İstanbul'da, tıp literatüründe oldukça az rastlanan "Hemofagositik Lenfositik Histiyozis sendromu (HLH)" ile mücadele eden 28 yaşındaki Atakan Erden, TÜRKÖK'ün sağladığı hayat kurtarıcı ilik nakliyle yeniden hayata tutundu.
Oxu.Az'ın Anadolu Ajansı'ndan aktardığı habere göre, İstanbul'da yaşayan Erden, yaklaşık 14 ay önce şiddetli ateş ve halsizlik şikayetleriyle Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nin kapısını çaldı. Sağlık durumundaki ciddi bozulma nedeniyle önce dahiliye kliniğine yatırılan genç hasta, detaylı tetkikler için kısa süre içinde hematoloji bölümüne sevk edildi.
Hematoloji uzmanları tarafından gerçekleştirilen kapsamlı incelemeler sonucunda, Erden'de hayatı tehdit eden nadir bir hastalık olan "Hemofagositik Sendrom" teşhisi konuldu. Zaman kaybetmeden tedavisine başlanan hastanın kemik iliği örneklerinde yapılan patolojik genetik analizler, GATA 2 mutasyonu taşıyan "Miyelodisplastik Sendrom (MDS)" varlığını ortaya çıkardı. Bu bulgular ışığında uzman hekim kadrosu, Erden'e kemik iliği nakli yapılması gerektiği kararına vardı.
Kardeşlerinin genetik olarak uyumlu olmaması üzerine umut, Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi'ne (TÜRKÖK) bağlandı ve kısa süre içinde Erden için uygun donör bulundu. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Hematoloji Bölümü Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Mesut Ayer ve Kemik İliği Nakil Ünitesi Görevli Hekimi Doç. Dr. İstemi Serin'in titiz çalışması sonucunda gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonu, genç adama yeni bir yaşam şansı verdi.
Doç. Dr. Mesut Ayer, hastanın dahiliye bölümündeki durumunu gözlemledikten sonra sürece dahil olduklarını belirtti. Hastanın genel durumundaki bozukluk, yüksek ateş ve dalak büyüklüğü gibi bir dizi semptomun alarma geçirdiğini söyleyen Ayer, teşhis için kapsamlı tetkikler yaptıklarını anlattı.
Ayer, "İncelemeler sonucunda hastada nadir görülen ve tedavi edilmezse ölümcül seyredebilen 'Hemofagositik Sendrom' tanısını koyduk. Hemen tedaviye başladık ve hastamız olumlu yanıt verdi, bulguların çoğu geriledi" dedi.
Doç. Dr. Ayer, hastalığın kökenini araştırdıklarını, kanser veya enfeksiyon hastalığı tespit edemediklerini vurgulayarak, "GATA 2 mutasyonu taşıyan 'Miyelodisplastik Sendrom (MDS)' saptadık ve bu hastalığın genetik bir kökeni olduğunu da gördük. Daha sonraki tedavi protokolünde varsa kardeşten, yoksa TÜRKÖK'ten bir verici bularak alojenik kemik iliği nakline karar verdik" açıklamasında bulundu.
Hastanın kardeşlerinin genetik uyumluluğunun olmaması üzerine TÜRKÖK veri tabanından uygun verici bulunduğunu belirten Ayer, "Bu vericiden toplanan kök hücreleri nakil ünitemizde hastaya başarıyla nakledildi. Şu anda hastamız gayet iyi durumda" diye konuştu.
Nakil sürecini birlikte yönettikleri Doç. Dr. İstemi Serin ise, hastanın rahatsızlığının tıp literatüründe oldukça nadir görülen bir vaka olduğunu vurguladı. Kemik iliği biyopsisi ve hastanede uygulanan yeni nesil sekanslama teknolojisiyle hastalığı kesin olarak teşhis ettiklerini belirten Serin, konsey kararıyla nakil sürecini başlattıklarını ifade etti.
Serin, "Nakil sonrası bazı komplikasyonlar görüldü ancak bunlar yönetilebilir durumdaydı. Şu an hastamızı stabil olarak takip ediyoruz. Bu tür hastalarda en az 1 yıllık yakın takip büyük önem taşıyor. Bu süreçte titiz bir gözlemle tedaviyi sürdüreceğiz" dedi.
TÜRKÖK veri tabanına vatandaşların gösterdiği ilginin hayati önem taşıdığını vurgulayan Serin, "Basit bir bağış işlemiyle sağlıklı olan herkesin TÜRKÖK veri tabanına donör olarak kaydolması, bizim gibi pek çok hastaya umut oluyor" diyerek toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti.
Başarılı tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşma yolunda ilerleyen Atakan Erden, hastalık öyküsünü şöyle anlattı: "14 ay önce şiddetli halsizlik ve yüksek ateş şikayetleriyle Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne başvurdum. Acil servisten giriş yaptıktan sonra hastaneye yatırıldım."
Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kan değerlerimin ciddi şekilde bozuk olduğu tespit edilince hematoloji bölümüne sevk edildim. Mesut Hoca ile İstemi Hoca değerlendirmelerinden sonra ilik nakli kararı verildi. Kardeşlerimden ikisi de genetik olarak uyumlu çıkmayınca, TÜRKÖK'ten yurt içinden bir bağışçı bulundu. Bu hayat kurtaran bağışla birlikte artık tamamen iyileşme yolundayım. Şu an durumum gün geçtikçe daha iyiye gidiyor."