Türk edebiyatının efsane ismi Orhan Veli Kanık'ın "İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı" dizelerini yazdığı şehirde dünyaya gözlerini açtığı tarihi ahşap köşk, şimdi satışa çıkarıldı. Beykoz'daki yapı, kapısındaki mahçup satılık tabelasıyla 80 milyon lira bedelle yeni sahibini bekliyor. Sosyal medyada ise binlerce kullanıcı, ünlü şairin evinin müzeye dönüştürülmesi için yetkililere çağrıda bulundu. Kanık, 36 yaşında belediyenin açtığı çukura düşerek yaralanmış ve başına aldığı darbe nedeniyle birkaç gün sonra 14 Kasım 1950'de beyin kanaması geçirerek İstanbul'da hayatını kaybetmişti.

Gazeteci Adil Bali, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla İshak Ağa Caddesi'ndeki tarihi yapının yaklaşık 80 milyon lira bedelle satışa sunulduğunu kamuoyuyla paylaştı. Evin fotoğraflarını yayımlayan Bali, "Orhan Veli'nin doğduğu ev satılıyor. Beykoz'da, 13 Nisan 1914 sabahına tanıklık eden o ahşap köşkün kapısında bugün mahcup bir tabela var: Satılık. Satılan bir ev mi, yoksa İstanbul'un hafızası mı? Bu yapı yalnızca bir mülk değil; şiirin, çocukluğun ve bir şehrin hatırasıdır" ifadelerini kullandı. Bali paylaşımında, "Dünya büyük şairlerini müzelerde yaşatırken, İstanbul kendi sesine sessiz mi kalacak? Beykoz'daki ev korunmalı, müze olmalıdır. Çünkü bazı evler satılamaz. Bazı şairler doğdukları şehirden hiç ayrılmaz. İstanbul hâlâ onu dinliyor" diyerek evin korunması için güçlü bir çağrıda bulundu.
Öte yandan bu gelişme sosyal medyada büyük üzüntüyle karşılandı. Binlerce kullanıcı söz konusu binanın müzeye çevrilmesi için yetkililere seslendi.

Orhan Veli Kanık kimdir?
Beykoz'daki konakta 13 Nisan 1914'te dünyaya gelen Orhan Veli Kanık, Galatasaray Lisesi ve Ankara Lisesi'nde eğitim görürken edebiyat öğretmenleri Ahmet Hamdi Tanpınar ve Rıfkı Melûl Meriç'in teşvikleriyle yazı ve şiirler yazmaya başladı. İstanbul Üniversitesi'nde Felsefe bölümünde eğitim alan Kanık'ın ilk şiirleri 1936'da Varlık dergisinde yayımlandı. İnsan, Küllük, İnkılâpçı Gençlik, Aile şiirlerinin yayımlandığı dergiler arasındadır. 1941'de Oktay Rifat ve Melih Cevdet'le birlikte Garip'i yayımladılar; kitapta şiir anlayışlarını detaylı şekilde açıkladıkları bir Önsöz de yer aldı. Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947) ve son kitabı Karşı (1949) basıldı. La Fontaine'in Masalları (1948) çevirisi ve Nasreddin Hoca Hikâyeleri (1949) büyük ilgi gördü. Alfred de Musset, Molière, Gogol, A.R. Lesage, Charles Lamb, Jean Anouilh, J.P. Sartre ve Turgenyev'den önemli çeviriler yaptı.
Orhan Veli, Ankara'da bir gece yarısı belediyenin açtığı çukura düştü. Başına aldığı darbe nedeniyle birkaç gün sonra 14 Kasım 1950'de beyin kanaması geçirerek İstanbul'da yaşamını yitirdi. Cenazesi büyük bir kalabalığın omuzlarında Beyazıt'tan Sirkeci'ye kadar taşınarak Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.