Pilotlar, inişi iptal ederek yeniden havalanmak zorunda kalmış, Marmara Denizi üzerinde yeni bir iniş denemesi için tekrar harekete geçmişti.
Marmara Denizi üzerinde yükselen uçak, bir anda radar ekranlarından kaybolmuş, kapsamlı kurtarma çalışmalarında hiçbir ize rastlanamamıştı. Kısa süre sonra uçağın Marmara Denizi'ne çakıldığı anlaşılmış, içindeki 42 kişiden bir daha haber alınamamıştı. Kara kutusunun bulunmasına rağmen nasıl düştüğü bir türlü aydınlatılamayan bu trajik olayda şimdi yeni ve umut verici bir gelişme yaşandı.
Youtuber Nedim Kuru, uçağın düştüğü iddia edilen noktada son teknoloji su altı dronu ile bir dalış gerçekleştirdi. Kuru, titizlikle yaptığı incelemelerde uçağa ait olduğunu düşündüğü parçalara ulaştığını heyecanla duyurdu.

Kuru, şunları söyledi:
50 yıl önce düşen Bursa isimli uçağımız tam bu noktada 50 yıldır yolcularıyla beraber denizin altında duruyor. Uçak düştüğü için parçaları geniş bir alana yayıldı. Biz dron ile daldığımızda bir parçadan oldukça şüphelendik. Çünkü büyük, ikiye katlanmış alüminyum bir parçaydı. Muhtemelen uçağın olduğunu düşünüyoruz. Tabi tam anlamıyla çıkarmadan bir şey demek doğru değil.
"Toplamda 42 kişi maalesef Marmara Denizinin altında bekliyor" diye belirten Kuru, kazada hayatını kaybeden tanınmış kişilerin yakınları olduğunu da hatırlattı.
Kuru, uçak kazasında Teknik Direktör Fatih Terim'in kayınpederi Kamuran Aksu ve şarkıcı Seyyal Taner'in hostes kardeşi gibi isimlerin de bulunduğuna özellikle dikkat çekti.
Kuru, açıklamasına şöyle devam etti: 1975 yılında teknolojinin yeterince gelişmemiş olması nedeniyle enkaz çıkarılamamış. Ancak bulduğumuz parçaların enkaza ait olduğunu düşünüyoruz. Artık enkazın yerini biliyoruz. Araştırmacı yakın zamanda ikinci bir dalış daha gerçekleştireceklerini duyurarak, gizemli kazanın aydınlatılması yolunda önemli adımlar atılabileceğinin sinyallerini verdi.