Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından hazırlanan "Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi"nde, çocuklarda gözlemlenebilecek uyarıcı davranışlar ve ailelerin izleyebileceği yollar ele alınıyor.
RTÜK, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Batman Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi ortaklığında sürdürülen "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım" projesi kapsamında oluşturulan rehberde, çocuklarda görülebilecek endişe verici davranışlara ilişkin bilgilendirme yapılıyor.
Söz konusu rehber aracılığıyla bilhassa dijital platformlarda meydana gelen zorbalık davranışlarının erken dönem işaretlerinin ebeveynler tarafından tespit edilmesi ve gerekli müdahalenin vakit kaybetmeden yapılması hedefleniyor.
Alarm veren davranışlar neler?
Rehberde yer alan bilgilere göre, siber zorbalık davranışları genellikle incitici ve küçümseyici bir dil kullanımıyla ortaya çıkıyor. Başkalarını aşağılama, dalga geçme, buyurgan bir tavır sergileme veya lakap takma gibi tutumların muhatap kişide yaralanma ve dışlanma hissine neden olabileceği belirtiliyor.
Empati kurmada güçlük çekme ve davranışı olağan karşılama da dikkat edilmesi gereken göstergeler arasında bulunuyor. "Hak etti", "Şakaydı" veya "Herkes yapıyor" türünde ifadelerle davranışın haklı gösterilmesi, karşıdaki bireyin duygularını anlayamamak ve zorbalığın etkilerini kavrayamama ile bağlantılı görülüyor.
Fiziksel, duygusal veya sosyal yönden daha korunmasız kabul edilen bireyleri hedef alma yöneliminin, zorbalığın ana dinamiklerinden birini oluşturduğu vurgulanıyor. Bu tutumun, kabul görme arzusu, kontrol hissi elde etme çabası ya da özgüven eksikliğini dengeleme isteğinden kaynaklanabileceği ifade ediliyor.
Rehberde, öfkenin küfür ve tehdit aracılığıyla dışa vurulması, kurallara ve sınırlara uyum sağlamada zorluk yaşanması, yapılan uyarıların göz ardı edilmesi ve sorumluluk üstlenmekten kaçınma gibi davranışların da risk belirtisi olduğu kaydediliyor.
Yaptırım karşısında pişmanlık yerine öfke tepkisi verilmesinin, davranışın yinelenme olasılığını yükselteceğine de dikkat çekiliyor.
Dijital ortama özgü riskler
Dijital ortama has zorbalık davranışı göstergeleri arasında cihazları saklama eğilimi, sahte hesap ve takma isim kullanma, başkalarının içerikleri üzerinden alay etme ve kişiyi küçük düşürmeye yönelik paylaşımlar bulunuyor.
Bunun yanı sıra riskli sosyal medya akımlarının sorgulanmadan taklit edilmesi de hem bedensel hem de ruhsal tehlikelere yol açabiliyor.
Rehberde, bu belirtilerin tek başına kesin bir zorbalık kanıtı olarak değerlendirilmemesi gerektiği ancak birden fazlasının bir arada görülmesi durumunda sürecin titizlikle takip edilmesinin önemli olduğu ifade ediliyor.
Ebeveynler ne yapmalı?
Ailelerin her şeyden önce çocuklarını eleştirmeden ve sözünü kesmeden dinlemesi gerektiği belirtilen rehberde, çocuğun duygu ve düşüncelerinin önemsendiğini hissetmesinin, yaşadıklarını ya da yaşattıklarını saklama gereksinimi duymasını azaltacağına dikkat çekiliyor.
Rehberde, suçlayıcı ve anlık tepkisel bir dilin sağlıksız iletişime sebep olabileceği belirtilerek, "Neden yaptın?" gibi yargılayıcı sorular yerine, durumu kavramaya dönük bir yaklaşım izlenmesi öneriliyor. Empati yetisinin güçlendirilmesinin zorbalık davranışlarının engellenmesinde temel bir faktör olduğu vurgulanıyor.
Rehberde ayrıca ebeveynlerin dijital platformlarda örnek teşkil ettiklerini akılda tutmaları gerektiği, dijital alanda kullanılan dilin de gerçek yaşamdaki kadar etkili ve kırıcı olabileceğinin çocuklara aktarılması, yaşa uygun ekran süresi belirlenmesi ve ebeveyn kontrol araçlarından yararlanılması tavsiye ediliyor.
Çocuğun zorbalık davranışı saptandığında, bu davranışın sonuçlarının fark ettirilmesi ve tutarlı, orantılı yaptırımlar uygulanması gerektiği ifade edilen rehberde, öncelikli hedefin cezalandırmak değil sorumluluk duygusu aşılamak olduğu belirtiliyor.
Okulla koordineli çalışılması, ekran dışı sosyal etkinliklerin desteklenmesi ve çocuklara dijital güvenlik ile kişisel veri farkındalığı kazandırılması da sürecin sağlıklı ilerlemesinde büyük önem taşıyor.
Rehberde, "Benim çocuğum yapmaz" anlayışının sorunun büyümesine neden olabileceğine dikkat çekilerek, belirtiler fark edildiğinde durumun bilinçli ve sorumlu bir şekilde ele alınmasının kritik öneme sahip olduğu ifade ediliyor.
Rehberin sonuç bölümünde ebeveynlerin erken farkındalık kazanmasının ve çocuklarıyla güven esaslı bir iletişim kurmasının, dijital ortamlarda ortaya çıkabilecek zorbalık davranışlarının önlenmesinde belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor.
Empati, sorumluluk bilinci ve yönlendirme odaklı ebeveyn tutumunun, hem çocukların sağlıklı gelişimine hem de daha güvenli bir dijital ortamın oluşturulmasına katkı sağladığı belirtiliyor.
Anadolu Ajansı