Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, görevinden uzaklaştırılan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey"in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'Rüşvet', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma' suçları kapsamında sürdürülen soruşturmada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile tutuklu eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de içinde yer aldığı 35 şüpheli tutuklanma kararıyla cezaevine gönderildi. Şüpheliler arasından Bozbey'in eşi, kızı ve kardeşi ile hâlihazırda cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da dahil olduğu 24 kişi adli kontrol şartıyla tahliye edilirken, 4 şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Soruşturma devam ederken, İçişleri Bakanlığı kararıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in savcılık önündeki ifadesi kamuoyuyla paylaşıldı. 1988 ve 1996 yıllarında kurduğu iki ayrı şirketteki hisselerini, 1999 yılında Nilüfer Belediye Başkanı olarak seçilmesinin ardından aile fertlerine devrettiğini açıklayan Bozbey, kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini ifade etti. Tutuklu eski belediye başkanı Turgay Erdem'e imza yetkisi tanındığına dair iddiaları kabul etmeyen Bozbey, "Etkin pişmanlıktan yararlanma talebim bulunmamaktadır. 2014-2019 döneminde Nilüfer Belediye Başkanlığı sürecinde başkan yardımcısı Turgay Erdem'e koordinatör başkan yardımcılığı görevini vermekteki amacım, belediyedeki iş ve işlemlerin hızlandırılmasından ibaretti. Ben kesinlikle dönemin belediye başkan yardımcısı Turgay Erdem'e tek imza biçiminde bir yetki tanımadım. Dosyaya sunmuş olduğum belge içeriğinden de açıkça anlaşılacağı gibi ben yalnızca Turgay Erdem'e koordinatör başkan yardımcılığı görevlendirmesi yaptım. Bu yetkiyi Turgay Erdem'e kötüye kullanması gayesiyle vermiş değilim. Ben halkla ve vatandaşla iç içe olan bir belediye başkanıyım. Bu yetkiyi dışarıda vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunabilmek ve belediyenin iç işleyişindeki süreçleri hızlandırmak amacıyla Turgay Erdem'e verdim. Onun da bu yetkiyi kötüye kullandığı kanısında değilim. Söz konusu görevlendirmenin tarihi 2009 yılıdır ve görevlendirme süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Görevlendirme süresi 2014 yılında sona ermiştir" şeklinde beyanda bulundu.
'EMİN ADANUR'UN BEYANLARI İFTİRA NİTELİĞİNDEDİR'
Eski Bursaspor Başkanı ve müteahhit Emin Adanur'un öne sürdüğü iddialara ilişkin konuşan Mustafa Bozbey, "2024 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmemin ardından kendisinin benden ihale konularında usulsüz talepleri oldu. Ben bu talepleri karşılamayınca bana karşı husumet besledi ve dosya kapsamındaki beyanlarını bu sebeple verdi. Bu beyanların tamamı iftira niteliği taşımaktadır ve hiçbirisi gerçeği yansıtmamaktadır. Emin Adanur'un 7252 ada 1 parseldeki taşınmaz ve diğer ada pafta parsellerde usulsüzlük karşılığında rüşvet verildiğine ilişkin iddiaları tamamen asılsızdır. Ben kendisinden kesinlikle bir daire talep etmedim. Aramızda böyle bir diyalog dahi yaşanmamıştır. Benim böyle bir şeye ihtiyaç duymam da söz konusu değildir. Emin Adanur'un babası Mehmet Adanur bana gelerek 'Benim oğlum iftira atıyor, ben bu konularla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verdim' dedi" diye konuştu.
'BEN HİÇBİR PROJEYİ KARDEŞİMİN EŞİNE YÖNLENDİRMEDİM'
Rüşvet verdiği iddia edilen inşaat firması yetkilisi M.Z.A. ile 40 yılı aşan arkadaşlık bağlarının olduğunu belirten Bozbey, "M.Z.A. ile aramda söz konusu yerlere dair herhangi bir görüşme kesinlikle geçmedi. Kendisinin herhangi bir projesinde usulsüzlük karşılığı rüşvet kabul etmedim. Söz konusu daire devirleri dayımın oğlu M.D.'ye ait gayrimenkul şirketine yapılmıştır. Benim bu şirketle bir bağlantım mevcut değildir. Ben Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemimde hiç kimseyi proje çizimi için kardeşimin eşi İ.A.B.'ye ait mimarlık firmasına yönlendirmiş değilim. Hiç kimseyi ve bana bu konuda soran hiç kimseyi İ.A.B.'nin mimarlık firmasına yönlendirmedim. Ancak ortada bir hayır çalışması varsa kardeşimin eşi olması nedeniyle İ.A.B.'ye bazı hayır işlerini iletmiş oldum. Bu işler cami, okul, sağlık ocağı gibi kamusal nitelikteki projelerdi" dedi.
