Oruç döneminde hayvansal gıdalardan et, süt, balık ve deniz ürünlerinden vazgeçildiği için organizmanın protein ihtiyacını bitkisel kaynaklı protein tozları aracılığıyla karşılamak mümkündür. Bu tür takviyeleri günlük beslenme düzenine, özellikle de sabah yulaf lapalarına eklemek tavsiye edilmektedir.
Bu konuyla ilgili gazeta.ru'ya verdiği röportajda endokrinolog Yuliya Atamanova konuştu.
O, "Şu anda restoranların menülerinde ve marketlerde oruç dönemi için özel yemekler sunulmaktadır. Ancak bunlar esas olarak lahanalı börekler, sebzeli makarnalar ve patates köftelerinden oluşmaktadır. Yani beslenme düzeninde karbonhidratlar ağırlıklı yer tutmakta, protein ise yetersiz kalmaktadır. Sorunu gidermek için her öğünde bitkisel kaynaklı proteinlerden yararlanılmalıdır. Örneğin, kahvaltıda veya ara öğünlerde yenen laplara soya bazlı özel protein tozları eklenebilir" diye vurguladı.
Bunun yanı sıra, beslenme planına baklagillerin - mercimek, fasulye ve nohudun dahil edilmesi önemlidir. Bu ürünler zengin protein kaynağı olarak kabul edilir ve hem bağımsız bir yemek olarak hem de salata ve çorbaların içinde tüketilebilir.
Doktor, "Ayrıca, proteinle zengin olan tofu ve diğer soya ürünleri hayvansal gıdalara ideal bir alternatif sayılabilir. Kuruyemiş tüketimi de faydalıdır, ancak yüksek kalorili oldukları için günlük miktarı 30 gram olarak tutmak tavsiye edilir. Oruç döneminde sabahları su ile hazırlanmış yulaf lapasına protein, meyve ve çekirdek eklemek, öğle yemeğinde sebzeli-fasulyeli salata ve tofu ile tam tahıllı makarna yemek mümkündür. Akşam beslenme düzenine ise fırında pişirilmiş tofu ve sebzeler dahil edilebilir" diye sözlerine ekledi.
Ayrıca, bitki bazlı et alternatifleri kullanmak da mümkündür. Veganlar için tasarlanmış sosis, kıyma ve köfte gibi çeşitli ürünler mağazalarda mevcuttur.