"27 Haziran sabah saat 5'te uyuduğumuz yerde evimizin kapısını kırıp, maskeli kişiler daireye saldırdılar".
Bunu Oxu.Az'a açıklamasında Rusya'nın Yekaterinburg şehrinde saldırıya maruz kalan Seferovlar ailesinin üyesi Mehemmed Seferov söyledi.
O, maskeli kişilerin özel hazırlanmış demir aletle dairenin kapısını kırdıklarını belirtti:
"İlk önce kapı çalındı. Annem bölge temsilcisi olduğunu söyledi. Yerimden kalkıp kapıya yaklaştım, gözetleme deliğinden baktığımda kapıda 20'ye yakın maskeli kişi olduğunu gördüm. Üçe kadar sayıyoruz, kapıyı açmazsanız kıracağız dediler. Ben kapıyı açmaya fırsat bulamadan kapıyı kırıp eve girdiler. İçeri girer girmez hepimizi yere yatırdılar, belimize çıktılar. Bellerindeki demirli kemerleri çıkarıp bizi dövmeye başladılar. Beni, kardeşimi ve babamı çıplak soydular, o kemerlerle bizi vahşice dövmeye başladılar. Kimseye hiçbir şey söylemiyorlardı. 40 dakika bizi evde vahşice dövdüler. Sonra üçümüzü de yerde sürükleyerek getirip 'GAZel' markalı minibüse ayakaltına attılar. Sürüklerken ayağım burkuldu, yürüyemiyorum dedim. Yine dövmeye başladılar, ayağa kalkmalısın yoksa öldüreceğiz diye. Üçümüzün de boynundan bastırıp sürükleyerek arabaya attılar. Sonra yine 'GAZel'de yere yatırıp üzerimize çıktılar. Bizi arabada döve döve polis karakoluna götürdüler. Kardeşimle beni bir hücreye koydular, babamı ayrı hücreye. Hücreye koyar koymaz vücudumuza elektrik akımı vermeye başladılar. Elektrik akımı veriyorlar, dövüyorlar, işkence ediyorlardı. Paşayev'i tanıyor musunuz diyorlardı? 2001 yılından bahsediyorlardı. Başka hiçbir şey söylemiyorlardı. Sadece onu sorup dövüyorlardı. Ben 1997 doğumluyum, 2001'de 4 yaşındaydım dedim. Herhalde babandan duyarsın, itiraf et dediler".
R.Seferov, polis karakolunda kendilerine ya dövüp öldüreceklerini ya da gönüllü olarak Ukrayna savaşına göndereceklerini söylediklerini belirtiyor:
"Ya sizi döve döve öldüreceğiz ya da Ukrayna'ya savaşa göndereceğiz dediler. Ben 2018'de Rusya vatandaşı olarak askerlik yaptığımı belirttim. Fark etmez dediler. Sonra yeniden vücudumuza elektrik akımı vermeye başladılar.
"Sonra beni kardeşimden ayırdılar ve koridorda yere yatırdılar. Koridordan geçen herkes beni tekmeleyerek geçti. Başıma, vücuduma, karnıma tekmeler atarak geçtiler.
Sonunda beni ayağa kaldırıp şöyle dediler: "İmzala! Seni Ukrayna"daki çatışmalara gönderiyoruz. Ya orada öleceksin, ya da karakolda dövüleceksin." Kâğıt işleriyle uğraşıyorlardı ki, beni ve kardeşimi Ukrayna savaşına göndersinler.
Tam bu sırada Azerbaycan"ın Yekaterinburg"daki Diaspora başkanı Şahin Şıxlinski geldi ve bizi onların elinden kurtardı. Yoksa bizi zorla imzalatıp Ukrayna savaşına göndereceklerdi. Şahin bey müzakereler yürüttü ve benimle kardeşimi serbest bıraktırdı. Şu anda yürümekte zorluk çekiyorum."
Samir Ali