'DAYIMIN OĞLUNUN FİRMASINDAKİ TAPU GEÇİŞLERİYLE ALAKAM YOKTUR'
Dayısının oğlu M.D.'nin gayrimenkul firmasıyla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını da vurgulayan Bozbey, "Bir dönem öz dayımın oğlu M.D.'nin yanında Nilüfer Belediye Başkanlığı görevimin ardından danışman sıfatıyla çalıştım. Fakat kesinlikle dosya kapsamında tarafıma yöneltilen bu firmaya, şüpheli müteahhit şirketlerden gerçekleşen tapu devirleriyle herhangi bir ilgim yoktur. Dayımın oğlunun firmasının, şüpheli müteahhit şirketlerden geçen tapu işlemlerinde hesap hareketlerine rastlanılmaması konusunda bir bilgim bulunmamaktadır. Ancak daha önce inşaat sektöründe çalışmış olmam sebebiyle tapu satışlarının zaman zaman elden nakit para verilmesi yoluyla gerçekleştirildiğini bilmekteyim ama şu anda yasal düzenleme gereği bu satışlar banka kanalıyla yapılmaktaydı" ifadelerini kullandı.
'GÖNDERDİĞİMİZ PARANIN BİR KISMINI PARÇA PARÇA ALDIK'
Soruşturma çerçevesinde adli kontrol şartıyla tahliye edilen eşi Seden Bozbey'in yetkili müdür sıfatıyla görev yaptığı özel okullara ilişkin sorulara da cevap veren Bozbey, şu açıklamalarda bulundu:
"Beşevler Mahallesi'ndeki özel okula ait inşaatın yapım işini o dönemde M.D.'ye ait gayrimenkul şirketi üstlendi. Dosya içerisinde yer alan 8 milyon TL tutarındaki para hareketinin faturaları da mevcuttur. Okul arsası teminat olarak gösterilmek suretiyle kredi temin edildi. O dönemde bankalardan toplam yaklaşık 21 milyon TL'lik kredi kullanıldı. Krediyi sağlayan kurumlardan birinin talebi doğrultusunda, paranın farklı amaçlarla kullanılmaması adına inşaatı üstlenecek firmaya doğrudan ödeme yapılması istendi. Bunun üzerine para tek seferde M.D.'ye ait şirkete aktarıldı. İnşaatın ilerleme durumuna göre fazla ödeme gerçekleştiği için kredi geri ödemesi ve diğer bazı ödemeler kapsamında bu tutar M.D.'nin firması üzerinden okula aktarılmıştır. Bu iki kurum arasında çalışan cari hesap benzeri bir yapı oluşmuştur. Eşim Seden Bozbey'e dayımın oğlu M.D.'nin firmasından gelen ödemeler okulun kredi, SGK ve vergi borçlarının karşılanması içindir. Söz konusu SGK ödemeleri okulun inşaat yapım sürecinde istihdam edilen işçilerin SGK primleri ve diğer firma SGK borçlarına karşılık yapılan ödemelerdir. Yoksa M.D.'nin firmasının okulun kendi personelinin SGK ödemelerini yapması şeklinde değildir. O dönemde mali açıdan bir sıkışıklık yaşamıştık. Biz de M.D.'nin firmasına peşin olarak göndermiş olduğumuz tutarın bir bölümünü parça parça geri almış olduk. Eşim Seden Bozbey'e yüksek miktarda para transferi gerçekleşince muhasebesel açıdan bir sorun yaşanmaması amacıyla bu tutar kızım Side Bozbey'e aktarılmıştır. O da bu paraları okulun ve dershanenin vergi borçlarının ödenmesinde kullanmıştır."
'İLGİLİ FİRMA İLE İLGİLİ TEDBİR KARARI OLSA İHALEYE GİREMEZDİ'
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmada adı geçen bir şirketin Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden ihale kazandığına dair iddiaların da sorulduğu Bozbey, "Söz konusu ihale EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. İhalede herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ben ilgili firmayı tanımıyorum. İlgili firma hakkında bir tedbir kararı bulunsaydı ihaleye katılması zaten mümkün olmazdı. İlgili firma hakkında yürütülen bir soruşturma olup olmadığını bilmem de mümkün değildir. Aksine ihale yasaklısı olmayan bir firmanın ihaleye alınmaması ihaleye fesat karıştırma suçunu teşkil eder. Dosya kapsamında tarafıma yöneltilen iddiaların hiçbirisini kabul etmiyorum. M.D.'ye ait gayrimenkul firması ve N.E.'ye ait inşaat firması benim yönettiğim ya da kurduğum firmalar değildir" dedi.
Kendisine isnat edilen suçlamaların tamamını reddeden Mustafa Bozbey'in, "Ben kesinlikle çıkar amaçlı bir suç örgütü kurmadım. Usulsüzlük yapmadım. Ben hiç kimseden rüşvet almadım. Bu iddiaları şahsıma hakaret olarak değerlendiriyorum ve iddiaların hepsini reddediyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dediği öğrenildi.
DHA