Ramazan ayında sahura kalkmak, iftar sonrası geç saatlere kadar uyanık kalmak ve gece ibadetleri, uyku düzenini ciddi şekilde etkiliyor. Bu dönemde birçok kişi gün boyu uyuyarak enerji toplamayı düşünse de uzmanlar, bunun sağlıklı bir yöntem olmadığını vurguluyor.
ABD merkezli sağlık kuruluşu Johns Hopkins Aramco Healthcare tarafından yayımlanan rehbere göre, Ramazan'da klasik sekiz saatlik kesintisiz uyku yerine gün içine yayılmış planlı ve bölünmüş uyku düzeni daha sağlıklı kabul ediliyor.
Ramazan'da uyku düzeninin değişmesi, vücudun biyolojik saatini etkileyebilir. Bu durum gündüz yorgunluğu, konsantrasyon kaybı ve performans düşüklüğüne yol açabilir. Uzmanlar tüm günü uyuyarak geçirmek yerine, uyku saatlerini dikkatle planlamayı öneriyor.
Önerilen modelde iftar ve teravih sonrası yaklaşık dört saatlik uyku, sahur sonrası bir veya iki saatlik ek uyku ve öğle saatlerinde kısa 20-30 dakikalık dinlenmeler yer alıyor. Böylece toplamda altı ila sekiz saatlik uyku hedeflenmiş oluyor.
Uyku kalitesini artırmak için oda serin, karanlık ve sessiz tutulmalı, iftarda ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, akşam saatlerinde kafein tüketimi sınırlandırılmalı ve yatmadan önce ekran kullanımından uzak durulmalı. Ayrıca tutarlı bir uyku programı sürdürmek biyolojik saati stabilize etmeye yardımcı oluyor.
Gündüz enerjisini yüksek tutmak için sabah saatlerinde zihinsel işleri yapmak, kısa molalar vermek ve mümkünse işverenle esnek saatler üzerinde konuşmak öneriliyor. Sahur ve iftarda dengeli beslenmek ve yeterli su tüketmek de yorgunluğu azaltıyor.